e-BİLGİ

Voleybolda Devşirme Oyuncu Gerçekleri

voleybolda-devsirme-oyuncu-gercekleri

Yabancı Doğumlu Oyuncu ile Devşirme Oyuncu Aynı Şey Değil...

13:44:21

Kadın Voleybolunda Devşirme Oyuncu Gerçeği

Kadın voleybolunda milli takımların yapısı son yıllarda önemli ölçüde değişti. Eskiden bir ülkenin milli takım formasını giyen oyuncunun o ülkeyle olan bağı çoğunlukla doğum yeri, aile kökeni veya uzun yıllara yayılan spor geçmişi üzerinden açıklanabiliyordu. Bugün ise tablo çok daha karmaşık. Bir ülkede doğmuş, başka bir ülkede yetişmiş, bir üçüncü ülkenin vatandaşlığını almış ve sonunda o ülkenin milli takımında oynamaya başlamış oyuncular artık uluslararası voleybolun olağan parçalarından biri…

Ancak burada çok önemli bir ayrım var:

Her yabancı doğumlu oyuncu devşirme değildir.

FIVB‘nin 2026 kurallarını anlamadan bu konuda yapılan yorumların önemli bölümü bu nedenle hatalı. Bir oyuncunun Rusya’da, Küba’da, Sırbistan’da veya başka bir ülkede doğmuş olması tek başına onun “devşirme” olduğu anlamına gelmez. Asıl bakılması gereken, FIVB‘nin kullandığı Federation of Origin, yani oyuncunun “Köken Federasyonu” kavramıdır.

Bu ayrım özellikle son yıllarda kadın voleybolunda sık sık gözden kaçıyor. Hatta uluslararası müsabakaları anlatan profesyonel yayınlarda bile yabancı doğumlu oyuncu ile milli takımını sonradan değiştirmiş oyuncu zaman zaman aynı kategoriye sokulabiliyor.

Oysa FIVB‘nin sistemi oldukça ayrıntılı.

Devşirme tartışması nasıl başladı?

Voleybolda milli takım değiştirme meselesi yeni değil. Özellikle Avrupa’da oyuncuların başka ülkelerde kulüplerde oynaması ve uzun süre başka ülkelerde yaşaması, zaman içinde milli takım uygunluğu konusunda yeni sorunlar ortaya çıkardı.

Kadın voleybolunda tartışmanın büyümesinde iki gelişmenin önemli rolü oldu.

Birincisi, Avrupa kulüp voleybolunun ekonomik olarak büyümesi ve oyuncuların dünyanın farklı bölgelerinden Avrupa’ya gelmeye başlamasıydı.

İkincisi ise bazı ülkelerin, kendi altyapılarından yeterli sayıda üst düzey oyuncu çıkaramadıkları pozisyonları başka ülkelerde yetişmiş oyuncularla doldurmayı tercih etmesiydi.

Bu konuda Azerbaycan önemli bir tarihsel örnek oluşturdu.

2000’li ve 2010’lu yıllarda Azerbaycan kadın voleybolu büyük ekonomik kaynaklar kullanarak uluslararası seviyede güçlü bir takım oluşturmaya çalıştı. Bu süreçte yalnızca yabancı yıldızlar Azerbaycan kulüplerine getirilmedi; bazı yabancı oyuncular daha sonra Azerbaycan milli takımının da formasını giydi.

Polina Rahimova bunun en dikkat çekici örneklerinden biriydi. Özbekistan doğumlu Rahimova, Azerbaycan voleybolunun önemli isimlerinden biri haline geldi. Jana Kulan da Slovakya milli takımında oynadıktan sonra Azerbaycan formasını giyen oyunculardan biriydi.

Bu dönem, “milli takım kurmak” ile “milli takımı başka ülkelerden hazır oyuncularla güçlendirmek” arasındaki tartışmayı görünür hale getirdi.

İtalya’daki örnekler

İtalya’nın durumu biraz farklıydı. İtalya zaten dünyanın en güçlü voleybol altyapılarından birine sahipti. Bu nedenle Azerbaycan’daki kadar geniş çaplı bir yabancı oyuncu arayışına ihtiyaç duymadı.

Ancak İtalya da milli takımına sonradan başka ülkelerden gelen önemli oyuncular kazandırdı.

Bunların en ünlülerinden biri Taismary Agüero oldu.

