Dünya Nüfusunun Büyük Kısmı Hayatının Bir Döneminde Maruz Kalıyor...
17:42:23
Dünyanın En Yaygın Virüslerinden Biriyle Bağlantılı
Bilim insanları, dünya çapında yetişkinlerin neredeyse tamamında görülen Epstein-Barr virüsü (EBV) ile kronik otoimmün bir hastalık olan sistemik lupus eritematozus (SLE) arasında doğrudan bir bağlantı buldu…
Stanford Medicine’den William Robinson tarafından yürütülen ve Science Translational Medicine dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, EBV vücuda girdiğinde bazı B hücrelerini adeta “kontrolden çıkan” hücrelere dönüştürüyor. Bu hücreler daha sonra bağışıklık sistemini yanlış yönlendirerek vücudun kendi dokularına saldırmasına yol açıyor. Yani virüs, yaygın otoimmün hastalıklar için bir tür “moleküler tetikleyici” gibi davranıyor.
Araştırmada, lupus hastalarının sağlıklı kişilere göre yaklaşık 25 kat daha fazla EBV ile enfekte B hücresine sahip olduğu bulundu. Enfekte hücreler, EBNA2 adlı viral bir proteini üretmeye başlıyor ve bu da iltihabı artıran genleri devreye sokup antinükleer antikorların oluşumunu tetikliyor.
Aslında dünya nüfusunun büyük kısmı hayatının bir döneminde EBV’ye maruz kalıyor. Virüs genellikle sessizce hücrelerde saklanıyor ve çoğu insanda bir sorun çıkarmıyor.
Ancak lupus hastalarında durum farklı görünüyor. Araştırmacılar, bu kişilerin muhtemelen daha saldırgan bir EBV türüne maruz kaldığını ve bu yüzden enfeksiyonun çok daha derin seyrettiğini düşünüyor. Çalışmada, lupus hastalarında her yaklaşık 400 B hücresinden birinin EBV ile enfekte olduğu; sağlıklı bireylerde ise bu oranın 10 binde bire bile ulaşmadığı bulundu.
Laboratuvar deneylerinde EBV’nin B hücrelerinde bir “anahtar” mekanizmayı tetiklediği ve bu mekanizmanın iltihabı artıran genleri aktif hâle getirdiği görüldü. Stanford‘dan immünolog Shady Younis ve ekibi, bu sürecin “tüm vücuda yayılan otoimmün tepkileri başlatma potansiyeli” olduğunu belirtiyor.
Araştırmada EBV-seq adı verilen yeni bir dizileme yöntemi kullanıldı ve bu sayede enfekte B hücreleri hassas şekilde tespit edildi. Bulgular, EBV’nin lupus için gerekli bir başlangıç faktörü olabileceğini düşündürüyor. Çalışmanın yürütücüsü, “Bu mekanizmanın lupus vakalarının yüzde 100’ünde rol aldığını düşünüyoruz” diyor.
Bu süreçte kritik rol oynayan EBNA2 proteini, enfekte B hücrelerini yeniden programlayarak oto-reaktif T hücrelerini harekete geçiriyor ve tüm vücuda yayılan bir otoimmün zincirleme reaksiyonu başlatıyor. İlginç olan şu ki, bağışıklık hücrelerinin çoğu doğrudan enfekte değil; sorun, EBV’nin enfekte ettiği az sayıdaki hücreyi nasıl yönlendirdiğinde yatıyor.
Bu keşif, yeni tedavi yollarının da kapısını aralıyor. EBNA2’nin hedeflenmesi, EBV’nin saklandığı hücrelerin tamamen yok edilmesi veya gelecekte bebeklik döneminde uygulanabilecek koruyucu EBV aşıları bu seçenekler arasında gösteriliyor.
Araştırma ekibi ayrıca bu EBV kaynaklı mekanizmanın sadece lupusla sınırlı olmayabileceğini, multipl skleroz, romatoid artrit ve uzun COVID gibi diğer otoimmün hastalıklarla da ilişkili olabileceğini belirtiyor. Bu da birçok kronik bağışıklık hastalığının ortak bir viral kökene dayanabileceğini düşündürüyor.
