Polifarmasi Ölüm Riskini Artırıyor...
01:02:34
Reçete Sayısı Neden Önemli?
Yaş ilerledikçe birden fazla kronik hastalığın görülme olasılığı arttığı için birçok kişi aynı anda birden fazla reçeteli ilaç kullanmak zorunda kalıyor. Ancak uzmanlar, bu durumun bazı önemli riskleri de beraberinde getirdiğine dikkat çekiyor. “Polifarmasi" olarak adlandırılan ve genel olarak beş veya daha fazla reçeteli ilacın düzenli şekilde kullanılması anlamına gelen bu durum, yeni bir araştırmaya göre yaşlı bireylerde ölüm riskini anlamlı ölçüde artırabiliyor…
ABD’de gerçekleştirilen ve sonuçları Journal of the American Geriatrics Society dergisinde yayımlanan kapsamlı araştırma, ilaç sayısı arttıkça riskin de kademeli olarak yükseldiğini ortaya koydu. Çalışmaya göre polifarmasi, 65 yaş ve üzerindeki bireylerde ölüm riskini yaklaşık %38 artırırken, kullanılan her ilave reçeteli ilaç bu riski ortalama %7 daha yükseltiyor.
Araştırma, Dr. Alexander Chaitoff liderliğindeki bilim insanları tarafından yürütüldü. Çalışmada, yaş ortalaması 65’in üzerinde olan 7.828 yetişkinin sağlık verileri ortalama 8,5 yıl boyunca takip edilerek analiz edildi. Uzun süreli takip sayesinde araştırmacılar, ilaç kullanımı ile ölüm riski arasındaki ilişkinin zaman içinde nasıl değiştiğini ayrıntılı biçimde değerlendirme fırsatı buldu.
İlk bakışta bu sonucun, çok sayıda ilaca ihtiyaç duyan kişilerin zaten daha ağır sağlık sorunlarına sahip olmasından kaynaklandığı düşünülebilir. Ancak araştırmacılar, altta yatan hastalıklar ve diğer önemli sağlık değişkenleri dikkate alındığında bile toplam ilaç sayısının ölüm riskini öngören en güçlü bağımsız göstergelerden biri olmaya devam ettiğini belirtiyor. Başka bir ifadeyle, yalnızca hastalıkların kendisi değil, aynı anda kullanılan ilaç sayısı da başlı başına önemli bir risk faktörü olarak öne çıkıyor.
Uzmanlara göre bunun en önemli nedenlerinden biri, yaşlanmayla birlikte vücudun ilaçları işleme kapasitesinin giderek azalması. Özellikle karaciğer ve böbrek fonksiyonlarında meydana gelen doğal değişimler, ilaçların parçalanmasını ve vücuttan atılmasını yavaşlatabiliyor. Bunun sonucunda bazı ilaçlar beklenenden daha uzun süre etkisini sürdürebiliyor veya kandaki düzeyleri yükselerek istenmeyen yan etkilere yol açabiliyor.
Bunun yanı sıra, ilaç sayısı arttıkça ilaç-ilaç etkileşimleri görülme olasılığı da yükseliyor. Bir ilacın diğerinin etkisini artırması ya da azaltması, beklenmedik sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Özellikle tansiyon düşüklüğü, baş dönmesi, denge kaybı ve düşmeler, yaşlı bireylerde sık karşılaşılan ve ciddi sonuçlar doğurabilen komplikasyonlar arasında yer alıyor. Düşmeye bağlı kalça kırıkları, uzun süreli hastane yatışları ve hareket kabiliyetinin kaybedilmesi gibi durumlar da yaşam kalitesini önemli ölçüde olumsuz etkileyebiliyor.
Araştırmacılar ayrıca çok sayıda ilacın bilişsel işlevler üzerinde de olumsuz etkiler oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Hafıza sorunları, dikkat dağınıklığı, zihinsel karışıklık ve uyku düzenindeki bozulmalar, bazı ilaçların tek başına veya birlikte kullanılmaları sonucunda daha belirgin hale gelebiliyor. Bu durum, özellikle demans riski taşıyan veya bilişsel kapasitesi zaten azalmış yaşlı bireylerde daha büyük önem kazanıyor.
Elde edilen bulgular, son yıllarda sağlık dünyasında giderek daha fazla önem kazanan “deprescribing" yaklaşımını da destekliyor. Türkçeye “ilaç azaltma" veya “gereksiz ilaçların kontrollü şekilde kesilmesi" olarak çevrilebilecek bu uygulama, hastaların kullandığı tüm ilaçların düzenli aralıklarla gözden geçirilmesini ve artık yarar sağlamayan ya da riski faydasından fazla olan ilaçların hekim kontrolünde azaltılmasını veya bırakılmasını amaçlıyor.
Uzmanlar, deprescribing uygulamasının hastaların kendi başlarına ilaç bırakmaları anlamına gelmediğinin altını özellikle çiziyor. Çünkü uzun süredir kullanılan bazı ilaçların aniden kesilmesi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle ilaç tedavisinde yapılacak her değişikliğin mutlaka doktor ve gerektiğinde eczacı gözetiminde planlanması gerekiyor.
Araştırmanın ortaya koyduğu sonuçlar, özellikle yaşlı nüfusun giderek arttığı günümüzde ilaç tedavisinin yalnızca yeni ilaç eklemekten ibaret olmadığını gösteriyor. Tedavinin belirli aralıklarla yeniden değerlendirilmesi, gereksiz ilaçların ayıklanması ve mümkün olan en düşük sayıda ilaçla en yüksek tedavi faydasının sağlanması, sağlıklı yaşlanmanın önemli unsurları arasında kabul ediliyor.
Bilim insanlarına göre düzenli ilaç kullanan yaşlı bireylerin belirli aralıklarla kapsamlı bir ilaç değerlendirmesinden geçirilmesi, hem gereksiz ilaç kullanımını azaltabilir hem de ilaç etkileşimleri ve yan etkilere bağlı ciddi sağlık sorunlarının önüne geçebilir. Araştırma, özellikle beş veya daha fazla reçeteli ilaç kullanan kişilerin tedavilerinin düzenli olarak gözden geçirilmesinin, güvenli ve etkili ilaç kullanımını destekleyen en önemli adımlardan biri olduğunu ortaya koyuyor.
Bu içeriği beğendiyseniz lütfen çevrenizle paylaşınız…