Küba doğumlu Agüero, 1990’larda Küba milli takımının yıldızlarından biriydi. Küba ile olimpiyat şampiyonlukları kazandıktan sonra İtalya’ya yerleşti ve daha sonra İtalyan milli takımının formasını giydi. İtalya’nın 2007 ve 2009 Avrupa şampiyonluklarında kadroda yer aldı.

Carolina Costagrande de benzer bir örnekti. Arjantin doğumlu Costagrande, Arjantin milli takımında oynadıktan sonra İtalyan vatandaşlığı aldı ve İtalya milli takımında forma giydi.

Dolayısıyla milli takım değiştirme tartışması Türkiye ile başlamış değildir.

Türkiye’de asıl kırılma: Melissa Vargas

Türkiye açısından tartışmanın en önemli ismi ise kuşkusuz Melissa Vargas.

Küba’da doğan Vargas, Küba milli takımında oynadı. Daha sonra Türkiye vatandaşlığını aldı ve 2023’te Türkiye milli takımında forma giymeye başladı.

Buradaki fark çok önemli.

Vargas yalnızca yabancı doğumlu bir oyuncu değildi. Başka bir ülkenin milli takımında oynadıktan sonra Türkiye milli takımına geçti.

Dolayısıyla Vargas, “başka ülkede doğmuş Türk milli oyuncu” kategorisinden farklı olarak, gerçek anlamda milli takım değiştirme tartışmasının merkezindeki oyunculardan biri.

Türkiye’deki tartışma daha sonra başka isimlerle de büyüdü.

Sinead Jack-Kısal, Trinidad ve Tobago doğumlu bir oyuncu olarak Türkiye vatandaşlığını aldı ve Türkiye milli takımında oynadı.

Alexia Căruțașu ise Romanya’da doğdu, Romanya milli takımında forma giydi ve daha sonra Türkiye vatandaşlığını alarak Türkiye milli takımına geçti.

Dolayısıyla Türkiye’nin güncel örnekleri arasında Vargas, Jack-Kısal ve Căruțașu bulunuyor. Ancak bu üç oyuncunun FIVB açısından geçmişleri ve statüleri birbirinin aynısıymış gibi değerlendirilmemeli.

En önemli ayrım: Yabancı doğumlu olmak devşirme olmak değildir

Bu konuda en sık verilen örneklerden biri Ekaterina Antropova.

Antropova Rus kökenli bir ailenin çocuğu olarak İzlanda’da doğdu. Ancak genç yaşta İtalya’ya geldi ve voleybol gelişimini İtalya’da sürdürdü. İtalyan vatandaşlığını aldı ve İtalya milli takımında oynamaya başladı.

Şimdi Antropova‘ya yalnızca doğum yerine bakıp “İtalya’nın devşirmesi” demek doğru olur mu?

Hayır.

Çünkü FIVB açısından belirleyici olan yalnızca doğum yeri değil.

2026 kurallarında oyuncunun 14 yaşını doldurduğu sezonda kendisine ilk ulusal lisansı veren veya onu o federasyonun sınırları içinde bir voleybol faaliyetinde ilk kez kaydeden federasyon, kural olarak oyuncunun Federation of Origin‘i kabul ediliyor.

Dolayısıyla 14 yaşındaki bir oyuncunun İtalya’da ilk kez lisanslanması, onun FIVB açısından İtalya’nın oyuncusu olarak değerlendirilmesine yol açabilir.

Bu nedenle Antropova ile Vargas‘ı yalnızca “ikisi de başka ülkede doğdu” diye aynı kategoriye koymak yanlış.

Bir oyuncu başka ülkede doğmuş olabilir ama voleybol açısından o ülkede yetişmiş olabilir.

Bir başka oyuncu ise başka ülkenin milli takımında oynadıktan sonra yeni bir ülkeye geçebilir.

FIVB açısından bunlar aynı şey değildir.

2026 FIVB sisteminin temeli: Federation of Origin

FIVB‘nin 2026 Sports Regulations metninde milli takım uygunluğunun temel kavramlarından biri Federation of Origin.

En basit anlatımla:

Oyuncunun voleybol açısından bağlı olduğu ilk federasyon.

FIVB‘ye göre oyuncunun 14 yaşını doldurduğu sezonda ilk ulusal lisansını veren veya oyuncuyu kulüp, takım, okul ya da başka bir voleybol kuruluşu üzerinden o ülkenin federasyonunda ilk kez kaydeden federasyon, kural olarak oyuncunun Federation of Origin‘i oluyor.

Bu belirlemede oyuncunun o sırada hangi ülkenin vatandaşı olduğu her zaman belirleyici değil.

