e-BİLGİ, e-GÜVENLİK, e-HABER

Yapay Zekâya Yazdıklarınız Ne Oluyor?

yapay-zekaya-yazdiklariniz-ne-oluyor

Yapay Zekâya Ne Kadar Güvenmeli?..

13:01:52

Yapay Zekâya Yazdığınız Her Şey Güvende Değil

Yapay zekâ sohbet robotları günlük hayatın sıradan bir parçası haline geldikçe, kullanıcıların bu sistemlere ne kadar fazla bilgi emanet ettiği de giderek artıyor. İnsanlar artık yalnızca genel sorular sormak veya metin yazdırmak için değil; kişisel kararlar almak, iş belgelerini analiz etmek, kod üretmek, finansal konuları değerlendirmek ve hatta özel hayatlarıyla ilgili ayrıntıları tartışmak için de yapay zekâ araçlarını kullanıyor…

Ancak ekrana yazılan bir mesajın sohbet penceresi kapatıldığında ortadan kaybolduğu düşüncesi yanıltıcı olabilir. Halka açık yapay zekâ hizmetlerinde paylaşılan verilerin nasıl işlendiği; kullanılan platforma, hesabın türüne, gizlilik ayarlarına ve hizmet sağlayıcının politikalarına göre değişir. Bu nedenle bir sohbet robotuna gönderilen her bilginin, tıpkı yalnızca kullanıcının bilgisayarında duran geçici bir not gibi değerlendirilmemesi gerekir.

Asıl sorun da burada başlıyor: Kullanıcı açısından birkaç saniye süren bir etkileşim, hizmet sağlayıcının sistemlerinde çok daha uzun süreli bir dijital kayda dönüşebilir.

Sohbet Kapatılınca Veri Yok Olmuyor

Bir yapay zekâ sistemine yazılan komut veya yüklenen dosya, hizmetin çalışması için sağlayıcının altyapısına gönderilir. Bu verinin ne kadar süreyle tutulacağı ise platforma ve kullanılan hizmetin koşullarına bağlıdır. Bazı sistemlerde sohbet geçmişi kullanıcı hesabında görünürken, bazı hizmetlerde geçici sohbet veya benzeri seçenekler bulunabilir.

Fakat “geçici sohbet” ifadesi bile verinin hiçbir sistemde iz bırakmadığı anlamına gelmeyebilir. Güvenlik, kötüye kullanımın tespiti, hata ayıklama veya yasal yükümlülükler gibi nedenlerle belirli verilerin farklı sürelerle tutulması söz konusu olabilir.

Bu nedenle kullanıcıların en önemli hatalarından biri, sohbet ekranını kapatmakla verinin de ortadan kalktığını varsaymaktır.

Üstelik bir yapay zekâ hizmetine gönderilen bilgi yalnızca kullanıcı ile sistem arasındaki bir konuşmadan ibaret değildir. Veriler, hizmetin işletilmesi, güvenliğinin sağlanması ve bazı durumlarda sistemlerin geliştirilmesi amacıyla farklı süreçlerden geçebilir.

İnsanlar da İnceleyebilir

Yapay zekâ sistemlerinin tamamen otomatik çalıştığı düşüncesi de her durumda doğru değildir. Platformun politikalarına ve kullanılan hizmete bağlı olarak bazı sohbet kayıtları, kalite kontrolü, güvenlik denetimi, kötüye kullanım araştırması veya sistem performansının değerlendirilmesi amacıyla yetkili kişiler tarafından incelenebilir.

Bu durum, kullanıcının yazdığı her mesajın mutlaka bir insan tarafından okunacağı anlamına gelmez. Ancak hassas bir bilgiyi yapay zekâ sistemine gönderirken “bunu yalnızca algoritma görecek” varsayımına güvenmek de doğru değildir.

Özellikle şirket çalışanlarının kullandığı yapay zekâ araçlarında bu ayrım büyük önem taşır. Bir çalışanın müşterilere ait kişisel bilgileri, şirket içi yazışmaları, henüz açıklanmamış finansal sonuçları veya kamuya duyurulmamış bir ürün planını dışarıdaki bir yapay zekâ hizmetine aktarması, şirket açısından ciddi bir veri güvenliği riski yaratabilir.

