Evren, Işığın Erişemeyeceği Hızda Genişliyor...
01:21:32
Evremin Sonu: “Büyük Donma” ya da “Isı Ölümü”
Evrenin genişlemesi, kozmolojinin en temel gerçeklerinden biri ve bu genişleme yalnızca devam etmiyor, aynı zamanda giderek hızlanıyor. Bu hızlanmanın arkasındaki itici güce karanlık enerji deniyor. Karanlık enerji doğrudan gözlemlenemeyen, ancak etkileri ölçülebilen bir enerji türü. Uzayın dokusunu adeta şişiriyor ve galaksilerin birbirinden uzaklaşmasını sürekli hızlandırıyor…
Bu durumun şaşırtıcı tarafı, galaksilerin birbirinden uzaklaşma hızının ışık hızından bile fazla olabilmesi. Bu fizik yasalarının ihlali anlamına gelmiyor; çünkü ışık hızını aşan şey galaksilerin kendi hareketi değil, uzayın büyümesinin bizzat kendisi.
Yaklaşık altı milyar yıl önce evrenin genişlemesi hızlanmaya başladı ve mevcut verilere göre bu süreç sonsuza kadar devam edecek. Bu hızlanma, evrendeki galaksilerin çok büyük bir bölümünü bizim için giderek tamamen ulaşılmaz hale getiriyor. Şu anda bile gözlemlenebilir evrende bulunan galaksilerin yaklaşık yüzde 97’si, ışığın bile asla erişemeyeceği kadar hızlı uzaklaşıyor. Yani bir galaksi bugün bize doğru ışık gönderse bile, uzay o kadar hızlı büyüyor ki bu fotonlar hiçbir zaman bize ulaşamayacak. Böylece bu galaksiler görünürde yavaş yavaş solarken aslında fiziksel olarak ufkumuzun dışına çıkıyorlar.
Evrenin ilerleyen dönemlerinde gözlemlenebilir alanımız daralırmış gibi görünecek. Evren küçülmediği halde biz daha küçük bir bölgeyi görebileceğiz. Bu daralan görünümün içinde yalnızca Yerel Grup kalacak. Yerel Grup; Samanyolu, Andromeda ve birkaç küçük uydu galaksinin oluşturduğu, yerçekimi sayesinde birbirine bağlı bir topluluk. Karanlık enerjinin genişletici etkisine karşı bu bağlı yapı ayakta kalabiliyor, bu yüzden gelecekte erişebileceğimiz tek kozmik ada burası olacak.
Yaklaşık 100 milyar yıl sonra Yerel Grup dışındaki tüm galaksilerin ışığı öyle büyük dalga boylarına uzayacak ki tamamen görünmez hale gelecek. Bu galaksiler fiziksel olarak varlığını sürdürse bile bizim perspektifimizden tamamen silinmiş olacaklar. Evrenin geri kalanı karanlık bir perde arkasına çekilmiş gibi görünecek.
Daha da uzak gelecekte yıldız oluşumu yavaşlayacak ve neredeyse tamamen duracak. Çünkü yıldız oluşumu için gerekli olan gaz rezervleri zamanla tükeniyor. Yeni yıldızlar doğmazken mevcut yıldızlar da ömürlerini tamamlayacak. Kırmızı cüceler bile milyarlarca yıl sonra sönmeye başlayacak. Böylece galaksiler giderek daha soluk, daha karanlık hale gelecek.
Evrenin en uzak dönemlerinde sahnenin büyük kısmı kara deliklerin olacak. Yıldızlar tükendiğinde geriye daha çok karadelik, nötron yıldızı ve beyaz cüce kalacak. Ancak kara delikler bile ebedi değil. Hawking radyasyonu denilen süreçle son derece yavaş bir şekilde buharlaşarak yok olacaklar. Bu aşama tamamlandığında geriye yalnızca çok seyrek dağılmış parçacıklar ve enerji kırıntıları kalacak.
Bu nihai tabloya kozmolojide Büyük Donma veya Isı Ölümü deniyor. Bu durumda evren maksimum entropiye ulaşıyor. Enerjinin yoğun olduğu ve yoğun olmayan bölgeler arasındaki fark ortadan kalkıyor. Hiçbir fiziksel süreç için gerekli enerji yoğunluğu kalmadığından hareket, ışık, sıcaklık değişimi gibi bildiğimiz tüm dinamikler kayboluyor. Evren adeta donmuş, karanlık ve zamansız bir boşluk haline geliyor. Kozmik tarih, büyük bir başlangıçla açılan bu sahneyi sessiz bir karanlıkla kapatıyor.
