e-BİLGİ, e-HABER

Voleybolu Kimler Çirkinleştiriyor?

voleybolu-kimler-cirkinlestiriyor

Sporda Kazanmak Sahada Mücadele Ederek Olmalı...

19:18:20

Voleybolda Holiganlığa Müsaade Edilmemelidir

Seyircinin kendi takımı lehine tezahürat yapması tabii ki serbest; fakat salonun resmî anons sistemi üzerinden görevli spikerin takım lehine amigoluk yapması aynı şey değildir. CEV EuroVolley 2026‘nın Türkiye ayağı için güncel CEV düzenlemelerinde, PA (Public Address) sisteminin kullanımının esas olarak maç protokolü, oyuncu tanıtımları, skor/karar duyuruları ve organizasyon sunumu amacıyla düzenlendiği görülüyor. Örneğin CEV‘nin resmî maç akışında PA spikerine başlangıç altısını anons etme görevi veriliyor…

Daha önemlisi, CEV‘nin güncel müsabaka düzenlemelerinde yayın ve maç yönetimi açısından tarafsızlık açık bir ilke: maç yayınının her iki katılımcıya eşit davranması ve maç yönetiminin dış etkenler karşısında tarafsız kalması isteniyor.

Burada kritik ayrım şu:

Tribündeki seyirci: ülkesi adına, ıslık, alkış, tezahürat yapabilir bu son derece normal ve serbest.
Organizasyonun tuttuğu resmî salon spikeri, herhangi bir ülke adına: “Haydi ….!”, “Bastır ….”, “Rakibi ıslıklayın!” gibi ifadeler tarafsız bir uluslararası şampiyonada tartışmalıdır.

Ev sahibi takımın sayı kazanmasından sonra müzik, alkış yönlendirmesi, atmosfer yaratılması: organizasyonun sport presentation’ının parçası olabilir.

Rakip takımın servisi sırasında ev sahibi lehine seyirciyi sistematik biçimde kışkırtmak: özellikle tartışmalı hale gelir.

Üstelik CEV, 2026 EuroVolley‘nin Türkiye’deki organizasyonunu gerçekten “home” (ev) atmosferi üzerine kuruyor; CEV‘nin kendi haberinde Türkiye’nin İstanbul’da 9.112 taraftar önünde oynadığı ve tribündeki Türk taraftar desteğinden açıkça söz ediliyor.

Dolayısıyla “Türkiye ev sahibi, o halde salon spikeri de Türkiye’nin amigoluğunu yapabilir” şeklinde otomatik bir kural yok. Ev sahibi olmak, taraftar desteğinin olması anlamına gelir; resmî organizasyon görevlisinin bir tarafın destekçisi gibi davranmasına tek başına izin vermez.

Ayrıca bu, sıradan “ev sahibi seyirci desteği” kategorisinde değerlendirilmemeli.

CEV‘nin 2026 düzenlemelerinde organizasyonun ve maç sunumunun tarafsızlığına ilişkin oldukça güçlü bir ilke var. CEV Supervisor‘ının görevlerinden biri de tüm takımlar açısından adaleti/fairness‘ı güvence altına almak.

Daha da önemlisi, CEV‘nin müsabaka düzenlemelerinde maç yönetiminin “external factors” (dış faktörler) karşısında tarafsız olması gerektiği açıkça belirtiliyor. Metinde örnek olarak seyirci kaynaklı olaylar da sayılıyor.

Fakat burada ince bir ayrım var:

Seyircinin kendi kendine rakibin servisi sırasında ıslıklaması:
Spor salonlarında son derece olağan. Bunun yasak olduğunu söylemek doğru olmaz ancak yuhalamanın anlamı yok ve şık değil.

Salon organizasyonunun resmî spikerinin mikrofonla “Rakip servis atıyor, hadi ıslıklayın!” diye seyirciyi yönlendirmesi:
İşte bu çok daha problemli.

Çünkü spiker artık seyirci değil, organizasyonun bir parçası. Dolayısıyla “taraftarın Türkiye’yi desteklemesi” ile “organizasyon görevlisinin Türkiye lehine aktif tezahürat organize etmesi” arasında ciddi bir fark var.

Üstelik CEV‘nin kendi belgelerinde salon ses sistemi ve anons görevlisinin rolü, seyirciyi eğlendirmek ve organizasyon hakkında bilgi vermek şeklinde tanımlanıyor.

Hele rakibin servisi sırasında yapılıyorsa…

Mesele daha da netleşiyor.

Voleybolda servis, oyunun başlatıldığı ve rakibin konsantrasyonunun kritik olduğu an. CEV‘nin kendi oyun açıklamasında da servis, ralliyi başlatan temel oyun eylemi olarak tanımlanıyor.

Dolayısıyla:

“Türkiye sayı aldı, alkışlayın!”

ile

“Rakip servis atıyor, hadi ses çıkarın, ıslıklayın!”

aynı şey değil.

İkincisi doğrudan rakibin oyun eylemini etkilemeye yönelik seyirci baskısı organize etmek anlamına geliyor.

Uluslararası bir Avrupa Şampiyonası‘nın resmî organizasyon görevlisinin bir takımı destekleyen taraftar lideri gibi davranması, CEV‘nin tarafsızlık ve fairness (adalettarafsızlık) ilkeleriyle açık biçimde çelişebilecek bir uygulama.

Tabii ki sporun ne anlam ifade ettiğini bilmeyen, kazanmak için her yolun mubah olduğunu düşünenler olacaktır. Ve bu tip insanlar, rakipleri için, “onlar da yapıyor" diyerek kendilerini aklamaya çalışabilirler. Başkalarının yaptığı hatalardan ayıplardan bize ne?
Biz doğrulara bakalım.
Sporda kazanmak sahada mücadele ederek olmalı, tribünde ya da masa başında değil. 

Seyirci kendi takımını teşvik eder. Eğer rakibin bir yanlış hareketi olursa tepkisini ortaya koyar. Ama ortada fol yok yumurta yokken rakibi yuhalamak falan bunlar sığ insanların sporu da kendi sığlıklarına çekme çabalarıdır.

Bu içeriği beğendiyseniz lütfen çevrenizle paylaşınız…
Etiketler: ,
error: İçerik korunmaktadır !!