e-HABER, e-MAGAZİN

Elk. Sigara Ve Bahis Dükkânlarına Fren

elektronik-sigara-ve-bahis-dukkanlarina-fren

İngiltere Caddeleri Yenileniyor...

06:53:02

İngiltere Ana Caddelerini Yeniden Canlandırmak İstiyor

İngiltere hükûmeti, uzun süredir devam eden ana cadde ve şehir merkezi sorununa daha sert müdahale etmeye hazırlanıyor. Başbakan Andy Burnham tarafından açıklanan yeni planın merkezinde, giderek artan elektronik sigara mağazaları, bahis dükkânları ve yetişkinlere yönelik oyun merkezlerinin açılmasını yerel yönetimlerin daha sıkı biçimde denetleyebilmesi bulunuyor. Hükûmet, şehir merkezlerinin yalnızca boş dükkânların doldurulduğu alanlar olmaktan çıkarılıp insanların alışveriş yaptığı, çalıştığı, sosyalleştiği ve vakit geçirdiği canlı merkezlere dönüştürülmesini amaçlıyor…

Yeni düzenlemelerin tamamlanmasının ardından uygulamanın 2027’nin başlarında başlaması bekleniyor. Hükûmetin yaklaşımındaki temel değişiklik ise kararların daha fazla merkezi otoriteden yerel topluluklara aktarılması. Buna göre belediyeler, kendi bölgelerinin ihtiyaçlarını ve sakinlerin endişelerini dikkate alarak hangi tür işletmelerin yeni açılmasına izin verileceği konusunda daha fazla söz sahibi olacak.

Bu değişiklik, İngiltere’nin son yıllarda yaşadığı ana cadde dönüşümünün yarattığı tartışmaların ortasında geliyor. Geleneksel mağazaların, pubların ve farklı hizmet işletmelerinin bir bölümünün kapanmasının ardından bazı şehir merkezlerinde aynı tür işletmelerin giderek daha fazla yer kaplaması, “ana caddelerin birbirine benzemeye başlaması” eleştirilerine yol açıyor. Hükûmet ise sorunun yalnızca ekonomik olmadığını, şehir merkezlerinin sosyal niteliğinin de değiştiğini savunuyor.

Yeni planın en önemli unsurlarından biri bahis dükkânları ve yetişkinlere yönelik oyun merkezleriyle ilgili kuralların değiştirilmesi. Mevcut sistemde, 2005 tarihli Kumar Yasası‘ndaki “izin verme amacı” olarak özetlenebilecek yaklaşım, lisans koşullarını karşılayan bazı kumar işletmelerinin belediyeler tarafından reddedilmesini zorlaştırıyor. Hükûmet bu yaklaşımı değiştirmeyi ve yerel yönetimlerin yeni bir bahis veya kumar işletmesini yalnızca teknik lisans koşullarına bakarak değil, bulunduğu bölgenin ihtiyaçlarını ve yerel etkilerini de dikkate alarak değerlendirebilmesini sağlamayı planlıyor.

Böylece bir belediye, kendi şehir merkezinde zaten çok sayıda bahis dükkânı bulunduğunu, yeni bir işletmeye ihtiyaç olmadığını veya belirli bir bölgede kumar işletmelerinin yoğunlaşmasının toplumsal açıdan sorun oluşturduğunu gerekçe göstererek yeni başvuruyu reddedebilecek. Özellikle ekonomik açıdan daha kırılgan bölgelerde kumar işletmelerinin yoğunlaşması uzun süredir tartışılan konulardan biri.

Hükûmetin elektronik sigara mağazalarına yönelik yaklaşımı ise farklı bir mekanizma üzerinden ilerleyecek. Bu mağazalar, mevcut durumda her zaman özel bir imar iznine ihtiyaç duymadığı için yeni düzenlemeyle elektronik sigara satış noktalarının ayrı bir planlama kategorisine alınması öngörülüyor. Böylece belediyeler, yeni bir elektronik sigara mağazası açılması talebini diğer perakende işletmelerinden ayrı biçimde değerlendirebilecek.

