e-BİLGİ, e-HABER, e-MAGAZİN

Çinli Araştırmacılar: Starlink’e Dikkat Diyor

cinli-arastirmacilar-starlinke-dikkat-diyor

Starlink Uzayda Baskın...

12:41:57

Çinli Araştırmacılar Musk’ın Starlink Uydularına Karşı Lazer ve Sabotaj Öneriyor

Çinli bilim insanları, bir tehdit olarak gördükleri Elon Musk’ın Starlink uydularını etkisiz hale getirmek için stratejiler geliştiriyor. Uzay vurabilen lazerlerle donatılmış gizli denizaltılar, tedarik zinciri sabotajı ve iyon iticilere sahip özel yapım saldırı uyduları…

Bunlar, Çinli bilim insanlarının Pekin’in güçlü bir tehdit olarak gördüğü şeye karşı geliştirdikleri stratejilerden sadece bazıları: Elon Musk’ın Starlink iletişim uydularından oluşan filosu.

Çinli hükûmet ve ordu bilim insanları, Starlink’in bir askeri çatışmada ve casuslukta düşmanlar tarafından kullanılma potansiyelinden endişe duyuyor. Associated Press’in yaptığı bir incelemeye göre, bu bilim insanları Musk’ın uydularını avlamak ve yok etmek için yöntemler üzerine kamuya açık dergilerde onlarca makale yayımladı.

Çinli araştırmacılar, uzak bölgelerde bile ucuz, hızlı ve yaygın bağlantı sağlayan, düşük yörüngeli uydulardan oluşan dev bir takımyıldız olan Starlink’in Çin hükûmeti ve stratejik çıkarları için yüksek risk taşıdığına inanıyor. Bu korkunun çoğu, şirketin ABD istihbaratı ve savunma kuruluşlarıyla yakın bağlarından ve giderek artan küresel etkisinden kaynaklanıyor.

Çin Ulusal Savunma Teknolojisi Üniversitesi‘nden profesörler, 2023 tarihli bir makalede şöyle yazdı:
“Amerika Birleşik Devletleri, Starlink teknolojisini askeri uzay varlıklarıyla entegre ederek düşmanları üzerinde stratejik avantaj elde etmeye çalışırken, diğer ülkeler giderek Starlink’i nükleer, uzay ve siber alanlarda bir güvenlik tehdidi olarak algılamaktadır.”

Starlink’in belirli uzay tabanlı iletişimler üzerindeki baskınlığı Çinli araştırmacıların endişelenen tek taraf olmadığını gösteriyor. Bazı geleneksel ABD müttefikleri de temel iletişim altyapısının -ve potansiyel olarak veri hazinesinin- sadakati her zaman net olmayan yabancı bir iş insanının yönettiği bir şirkete teslim edilmesinin ne kadar mantıklı olduğunu sorguluyor.

Endişeler, Rusya’nın 2022’de Ukrayna’yı topyekûn işgali sonrası daha da arttı. Bu savaş, Starlink uydularının sağladığı savaş alanı avantajlarını açıkça gösterdi ve Musk’ın hızla artan siyasi ilgileriyle daha da karmaşıklaştı.

Musk, eski Başkan Donald Trump’ın yeniden seçilme kampanyasına onlarca milyon dolar pompaladı ve geçici olarak önemli bir danışman ve devlet görevlisi konumuna geldi. Kendi siyasi partisini kurma fikriyle oynarken, Avrupa siyasetinde de giderek daha fazla söz sahibi oldu; etkisini kullanarak çoğu zaman yerleşik politikacılarla ters düşen aşırı sağcı ve asi figürleri destekledi.

Musk, Mayıs ayında Trump yönetiminden ayrıldı ve sadece birkaç gün içinde sosyal medyada yaşanan bir atışmayla Trump ile olan ilişkisi açıkça bozuldu. Musk’ın kurduğu ve Starlink’i işleten SpaceX, hâlâ ABD hükümetinin temel işlevleriyle ayrılmaz biçimde bağlantılı. NASA görevleri ve askeri uydular için fırlatma hizmetleri sağlamak, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda mahsur kalan astronotları kurtarmak ve Ulusal Keşif Ofisi için bir casus uydu ağı inşa etmek gibi milyarlarca dolarlık sözleşmeler kazandı.