Örneğin:

Bir çocuk Rusya’da doğdu. Ailesiyle birlikte İtalya’ya taşındı. 14 yaşını doldurduğu sezonda İtalya’da bir voleybol kulübüne ilk kez kayıt yaptırdı.

Bu durumda FIVB açısından Federation of Origin‘i İtalya olabilir.

Dolayısıyla ileride İtalya milli takımında oynaması için “Rusya’dan İtalya’ya devşirilmesi” gerekmeyebilir.

İşte bu nedenle milli takım oyuncularının yalnızca doğum yerlerine veya aile kökenlerine bakarak “devşirme” sınıflandırması yapmak sağlıklı ve doğru değildir.

Pasaport tek başına milli takım hakkı vermiyor

2026 kurallarındaki temel prensiplerden biri de şu:

Bir kişi bir ülkenin vatandaşlığına sahip olabilir. Fakat o ülkenin milli takımında oynayabilmesi için ilgili federasyonun oyuncunun Federation of Origin‘i olması ve diğer uygunluk şartlarının da yerine getirilmesi gerekir.

Başka bir ifadeyle:

Pasaport almak ile milli takım hakkı kazanmak aynı şey değildir.

Örneğin Federation of Origin‘i Küba olan bir oyuncu daha sonra Türkiye vatandaşlığını almışsa, Türk pasaportunu aldığı gün otomatik olarak Türkiye milli takımında oynayamaz.

Önce Federation of Origin değişikliğinin FIVB kurallarına uygun olması gerekir.

Federation of Origin kaç kez değiştirilebilir?

Normal kurala göre bir oyuncunun Federation of Origin’i yalnızca bir kez değiştirilebilir.

Üstelik oyuncunun eski Federation of Origin‘inin herhangi bir milli takımını temsil etmiş olması büyük bir engeldir.

FIVB‘nin 2026 düzenlemesinde açık hüküm var:

Oyuncu Federation of Origin‘ini değiştirdikten sonra üçüncü bir milli takımda oynayamaz. Ayrıca ilk Federation of Origin‘inin milli takımına da geri dönemez.

Yani sistem:

A ülkesi – B ülkesi – C ülkesi

şeklinde ilerlemeye izin vermiyor.

Ayrıca:

A ülkesi – B ülkesi – tekrar A ülkesi

de mümkün değil.

Federation of Origin değişikliği için hangi şartlar gerekiyor?

Normal prosedürde şartların birlikte karşılanması gerekiyor.

Oyuncunun:

  • Yeni Federation of Origin‘in ülkesinde başvuru öncesinde en az üç yıl kesintisiz ikamet etmiş olması veya Federation of Origin‘i belirlenmeden önce yeni ülkenin vatandaşlığını almış olması,

  • Yeni ülkenin vatandaşlığını almış olması,

  • Eski Federation of Origin‘in herhangi bir milli takımını temsil etmemiş olması,

  • Eski federasyonun değişikliği kabul etmesi,

  • Yeni federasyonun değişikliği kabul etmesi,

  • FIVB‘ye ödenmesi gereken idari ücretin ödenmiş olması

gerekiyor.

Burada üç yıllık ikamet şartının da günlük dilde yanlış anlaşılmaması gerekiyor.

FIVB‘nin tanımında ikamet, oyuncunun esas olarak “yaşadığı ve uyuduğu”, yılın çoğunluğunda bulunduğu yer anlamına geliyor.

Dolayısıyla “Bu ülkede kulübü vardı” demek tek başına üç yıllık ikamet kanıtı değil.

Eski federasyonun onayı şart mı?

Normal şartlarda evet.

Ancak eski federasyonun itirazı değişikliği otomatik olarak sonsuza kadar engellemiyor.

Eski Federation of Origin değişikliğe karşı çıkarsa FIVB Executive Committee, federasyonun neden karşı çıktığını dinledikten sonra değişikliğin makul ve haklı olup olmadığına kendisi karar verebiliyor.

Dolayısıyla eski federasyonun görüşü önemli ama mutlak ve geri döndürülemez bir veto yetkisi değil.

Bir de iki yıllık bekleme süresi var

2023’ten itibaren sistem daha da sıkılaştırıldı.

Normal Federation of Origin değişikliği FIVB tarafından onaylandıktan sonra oyuncunun yeni federasyon adına milli takımda oynayabilmesi için iki yıllık bekleme süresi uygulanıyor.