Bu değişiklik özellikle okulların çevresindeki işletmeler açısından önem taşıyor. Elektronik sigara kullanımının gençler arasında yaygınlaşmasına ilişkin endişeler nedeniyle, okulların yakınlarında yeni satış noktalarının açılmasının sınırlandırılması hükümetin üzerinde durduğu başlıklardan biri. Buradaki amaç yalnızca mevcut mağazaları kapatmak değil, yeni işletmelerin şehir merkezlerinde ve hassas bölgelerde nasıl konumlanacağını daha baştan kontrol edebilmek.

Hükûmet ayrıca elektronik sigara mağazalarının yasal tanımını da sıkılaştırmayı planlıyor. Bunun nedeni, bazı işletmelerin kendilerini farklı bir perakende kategorisi altında göstererek elektronik sigara satışına yönelik kuralları aşmasının önüne geçmek. Başka bir ifadeyle hükûmet, yalnızca mağazanın tabelasına veya işletme kaydındaki tanımına bakmak yerine gerçekte ne sattığını ve faaliyetinin niteliğini dikkate alan daha açık bir sistem oluşturmak istiyor.

Planın bir başka ayağı ise kurallara uymayan işletmelere yönelik daha uzun süreli kapatma yetkisi. Polis ve belediyeler, yasa dışı faaliyetlerden veya organize suç bağlantılarından şüphe edilen işletmeler hakkında daha etkili soruşturma yürütebilmek amacıyla geçici kapatma sürelerinin uzatılmasını sağlayacak yeni yetkilere kavuşacak.

Mevcut altı aylık sınırın 12 aya çıkarılması planlanıyor. Böylece özellikle soruşturmanın karmaşık olduğu durumlarda işletmenin faaliyetlerine devam ederek delillerin ortadan kaldırılması veya aynı faaliyetin başka bir isim altında sürdürülmesi gibi risklerin azaltılması hedefleniyor.

Bu düzenlemenin yalnızca elektronik sigara mağazalarını kapsaması da beklenmiyor. Şüpheli berberler ve organize suçla bağlantılı olduğu düşünülen başka işletmeler de yeni uygulamanın hedefinde olacak. Son yıllarda İngiltere’deki bazı şehir merkezlerinde belirli tür işletmelerin yasa dışı faaliyetler için paravan olarak kullanıldığına ilişkin soruşturmalar, ana cadde tartışmasının yalnızca estetik veya ekonomik bir mesele olmadığını gösteriyor.

Bu nedenle hükûmetin planında “kurallara uymayan işletmeler” ile tamamen yasal faaliyet gösteren işletmeler arasında ayrım yapılması önemli. Amaç, belirli bir sektördeki bütün işletmeleri suçlu ilan etmekten ziyade, yasa dışı faaliyetlere karıştığından şüphelenilen işletmelere karşı yerel makamların daha hızlı hareket edebilmesini sağlamak.

Ana caddelerin görünümü de planın dışında bırakılmıyor. Hükûmet, şehir merkezlerindeki dükkânların cepheleri, tabelaları, aydınlatmaları ve genel tasarımı konusunda yeni kılavuzlar yayımlamaya hazırlanıyor. Özellikle aşırı büyük logolar, göz alıcı neon tabelalar ve çevredeki yapıların karakteriyle uyumsuz mağaza tasarımları konusunda yerel yönetimlere daha fazla yönlendirme yapılması planlanıyor.

İlk bakışta estetik bir ayrıntı gibi görünen bu yaklaşımın arkasında daha geniş bir şehircilik anlayışı bulunuyor. Bir ana caddenin canlılığı yalnızca kaç dükkânın açık olduğuyla ölçülmüyor. İnsanların o bölgede ne kadar zaman geçirdiği, dükkânların birbirini tamamlayıp tamamlamadığı, kamusal alanların nasıl kullanıldığı ve şehir merkezinin güvenli ve çekici görünüp görünmediği de ekonomik canlılığı etkiliyor.