Starlink uzayda baskın

2019’daki ilk fırlatmalarından bu yana Starlink, aktif uyduların yaklaşık üçte ikisini oluşturur hale geldi. Uydu fırlatmalarını takip eden bir bülten yazan Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi’nden astronom Jonathan McDowell’a göre, SpaceX’in şu anda 8.000’den fazla aktif uydusu var ve sonunda on binlercesini daha fırlatmayı hedefliyor.

Pekin’in Starlink’i ABD askeri gücünün bir aracı olarak görme eğilimi, karşı önlemler geliştirme çabalarını artırdı. Bu tür önlemler devreye girerse, SpaceX’in küresel etkisi büyürken diğer müşteriler için de yan etki riski doğabilir. Çünkü Çin üzerinde geçen aynı uydular, dönerken Avrupa, Ukrayna, ABD ve başka bölgelerde de hizmet veriyor olabilir.

Starlink, 140’tan fazla ülkede faaliyet gösterdiğini belirtiyor. Son zamanlarda Vietnam, Nijer, Somali, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Pakistan’da da faaliyet alanını genişletti. Haziran’da, güçlü yerel telekom çıkarları ve ulusal güvenlik endişelerini aşarak Hindistan’da da faaliyet izni aldı.

Şirketin kapsama haritasında, Kuzey Kore, İran ve Çin dışında neredeyse hiç “ölü bölge” yok.

Starlink’e yetişmeye yaklaşan başka hiçbir ülke ya da şirket yok. Amazon’un milyarder CEO’su Jeff Bezos, rakibi Musk’a karşı Project Kuiper’ı başlattı; ilk internet uydularını Nisan ayında yörüngeye fırlattı. Şu anda Amazon’un yalnızca 78 uydusu yörüngede bulunuyor, 3.232 uydu planlanmış durumda. Londra merkezli Eutelstat OneWeb ise yalnızca yaklaşık 650 uyduya sahip; bu, başlangıçta planladığının çok küçük bir kısmı.

Avrupa Birliği kendi uydu dizisini –IRIS2 girişimi- geliştirmek için milyarlar harcıyor, ancak hâlâ çok geride. AB yetkilileri, Starlink tam faaliyete geçene kadar kendi üye ülkelerini bu şirketle sözleşme imzalamamaya ikna etmeye çalışıyor.

Avrupa Parlamentosu’ndan IRIS2 üzerinde yasa çalışmalarına öncülük eden Fransız üye Christophe Grudler şöyle diyor:
“Amerika Birleşik Devletleri ile müttefikiz, ancak stratejik özerkliğe sahip olmamız gerekiyor. Risk, kaderimizin kendi ellerimizde olmaması.”

Çin kendi Starlink’ini kurmak istiyor

Çin, hem ulusal güvenlik ihtiyaçlarını karşılamak hem de Starlink’e rakip olmak amacıyla kendi benzer sistemini kurma hedefini açıkça dile getirdi. 2021’de devletin sahibi olduğu China SatNet adlı şirketi kurdu ve askeri kabiliyeti olan bir mega-takımyıldız fırlatmakla görevlendirdi. Bu sistem “Guowang” olarak biliniyor. Aralık ayında şirket ilk operasyonel uydularını fırlattı ve şimdi yörüngede, McDowell’a göre, planlanan 13.000’in 60’ı bulunuyor.

Şanghay hükûmetinin desteklediği Qianfan adlı şirket, 15.000 uydu planından şimdiye kadar 90 tanesini fırlattı. Kasım ayında, Musk’ın X platformunu soruşturan ve SpaceX’in ülke içindeki banka hesaplarını donduran bir Brezilyalı yargıçla kamuoyu önünde sert şekilde kavga etmesinden sonra Brezilya hükûmeti Qianfan ile bir anlaşma yaptı. Qianfan ayrıca Kazakistan, Malezya, Umman, Pakistan ve Özbekistan’da da müşterileri hedefliyor ve Çin Uzay Monitörü’nün yayımladığı bir sunuma göre Afrika kıtasının tamamında genişleme hedefliyor.