Dolayısıyla:

“Vatandaşlığı aldım, FIVB değişikliği onayladı, yarın milli takımdayım.”

şeklinde bir sistem yok.

Bu da son yıllarda devşirme oyuncu transferini geçmişe göre çok daha zor hale getiren önemli bir unsur.

Peki iki oyuncu sınırı nedir?

Burada özellikle dikkat edilmesi gereken bir terminoloji var.

FIVB‘nin 2026 yönetmeliğinde kullanılan ifade “final roster (O-2bis)”.

Bunu “final kadro” diye çevirmek doğru anlaşılmaya çok müsait.

Buradaki anlam, turnuvanın final maçında veya turnuvanın son aşamasında oluşturulan bir kadro değildir.

O-2bis, bir oyuncunun o müsabakada yer almasını belirleyen resmi takım kayıt formudur.

FIVB‘nin kendi kurallarında bir oyuncu, adı O-2bis Formu‘na yazılmış ve kimlik/pasaport kontrolüyle müsabakada hazır olduğu doğrulanmışsa maçta kabul ediliyor.

İki oyuncu sınırı tam olarak ne?

FIVB‘nin 2026 kuralı açık:

Federation of Origin’ini değiştirmiş en fazla iki oyuncu, belirli bir organizasyon için O-2bis’e yazılabilir.

Örneğin bir milli takımın FIVB açısından Federation of Origin değişikliği yapmış üç oyuncusu olduğunu düşünelim.

Bu üç oyuncunun üçünün de aynı organizasyon için O-2bis‘e yazılması mümkün değil.

En fazla ikisi yazılabilir.

Bu, “bir ülke tarihinde toplam iki devşirme oyuncu kullanabilir” anlamına gelmiyor.

Bir federasyonun sonsuza kadar yalnızca iki oyuncuyla sınırlı olduğu anlamına da gelmiyor.

Sınır, belirli bir organizasyon için O-2bis’e kaydedilen takım açısından uygulanıyor.

Dolayısıyla “final maçında iki devşirme oyuncu oynayabilir” demek de yanlış.

Doğru ifade:

Bir organizasyon için O-2bis’e kaydedilen takımda Federation of Origin’ini değiştirmiş en fazla iki oyuncu bulunabilir.

Bir de daha dar bir sınır var

Burada konu daha da ilginç hale geliyor.

FIVB‘nin 2026 düzenlemesi yalnızca iki oyuncu sınırı getirmiyor.

Başka bir milli takımda daha önce oynamış ve Federation of Origin değişikliği son dört yıl içinde gerçekleşmiş oyuncular için ayrıca daha sıkı bir sınır bulunuyor.

Bu kategorideki oyunculardan en fazla biri aynı organizasyon için O-2bis‘e kaydedilebiliyor.

Yani üç ayrı kavramı birbirine karıştırmamak gerekiyor:

Bir: Federation of Origin‘ini değiştirmiş oyuncuların toplamı — en fazla 2.

İki: Bunların içinde daha önce başka bir milli takımda oynamış ve FoO değişikliği son dört yıl içinde gerçekleşmiş olanlar — en fazla 1.

Üç: Bu sınırlar organizasyon için O-2bis‘e kaydedilen oyuncular üzerinden uygulanıyor.

Bu ayrıntı özellikle Melissa Vargas gibi daha önce başka bir ülkenin milli takımında oynamış oyuncular söz konusu olduğunda son derece önemli.

Bir başka “iki oyuncu” kuralı daha var

FIVB‘nin 2026 yönetmeliğinde bir de özel durum oyuncuları için ayrı bir iki kişilik sınır bulunuyor.

Bir oyuncunun Federation of Origin‘i ile vatandaşlığı farklı olabilir. Oyuncu, Federation of Origin ülkesinin vatandaşlık yasaları nedeniyle henüz o ülkenin vatandaşlığını alamıyor olabilir.

Belirli koşullar altında FIVB, bu oyuncunun o ülkenin alt yaş milli takımlarında oynamasına izin verebiliyor.

Bunun için oyuncunun:

  • vatandaşlık yasalarından kaynaklanan hukuki engeli belgelemesi,

  • Federation of Origin ülkesinde oturma iznine sahip olması,

  • o ülkede başvurudan hemen önce en az üç yıl kesintisiz ikamet etmiş olması,

  • vatandaşlık şartlarını yerine getirdiğinde o ülkenin vatandaşlığına başvuracağını taahhüt etmesi

gibi şartlar aranıyor.