Hükûmet bu nedenle yalnızca “boş dükkân kalmasın” yaklaşımından uzaklaşmak istiyor. Bir dükkânın boş kalmaması tek başına başarı anlamına gelmiyor. Eğer boşalan bir mağazanın yerine, çevrede zaten çok sayıda bulunan ve bölgeye sınırlı sosyal veya ekonomik katkı sağlayan başka bir işletme geliyorsa, sorun yalnızca şekil değiştirmiş oluyor.

Bu tartışmanın arkasındaki veriler de dikkat çekici. Centre for Social Justice tarafından yapılan analize göre İngiltere, 2016’dan bu yana yaklaşık 1.800 pub ve bar kaybetti. Aynı dönemde elektronik sigara ve tütün ürünleri satan mağazaların sayısı yaklaşık 245 artarak 2.200’e yaklaştı. Bu veriler, her kapanan pubın yerine doğrudan bir elektronik sigara mağazasının açıldığı anlamına gelmiyor. Ancak şehir merkezlerinin ticari yapısındaki değişimin yönünü göstermesi bakımından dikkat çekici.

Pub kültürünün İngiltere’deki yeri bu tartışmayı daha da önemli hale getiriyor. Publar yalnızca içki satılan işletmeler değil; birçok bölgede sosyal hayatın, spor karşılaşmalarının, yerel etkinliklerin ve topluluk ilişkilerinin önemli parçaları. Bu nedenle pubların kapanması, bazı bölgelerde yalnızca ticari bir işletmenin ortadan kalkması olarak görülmüyor.

Bunun karşısında elektronik sigara mağazalarının sayısındaki artış, hükûmet açısından daha farklı bir şehir merkezi modeli ortaya çıkarıyor. Elektronik sigara ürünleri satan mağazalar yasal işletmeler olsa da hükûmet bunların bazı bölgelerde aşırı yoğunlaşmasının ana caddelerin çeşitliliğini azalttığını düşünüyor.

Ancak plan herkes tarafından desteklenmiyor. Muhafazakârlar ve Reform UK gibi siyasi aktörler, yeni düzenlemelerin ana caddelerdeki sorunları çözmek yerine bürokrasiyi artırabileceğini savunuyor. Eleştirmenlere göre belediyelere daha fazla veto yetkisi verilmesi, yeni işletmelerin açılmasını zorlaştırabilir ve zaten ekonomik baskı altında bulunan şehir merkezlerinde yatırım iştahını daha da azaltabilir.

Bu eleştirinin temelinde önemli bir soru bulunuyor: Bir şehir merkezinde hangi işletmelerin açılacağına belediye mi karar vermeli, yoksa bunu büyük ölçüde tüketici talebi ve piyasa koşulları mı belirlemeli?

Serbest piyasa yaklaşımını savunanlara göre bir elektronik sigara mağazası, bahis dükkânı veya başka bir işletme müşteri bulabiliyorsa orada faaliyet göstermesi doğal. Eğer bir şehir merkezinde bu tür işletmeler çoğalıyorsa bunun nedeni insanların o hizmetlere yönelik talebinin bulunması olabilir. Bu durumda işletmeleri sınırlamak, talebi ortadan kaldırmak yerine yalnızca arzın başka bir bölgeye taşınmasına neden olabilir.

Hükûmet ise sorunun yalnızca tüketici talebiyle açıklanamayacağını düşünüyor. Çünkü bir şehir merkezinin uzun vadeli niteliği, tek tek işletmelerin kısa vadeli ticari başarısından daha geniş bir mesele. Bir bölgedeki işletmelerin toplam yapısı, zaman içinde o bölgenin nasıl algılandığını ve insanların orayı ziyaret edip etmeyeceğini de etkileyebilir.

Liberal Demokratlar ise farklı bir noktaya dikkat çekiyor ve “korsan” işletmecilere karşı daha sert önlemler alınmasını istiyor. Bu yaklaşım, yasal olarak faaliyet gösteren işletmeler ile yasa dışı faaliyetlere karıştığından şüphelenilen işletmelerin birbirinden ayrılması gerektiği düşüncesine dayanıyor.