Eğitim Verisi Riski

Yapay zekâ konusunda en fazla kafa karışıklığı yaratan konulardan biri de kullanıcı girdilerinin model eğitiminde kullanılmasıdır.

Bazı hizmetlerde kullanıcıların sohbetleri veya geri bildirimleri, hizmet sağlayıcının modellerini geliştirmek amacıyla kullanılabilir. Bunun hangi koşullarda gerçekleştiği ise sağlayıcıya, ürün türüne ve kullanıcının tercih ettiği ayarlara göre değişir.

Burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor: Bir kullanıcının yazdığı bir metnin doğrudan “yapay zekânın hafızasına eklenmesi” ile model eğitiminde kullanılan verilerin daha sonra model parametrelerine yansıması aynı şey değildir. Ancak kullanıcı açısından sonuç yine de önemlidir. Çünkü bir kez bir hizmete gönderilen hassas bilginin, verinin yaşam döngüsünün hangi aşamalarından geçtiğini ve hangi sistemlerde ne kadar süreyle tutulduğunu bilmek her zaman kolay değildir.

Bu nedenle özellikle ticari sırlar, henüz patent başvurusu yapılmamış buluşlar, kaynak kodları, müşteri listeleri ve şirket stratejileri gibi bilgilerin kontrolsüz biçimde kamuya açık yapay zekâ araçlarına aktarılması ciddi bir risk oluşturabilir.

Veri İhlali İhtimali

Bir başka risk ise yapay zekâ hizmetlerinin de diğer büyük dijital platformlar gibi siber saldırıların hedefi olabilmesidir.

Sunucularda tutulan sohbet kayıtları, teorik olarak veri ihlallerinin hedefi haline gelebilir. Bir saldırganın böyle bir sisteme yetkisiz erişim sağlaması durumunda, yalnızca kullanıcı adları veya iletişim bilgileri değil, sohbetlerin içeriğinde bulunan hassas bilgiler de risk altına girebilir.

Örneğin bir kullanıcı yapay zekâya finansal belgelerini analiz ettirmişse, kişisel veya kurumsal finans bilgileri sohbet geçmişinde bulunabilir. Bir yazılım geliştiricisi şirketin henüz yayımlanmamış kodunu sisteme yüklemişse, söz konusu kodun gizliliği tehlikeye girebilir. Bir kişi özel hayatıyla ilgili ayrıntıları paylaşmışsa, bunlar da potansiyel olarak hassas veriler arasında yer alabilir.

Böyle bir veri ihlalinin sonuçları yalnızca mahremiyet kaybıyla sınırlı kalmayabilir. Kimlik hırsızlığı, dolandırıcılık, sosyal mühendislik saldırıları ve ticari sırların açığa çıkması gibi çok daha ciddi sonuçlar doğabilir.

Yasal Talepler de Gündemde

Dijital verilerin bir başka özelliği de hukuki süreçlerde talep edilebilir olmalarıdır. Hizmet sağlayıcının bulunduğu ülkenin yasalarına ve geçerli hukuki prosedürlere bağlı olarak bazı kullanıcı verileri, yetkili makamların taleplerine konu olabilir.

Bu, herhangi bir kullanıcının sohbetlerinin rastgele biçimde devlet kurumlarına aktarılacağı anlamına gelmez. Ancak dijital ortamda saklanan hiçbir bilginin mutlak anlamda “hukukun erişemeyeceği” bir alanda bulunduğu varsayılmamalıdır.

Bu nedenle özellikle hukuki açıdan hassas bilgiler söz konusu olduğunda, halka açık bir yapay zekâ hizmetini gizli bir danışmanlık ortamı gibi kullanmak doğru bir yaklaşım değildir.

Asıl Sorun Kontrolün Kaybolması

Buradaki en temel problem ise veriyi sisteme gönderdikten sonra kullanıcı açısından kontrolün giderek azalmasıdır.