Ukrayna savaşı endişeleri artırdı

Starlink’in baskınlığına ilişkin endişeler, Rusya’nın 2022’de Ukrayna’yı işgaliyle birlikte büyük ölçüde arttı. Savaş, Starlink ve benzeri sistemlere ilişkin stratejik düşünceyi değiştiren bir dönüm noktası oldu. Ukrayna, savaş alanı iletişimini kolaylaştırmak ve savaş uçağı ile keşif dronlarını desteklemek için Starlink’i kullandı, bu da belirleyici bir avantaj sağladı. Aynı zamanda, bu uydulara erişim başlangıçta tek bir kişinin kontrolündeydi: Musk. Bu kişi kritik hizmetleri kesintiye uğratabiliyor, örneğin Rus işgali altındaki Kırım’daki bir Ukrayna karşı saldırısını desteklemek için kapsama alanını genişletmeyi reddetti.

Batı’nın Rusya’ya uyguladığı yaptırımlar, Moskova’nın Batı teknolojilerine erişimini kısıtladı ve kritik altyapıya yabancı aktörler üzerinden erişmenin jeopolitik risklerini açığa çıkardı.

Bangalore, Hindistan merkezli bir kamu politikası araştırma merkezi olan Takshashila Enstitüsü’nün kurucu ortağı ve yöneticisi Nitin Pai şöyle diyor:
“Ukrayna bizim için bir uyarı atışıydı. Son 20 yıldır Çinli şirketlere önemli hükûmet sözleşmeleri vermenin riskli olduğunu biliyorduk çünkü bu şirketler Çin Komünist Partisi’nin bir uzantısı olarak çalışıyor. Teknolojiyi size karşı bir kaldıraç olarak kullanabilirler. Artık Amerikalılarla da farkı yok.”

Starlink’in yetenekleri ve zayıf yönleri değerlendiriliyor

Starlink’in her yerde bulunabilirliği ve potansiyel askeri kullanımları Pekin’i tedirgin etti ve ülkenin bilim insanlarını harekete geçirdi. Makale üstüne makale yayımlayan araştırmacılar, tehdit olarak gördükleri bu ağı detaylıca analiz etti ve Çin’in Musk’ın şirketinden ne öğrenip taklit edebileceğini ortaya koymaya çalıştı.

Starlink Çin’de faaliyet göstermese de uyduları Çin toprakları üzerinden geçebiliyor. Çin Ulusal Savunma Üniversitesi araştırmacıları, 2023 yılında Starlink’in Pekin, Tayvan ve kutup bölgeleri gibi kilit coğrafyaları nasıl kapsadığını simüle etti ve Starlink’in Pekin’i 24 saat boyunca kapsayabildiğini tespit etti.

Sonuç şöyleydi:
“Starlink takımyıldızının tüm dünya bölgelerine yönelik kapsama kapasitesi istikrarlı biçimde ve yüksek hızla artıyor.”

Devlet destekli Çin Endüstriyel Kontrol Sistemleri Siber Acil Müdahale Ekibi’nin yayımladığı başka bir makalede, araştırmacılar Starlink’in tedarik zincirindeki zayıflıkları haritalandırdı. 2023 tarihli bir makalede şunu yazdılar:
“Şirketin 140’tan fazla birinci seviye tedarikçisi ve aşağı akışta çok sayıda ikinci ve üçüncü seviye tedarikçisi var. Siber güvenlik denetimi sınırlı.”

Halk Kurtuluş Ordusu’ndan mühendisler ise başka bir 2023 tarihli makalede Starlink uydularını takip eden bir uydu filosu oluşturmayı önerdi. Bu uydular, sinyalleri toplayabilir ve pillerine zarar verecek aşındırıcı maddeler ya da güneş panellerine müdahale edecek iyon iticiler kullanabilir.

Bazı Çinli akademisyenler, Pekin’in Musk’ı dizginlemek için küresel düzenlemeleri ve diplomasiyi kullanmasını öneriyor. Ancak ülkenin mühendisleri aktif karşı önlemleri geliştirmeye devam ediyor: Ticari üretimde olan küçük optik teleskopları Starlink dizilerini izlemek için konuşlandırmak, sahte hedefler yaratmak için derin sahtekârlık (deepfake) üretmek, Musk’ın ekipmanlarını yakmak için güçlü lazerler kullanmak…

Bazı ABD’li analistler Pekin’in korkularının abartılmış olabileceğini söylese de bu tür değerlendirmelerin iç tartışmaları yatıştırmak için pek bir işe yaramadığı görülüyor. Bir Çin gazetesinin başlığı basitçe şöyleydi: “Starlink’e dikkat edin."

Bu içeriği beğendiyseniz lütfen çevrenizle paylaşınız…
Etiketler: , ,
error: İçerik korunmaktadır !!