Aslında İngiltere hükûmetinin önündeki temel sorun da burada yatıyor. Ana caddeleri yeniden canlandırmak yalnızca belirli işletmelerin açılmasını engellemekle mümkün olmayabilir. İnsanların şehir merkezlerine yeniden gelmesini sağlayacak alternatiflerin de oluşturulması gerekiyor. Mağazaların yanı sıra restoranlar, kafeler, kültür merkezleri, eğlence mekânları, spor tesisleri, kamusal alanlar ve topluluk merkezleri gibi farklı kullanım alanlarının bir arada bulunması gerekiyor.

İnternet üzerinden alışverişin büyümesi de bu dönüşümün en önemli nedenlerinden biri. Tüketicilerin birçok ürünü fiziksel mağazaya gitmeden satın alabilmesi, geleneksel perakendenin şehir merkezlerindeki ağırlığını azalttı. Bu nedenle 20 yıl önceki ana cadde modelini olduğu gibi geri getirmek artık mümkün olmayabilir.

Geleceğin şehir merkezi, yalnızca alışveriş yapılan bir yer olmaktan çıkıp insanların deneyim yaşadığı, sosyalleştiği ve zaman geçirdiği karma kullanımlı alanlara dönüşebilir. Hükümetin pub, kulüp ve canlı müzik mekânlarını desteklemeye yönelik daha geniş politikası da bu düşünceyle bağlantılı.

Dolayısıyla elektronik sigara ve bahis dükkânlarına yönelik yeni yetkiler, tek başına bir düzenleme değişikliğinden daha fazlasını ifade ediyor. İngiltere hükümeti, şehir merkezlerinin geleceğinin yalnızca piyasanın kendi dinamiklerine bırakılmaması gerektiğini savunuyor. Yerel yönetimlerin, kendi bölgelerinde nasıl bir ticari ve sosyal yapı oluşturulacağı konusunda daha fazla söz sahibi olmasını istiyor.

Bunun işe yarayıp yaramayacağı ise yalnızca yeni kuralların ne kadar sıkı olduğuna değil, belediyelerin bu yetkileri nasıl kullanacağına bağlı olacak. Bir işletmeyi engellemek, onun yerine daha iyi bir işletme getirilmesini garanti etmiyor. Boş bir dükkânı elektronik sigara mağazasına dönüştürmemek kolay olabilir; asıl zor olan, o dükkânı insanların gerçekten ihtiyaç duyduğu ve şehir merkezine yeni bir canlılık getirecek başka bir işleve kazandırmak.

Bu nedenle İngiltere’nin ana cadde politikası önümüzdeki dönemde önemli bir sınavla karşı karşıya. Hükûmet, bir yandan şehir merkezlerinde sosyal ve ekonomik çeşitliliği yeniden oluşturmak, diğer yandan da işletmelere yönelik aşırı bürokratik müdahalelerden kaçınmak zorunda.

Andy Burnham‘ın açıkladığı plan, bu açıdan daha geniş bir değişimin parçası olarak görülüyor. Hedef yalnızca daha az elektronik sigara veya bahis dükkânı bulunan caddeler yaratmak değil; insanların yeniden gitmek isteyeceği, ekonomik olarak sürdürülebilir ve sosyal açıdan canlı şehir merkezleri oluşturmak.

Ancak bunun gerçekleşmesi için yalnızca hangi işletmelerin açılmayacağına karar vermek yeterli olmayacak. Asıl mesele, şehir merkezlerinde neyin yer alması gerektiğine dair daha güçlü ve uzun vadeli bir vizyon ortaya koyabilmek olacak. İngiltere’nin ana caddelerinin geleceğini belirleyecek tartışma da büyük ölçüde burada şekillenecek.

Bu içeriği beğendiyseniz lütfen çevrenizle paylaşınız…
Etiketler: , ,
error: İçerik korunmaktadır !!