Microsoft’un En Yeni Windows’u Neden Beklentileri Karşılamıyor?..
01:55:59
Windows 11 Performans Testlerinde Neden Sınıfta Kaldı
Microsoft, Windows 11 ile kullanıcı deneyimi açısından son yılların en tartışmalı işletim sistemlerinden birine imza atmış olabilir. Performans konusu açıldığında, Windows 11’den gerçekten memnun olduğunu söyleyen kullanıcı sayısı oldukça sınırlı. Pek çok kullanıcı, sistemin devre dışı bırakılması zor, günlük kullanımda somut fayda sağlamayan özelliklerle gereksiz yere şişirildiğini düşünüyor…
Bu eleştirileri destekleyen dikkat çekici bir test, YouTuber TrigzZolt tarafından yayımlandı. Yapılan kapsamlı karşılaştırmaya göre Windows 11, son 25 yılda çıkan Windows sürümleri arasında en yavaş performans sergileyen işletim sistemi olabilir. Üstelik bu tablo, yıllarca performans sorunlarıyla anılan Windows Vista’dan bile daha olumsuz.
Vaatlerle Gerçekler Arasındaki Uçurum
Microsoft, Windows 11’i bugüne kadarki “en hızlı Windows” olarak pazarlıyor. Ancak TrigzZolt’un gerçekleştirdiği gerçek dünya testleri bu iddiayla örtüşmüyor. Karşılaştırmada Windows XP, Vista, 7, 8.1, 10 ve 11 sürümleri aynı donanım üzerinde test edildi. Sonuçlar, genel performans açısından listenin sonunda Windows 11’in yer aldığını gösterdi.
Testler; sistemin açılış süresi, dizüstü bilgisayarda pil performansı, uygulama başlatma hızları, bellek yönetimi ve video düzenleme performansı gibi başlıkları kapsıyordu. Test platformu olarak kullanılan Lenovo ThinkPad X220, Windows 11 ile resmi olarak uyumlu olmayan bir modeldi. Ancak bu uyumsuzluğun esas olarak güvenlik gereksinimleriyle ilgili olduğu, ham performans üzerinde sınırlı etkisi bulunduğu vurgulanıyor.
Günlük Kullanımda Belirgin Yavaşlık
Tüm sürümler arasında Windows 11, en uzun açılış süresine sahip sistem olarak öne çıktı. Paint ve Dosya Gezgini gibi basit uygulamaların açılışı dahi diğer sürümlere kıyasla daha uzun sürdü. OpenShot ile yapılan video düzenleme testlerinde de Windows 11, düşük tepki süresi ve istikrarsız performans sergiledi.
Bellek kullanımı tarafında ise tablo daha da çarpıcı. Windows 11, sistem boşta olsa bile en yüksek RAM tüketimine sahip sürüm oldu. Bunun temel nedeni, sürekli çalışan arka plan servisleri, kapatılamayan sistem özellikleri ve son dönemde eklenen yapay zekâ tabanlı işlevler olarak gösteriliyor. Bu özelliklerin büyük bölümü birçok kullanıcı için pratik bir karşılık üretmezken, sistem kaynaklarını ciddi biçimde tüketiyor.
Az Sayıda Güçlü Olduğu Alan Var
Windows 11’in rakiplerine kıyasla daha iyi performans gösterdiği sınırlı alanlar da mevcut. Sistem uygulamalarında dosya aktarım hızları ve depolama alanı yönetimi bu başlıklar arasında yer alıyor. Ancak bu kazanımlar, genel performans tablosunu dengelemeye yetmiyor.
Ortaya çıkan genel değerlendirme şu yönde: Microsoft, Windows 11’i daha fazla özellik ekleyerek değil, gereksiz yüklerden arındırarak geliştirmeli. Kullanıcıların büyük kısmının aktif olarak kullanmadığı işlevler, işletim sistemini daha güçlü değil, daha ağır ve hantal hâle getiriyor.