Bu özel statüyle FIVB tarafından onaylanan oyunculardan da bir organizasyonun O-2bis‘ine en fazla iki kişi kaydedilebiliyor.

Yani burada gördüğümüz “iki oyuncu” sınırı, normal FoO değişikliğiyle ilgili iki oyuncu sınırından ayrı bir düzenleme.

14 yaş kuralı neden bu kadar önemli?

Çünkü bir oyuncunun gerçekten “devşirme” olup olmadığını anlamanın en önemli anahtarlarından biri bu.

FIVB‘nin sisteminde oyuncunun 14 yaşını doldurduğu sezondaki ilk ulusal kaydı çok önemli.

Örneğin:

Rusya’da doğmuş bir oyuncu 13 yaşında İtalya’ya geliyor.

14 yaşını doldurduğu sezonda İtalya’da ilk lisansını çıkarıyor.

Daha sonra İtalya milli takımında oynuyor.

Bu oyuncu yabancı doğumlu olabilir ama FIVB açısından İtalya’nın Federation of Origin‘ine sahip olabilir.

Buna karşılık:

Küba’da yetişmiş, Küba milli takımında oynamış bir oyuncu daha sonra Türkiye vatandaşlığı alıyor ve Türkiye milli takımına geçiyorsa, burada gerçek bir Federation of Origin değişikliği söz konusu.

İki durum arasındaki fark tam olarak budur.

Tarihsel olarak kimler gerçek devşirme örneği?

Kadın voleybolunda dünya çapında söz sahibi ülkeler açısından geçmişin önemli isimleri arasında İtalya’nın Taismary Agüero ve Carolina Costagrande örnekleri öne çıkıyor.

Azerbaycan’ın güçlü olduğu dönemde ise Polina Rahimova, Jana Kulan ve başka yabancı kökenli oyuncular milli takımın önemli parçaları oldu.

Türkiye’de ise son yılların en belirgin isimleri:

Melissa Vargas, Sinead Jack-Kısal ve Alexia Căruțașu.

Ancak bu isimleri değerlendirirken oyuncuların milli takım geçmişleri, Federation of Origin‘leri ve geçişlerinin hangi dönemde gerçekleştiği ayrı ayrı incelenmeli.

Çünkü FIVB‘nin bugünkü kurallarını geçmişte yapılmış değişikliklere doğrudan uygulamak doğru değil.

Kurallar zaman içinde değişti.

Özellikle 2023’ten itibaren sistem ciddi biçimde sıkılaştırıldı.

Gelecekte devşirme oyuncu sayısı daha da sınırlandırılabilir mi?

Bunun kesin olarak yapılacağını söylemek mümkün değil. Ancak mevcut düzenlemelerin yönü oldukça açık.

FIVB tamamen milli takım değiştirmeyi yasaklamıyor.

Fakat kontrolsüz biçimde oyuncu değiştirilmesini zorlaştırıyor.

Üç yıllık ikamet şartı bunun bir örneği.

Eski milli takımda oynamış oyuncular için getirilen sınırlamalar başka bir örnek.

İki yıllık bekleme süresi başka bir fren.

O-2bis‘te en fazla iki FoO değişikliği yapmış oyuncu bulunabilmesi ise doğrudan kadro sınırı.

Bunun yanında daha önce başka bir milli takımda oynamış ve son dört yıl içinde FoO değiştirmiş oyuncular için getirilen bir kişilik sınır, FIVB‘nin özellikle “milli takım deneyimi olan hazır oyuncuların kısa sürede başka bir milli takıma taşınması” konusuna daha temkinli yaklaştığını gösteriyor.

Gelecekte tartışmanın “oyuncu hangi ülkenin vatandaşı?” sorusundan çok “oyuncu nerede yetişti, hangi federasyon ona yatırım yaptı ve milli takım değişikliği hangi gerçek bağa dayanıyor?” noktasına kayması muhtemel.

Peki devşirme oyuncu milli takımı gerçekten güçlendiriyor mu?

Kesinlikle güçlendirebilir.

Melissa Vargas bunun en açık örneklerinden biri.

Dünya çapında elit seviyedeki bir oyuncunun milli takıma eklenmesi, özellikle kadın voleybolunda tek bir pozisyonun takımın bütün hücum düzenini değiştirebilmesi nedeniyle sonuçlara doğrudan yansıyabiliyor.

Ancak bunun tersinden de bakmak gerekiyor.