Bilgisayarınızdaki bir dosyayı silebilir, fiziksel bir belgeyi imha edebilir veya bir e-postayı hesabınızdan kaldırabilirsiniz. Ancak bir yapay zekâ hizmetine gönderilmiş verinin tüm kopyalarının aynı anda ve geri döndürülemez biçimde ortadan kaldırıldığını doğrulamak çok daha karmaşık olabilir.

Veriler yedekleme sistemlerinde bulunabilir, güvenlik kayıtlarında tutulabilir veya hizmetin farklı bileşenlerinde işlenmiş olabilir. Model eğitimi söz konusu olduğunda ise konu daha da karmaşık hale gelir. Bir verinin eğitim sürecinde kullanılması durumunda, söz konusu bilginin daha sonra yalnızca “dosyayı sil” komutuyla modelden çıkarılabileceğini varsaymak doğru değildir.

Bu nedenle yapay zekâya bilgi gönderirken en güvenli yaklaşım, “Bu bilgi bir gün kontrolümden çıkarsa ne olur?” sorusunu önceden sormaktır.

Hangi Bilgiler Paylaşılmamalı?

Uzmanların temel tavsiyesi oldukça basit: Bir bilginin gizli kalması sizin için önemliyse, onu kamuya açık veya kişisel kullanım için tasarlanmış bir yapay zekâ hizmetine göndermeden önce iki kez düşünün.

Şifreler, kredi kartı bilgileri, banka hesap bilgileri, kimlik belgeleri, sağlık kayıtları ve benzeri hassas kişisel veriler kesinlikle paylaşılmaması gereken bilgilerin başında geliyor.

Aynı durum şirketler açısından da geçerli. Müşteri bilgileri, çalışan kayıtları, ticari sırlar, sözleşmeler, henüz duyurulmamış ürünler, finansal planlar, kaynak kodları, patent başvuruları ve şirket stratejileri kontrolsüz biçimde dışarıdaki yapay zekâ araçlarına yüklenmemeli.

Bir belgeyi analiz ettirmek gerekiyorsa, mümkün olduğunda kişisel ve kurumsal kimlik bilgileri anonimleştirilebilir. İsimler, hesap numaraları, adresler, telefon numaraları ve diğer tanımlayıcı bilgiler çıkarılabilir. Böylece yapay zekâdan yararlanılırken gereksiz veri aktarımının da önüne geçilebilir.

Şirketler İçin Daha Güvenli Yol

Kurumsal kullanımda ise daha kontrollü çözümler tercih edilmesi gerekiyor. Şirketlerin, hangi yapay zekâ hizmetinin kullanılabileceğini belirleyen açık politikalar oluşturması ve çalışanların kişisel hesaplarla şirket verilerini dış hizmetlere aktarmasını engellemesi önemli.

Gizli işlerde, veri izolasyonu sağlayan, erişim yetkilerini yöneticilerin kontrol edebildiği ve kullanıcı girdilerinin model eğitiminde kullanılmasına ilişkin açık kurallar sunan kurumsal yapay zekâ çözümleri tercih edilmeli.

Bunun yanında yalnızca “kurumsal” ibaresine güvenmek de yeterli değil. Şirketler, kullandıkları hizmetin verileri nasıl işlediğini, ne kadar süreyle sakladığını, kimlerin erişebildiğini, silme politikalarını ve model eğitiminde kullanıcı verilerinin kullanılıp kullanılmadığını incelemeli.

Yapay zekânın günlük yaşamda ve iş dünyasında giderek daha fazla kullanılacağı açık. Bu teknolojiden yararlanmak için bütün kişisel ve kurumsal bilgileri sisteme teslim etmek ise gerekmiyor.

En güvenli yaklaşım aslında oldukça basit: Yapay zekâya, internetteki herhangi bir dijital hizmete emanet etmeyeceğiniz bir bilgiyi göndermeyin.

Çünkü sohbet penceresi kapandığında konuşma sizin açınızdan bitmiş olabilir. Ancak gönderdiğiniz verinin dijital yaşamı, o andan sonra yeni başlamış olabilir.

Bu içeriği beğendiyseniz lütfen çevrenizle paylaşınız…
Etiketler: ,
error: İçerik korunmaktadır !!