e-HABER, e-BİLGİ, e-SAĞLIK

Unutulan Hastalıkların Geri Dönüşü

unutulan-hastaliklarin-geri-donusu

Küresel Sağlıkta Tehlikeli Geri Adım...

11:00:29

Uzmanlar Uyarıyor: Bir Yıl İçinde Salgınlar Geri Dönebilir

Halk sağlığı yetkilileri son dönemde, tarihsel kaynaklarda yer almaları nedeniyle sıklıkla “İncil’de geçen hastalıklar” olarak anılan ihmal edilmiş tropikal hastalıkların yeniden ortaya çıkma riski konusunda acil uyarılarda bulunuyor. Modern tıbbın büyük ölçüde kontrol altına aldığı düşünülen nehir körlüğü (onkoserkiyazis), cüzzam, uyku hastalığı ve trahom gibi enfeksiyonlar, tedavi edilebilir ve önlenebilir olmalarına rağmen, küresel sağlık sistemindeki kırılganlıklar nedeniyle yeniden yayılma tehlikesiyle karşı karşıya…

Bu riskin merkezinde ise Amerika Birleşik Devletleri Uluslararası Kalkınma Ajansı’nın (USAID) son dönemde aldığı ani ve kapsamlı fon kesintileri yer alıyor. Özellikle Afrika ülkelerinde onlarca yıldır süren kontrol ve eradikasyon programlarının bu kesintilerle birlikte durma noktasına gelmesi, kazanımların çok kısa sürede kaybedilebileceğini gösteriyor.

Bu durumun en çarpıcı örneklerinden biri Kamerun. Ülkede sağlık yetkilileri, nehir körlüğünü tamamen ortadan kaldırmaya artık sadece birkaç adım kaldığını düşünürken, ABD kaynaklı yardımın aniden kesilmesi, sahadaki en kritik mekanizmayı felce uğrattı: toplu ilaç uygulama programları. Otuz yılı aşkın bir süredir toplum sağlığı çalışanları, köy köy, kapı kapı dolaşarak ivermektin dağıtıyor, nüfusun büyük bölümünün düzenli olarak tedavi almasını sağlıyordu. Bu sistem sadece ilaç vermekten ibaret değildi; aynı zamanda hastalığın yayılımını izleyen, geri dönüşleri raporlayan ve toplumla sürekli temas hâlinde olan bir insan ağına dayanıyordu. Ancak USAID’in yıllık yaklaşık 115 milyon dolarlık katkısı olmadan bu yapı sürdürülemedi ve 2025 yılı boyunca ülkede tek bir toplu tedavi turu dahi gerçekleştirilemedi.

Uzmanlar, bu tür hastalıklarda kazanımların son derece kırılgan olduğunu vurguluyor. Nehir körlüğü gibi paraziter enfeksiyonlarda, ilaç dağıtımı eradikasyon tamamlanmadan kesildiğinde, hastalığın bir yıl gibi kısa bir sürede yeniden ortaya çıkması mümkün. Bu da yıllarca süren çabaların ve milyarlarca dolarlık yatırımların boşa gitmesi anlamına geliyor. Kamerun örneğinde, şu anda milyonlarca insanın yeniden risk altına girdiği ve özellikle kırsal bölgelerde körlük vakalarının artabileceği belirtiliyor.

İlaç şirketlerinin her yıl yaklaşık bir milyar dolar değerinde ilacı bağışlamaya devam etmesi ise tabloyu tek başına kurtarmaya yetmiyor. Çünkü ihmal edilmiş tropikal hastalıklarla mücadelede asıl maliyet, ilacın kendisinden çok, onun doğru kişiye, doğru zamanda ve sürdürülebilir şekilde ulaştırılmasını sağlayan lojistik ve insan kaynağında yatıyor. Ulaşım masrafları, sağlık çalışanlarının maaşları, saha denetimleri ve veri toplama süreçleri finanse edilemediğinde, bağışlanan ilaçlar depolarda kalıyor ya da hiç ulaştırılamıyor. Kamerun sağlık hizmetleri başkanı Dr. Vivien Sil Mabouang’ın “Yeni kaynaklar elde edersek sıfırdan başlamak zorunda kalacağız” sözleri, aslında sorunun özünü özetliyor: kesintiye uğrayan programlar kaldığı yerden devam edemiyor, başa dönülüyor.

Bazı ülkelerde hâlâ umut ışığı olsa da genel tablo belirsizliğini koruyor. Hastalığın tamamen ortadan kaldırılmasına çok yaklaşmış ülkelerde, geçici desteklerle en azından mevcut ilerlemenin korunabileceği düşünülüyor. ABD Kongresi’nde görüşülen yeni bir harcama tasarısı, fonların kısmen yeniden sağlanmasını öneriyor. Ayrıca ismini açıklamayan bir bağışçının Kamerun ve beş Batı Afrika ülkesine bir yıllık destek vermesi, kısa vadeli bir nefes aldırmış durumda. Ancak küresel sağlık politikalarında süreklilik olmadan bu tür geçici çözümlerin kalıcı bir etki yaratması zor.

Daha da endişe verici olan, Trump yönetiminin açıkladığı yeni küresel sağlık stratejisinde ihmal edilmiş tropikal hastalıklara neredeyse hiç yer verilmemesi. Bu yaklaşım, söz konusu hastalıkların politik öncelikler listesinden tamamen çıkarıldığı yönünde yorumlanıyor. Bunun sahadaki sonucu ise son derece somut: Afrika’daki tüm USAID ortaklarının ofislerini kapatması ve yıllardır inşa edilen iş birliklerinin bir anda dağılması. Kamerun’daki programın yöneticilerinden Dr. Bouba Bassirou’nun “Vazgeçmek bir seçenek değil, bu yüzden bir yol buluyoruz” sözleri, sağlık çalışanlarının ve yerel yetkililerin içinde bulunduğu çaresiz ama kararlı duruşu yansıtıyor.

Sonuç olarak, ihmal edilmiş tropikal hastalıkların yeniden gündeme gelmesi, yalnızca tıbbi bir sorun değil; aynı zamanda küresel eşitsizliklerin, siyasi önceliklerin ve kırılgan finansman modellerinin bir yansıması. Bu hastalıklar, modern dünyanın gözünden uzak kaldıkları sürece “ihmal edilmiş” olmaya devam edecek, ancak ortaya çıktıklarında bedeli en savunmasız topluluklar ödeyecek. Bugün atılacak ya da atılmayacak adımlar, yalnızca Afrika’nın değil, küresel halk sağlığının geleceğini de belirleyecek.

Bu içeriği beğendiyseniz lütfen çevrenizle paylaşınız…
error: İçerik korunmaktadır !!