Dünyanın en güçlü kadın voleybol ülkelerinin önemli bölümü başarılarını çok sayıda devşirme oyuncuya borçlu değil.

İtalya, Brezilya, ABD, Polonya gibi ülkelerin uzun süreli başarılarının temelinde güçlü yerli altyapılar, kulüp sistemleri ve geniş oyuncu havuzları bulunuyor.

Bu nedenle devşirme oyuncu kısa vadede milli takımın seviyesini yükseltebilir; fakat kalıcı bir voleybol gücü oluşturmanın yerini tutmuyor.

Asıl tartışma nerede?

Tartışmanın doğru sorusu artık:

“Devşirme oyuncu yasaklanmalı mı?”

olmamalı.

Çünkü modern sporda insanların çocuk yaşta başka ülkelere taşınması, başka ülkelerde eğitim görmesi ve spor kariyerlerini orada kurması olağan hale geldi.

Daha doğru soru şu:

“Hangi oyuncu gerçekten devşirilmiş sayılmalı?”

15 yaşında başka ülkeye taşınıp orada voleybola başlayan ve bütün gelişimini o ülkenin altyapısında sürdüren bir oyuncuyla, başka ülkenin milli takımında yıldız olduktan sonra vatandaşlık alıp yeni bir milli takıma geçen oyuncuyu aynı kategoride değerlendirmek mantıklı değil gibi görünüyor.

FIVB‘nin 2026 sistemi de aslında bu ayrımı giderek daha fazla dikkate alan bir yapıya dönüşmüş durumda.

Konunun Özeti:

Kadın voleybolunda devşirme oyuncu tartışması Türkiye ile başlamadı.

Küba’nın yetiştirdiği oyuncuların Avrupa’ya yayılması, Azerbaycan’ın bir dönem yabancı kökenli oyuncularla milli takımını güçlendirmesi, İtalya’nın Agüero ve Costagrande gibi oyuncuları kadrosuna katması ve bugün Türkiye’nin Vargas, Jack-Kısal ve Căruțașu örnekleri aynı uzun hikâyenin farklı dönemleri.

Fakat bugünkü sistem geçmişten oldukça farklı.

Artık pasaport almak milli takım hakkı vermiyor.

Oyuncunun Federation of Origin‘i belirleniyor.

14 yaşındaki ilk kayıt büyük önem taşıyor.

Federation of Origin normal prosedürle yalnızca bir kez değiştirilebiliyor.

Oyuncunun eski milli takım geçmişi önem taşıyor.

Yeni ülkede üç yıllık kesintisiz ikamet şartı bulunuyor.

Yeni federasyonun ve kural olarak eski federasyonun onayı gerekiyor.

FIVB‘nin onayı gerekiyor.

İdari ücret bulunuyor.

Normal değişiklikte iki yıllık bekleme süresi uygulanıyor.

Ve bütün bunların üzerine, belirli bir organizasyon için O-2bis’e kaydedilebilecek Federation of Origin değişikliği yapmış oyuncu sayısı ikiyle sınırlandırılıyor.

Bunun içinde, daha önce başka bir milli takımda oynamış ve FoO değişikliği son dört yıl içinde gerçekleşmiş oyuncular için ayrıca bir kişilik sınır bulunuyor.

Ayrıca vatandaşlığı ile Federation of Origin‘i farklı olan bazı özel statülü oyuncular için de ayrı bir iki oyunculuk sınır mevcut.

Bu nedenle bundan sonra bir milli takım hakkında “üç devşirmesi var”, “bu oyuncu yabancı”, “pasaport aldı, milli takımda oynuyor” gibi basit  ve cahilce cümleler kurmadan önce oyuncunun Federation of Origin geçmişine bakmak gerekiyor.

Kadın voleybolunda konuyu doğru anlamanın anahtarı pasaport değil, FIVB’nin oyuncuyu hangi federasyonun oyuncusu kabul ettiği ve bu statünün nasıl değiştirildiği.

Ve belki de en önemlisi şu:

Yabancı doğumlu oyuncu başka şeydir, devşirme oyuncu başka şeydir.

Birincisini yalnızca doğum yeri belirlemez; ikincisini ise FIVB‘nin Federation of Origin sistemi ve milli takım geçmişi belirler.

Bu ayrım yapılmadan anlatılan her milli takım “devşirme” hikâyesi eksik ve hatalı kalır. 

Bu içeriği beğendiyseniz lütfen çevrenizle paylaşınız…
Etiketler: ,
error: İçerik korunmaktadır !!