<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>PATOJEN &#8211; e-EĞLENCE</title>
	<atom:link href="https://www.e-eglence.org/tag/patojen/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.e-eglence.org</link>
	<description>e-YAŞAM</description>
	<lastBuildDate>Wed, 27 May 2026 15:19:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://www.e-eglence.org/wp-content/uploads/2020/08/cropped-eE-32x32.png</url>
	<title>PATOJEN &#8211; e-EĞLENCE</title>
	<link>https://www.e-eglence.org</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Geleceğin Pandemileri Nereden Çıkacak?</title>
		<link>https://www.e-eglence.org/gelecegin-pandemileri-nereden-cikacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[e-E]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 May 2026 15:19:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[e-BİLGİ]]></category>
		<category><![CDATA[e-SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[PANDEM]]></category>
		<category><![CDATA[PATOJEN]]></category>
		<category><![CDATA[VIRUS]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.e-eglence.org/?p=46726</guid>

					<description><![CDATA[Geleceğin pandemileri büyük ihtimalle daha önce tanınmayan bölgelerden, beklenmedik hayvan türlerinden veya henüz keşfedilmemiş viral soy hatlarından çıkacak. Geçmişte...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<style type="text/css">body.kc-css-system .kc-css-2263444 .rst_control_title,body.kc-css-system .kc-css-2263444 .rst_control_title a{color: #000000;}body.kc-css-system .kc-css-2263444 .style-1.rst-style-title .rst_control_title,body.kc-css-system .kc-css-2263444 .style-2.rst-style-title .rst_control_title,body.kc-css-system .kc-css-2263444 .style-3.rst-style-title .rst_control_title,body.kc-css-system .kc-css-2263444 .style-4.rst-style-title .rst_control_title,body.kc-css-system .kc-css-2263444 .style-5.rst-style-title .rst_control_title span,body.kc-css-system .kc-css-2263444 .style-5.rst-style-title .rst_control_title a{background: #f9be00;}</style>
<section class="kc-elm kc-css-585673 kc_row">
<div class="kc-row-container  kc-container">
<div class="kc-wrap-columns">
<div class="kc-elm kc-css-1286337 kc_col-sm-12 kc_column kc_col-sm-12">
<div class="kc-col-container">
<div class="kc-elm kc-css-2263444">
<div class="style-4 text-left rst-style-title">
<h1 class="rst_control_title" style="border-width: 1px;border-color: ;">
						Pandemilerin Arkasındaki Evrimsel Gerçek&#8230;					</h1>
</p></div>
</p></div>
</p></div>
</div>
</div>
</div>
</section>
<section class="kc-elm kc-css-2337923 kc_row">
<div class="kc-row-container  kc-container">
<div class="kc-wrap-columns">
<div class="kc-elm kc-css-3067441 kc_col-sm-12 kc_column kc_col-sm-12">
<div class="kc-col-container">
<div class="kc-elm kc-css-1862129 kc_text_block">
<p><span style="font-family: verdana, geneva; font-size: 10px;">18:06:40</span></p>
<h2><strong>Asıl Tehlike Bilinmeyen Patojenler mi?</strong></h2>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;"><span class="rst_dropcap rst_style_2" data-text="İ">İ</span>nsanlara bulaştığına dair geçmişte çok az kayıt bulunan yeni patojenler, küresel sağlık açısından sanıldığından daha büyük bir tehdit oluşturuyor. Uzun yıllardır bilinen ve zaman zaman hayvanlardan insanlara geçen virüsler çoğu zaman dikkatlerin merkezinde yer alsa da, bilim insanları artık asıl riskin “<strong>yeni ortaya çıkan</strong>” virüslerden gelebileceğini düşünüyor&#8230;</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;"> 2026 yılında <strong>PLOS Biology</strong> dergisinde yayımlanan kapsamlı bir çalışma da bu görüşü destekliyor. Araştırmaya göre, bilim dünyasının odağını yalnızca bilinen tehditlere değil, son dönemde türler arası bariyerleri aşmaya başlayan yeni virüslere çevirmesi gerekiyor. Çünkü geçmişte defalarca başarısız olmuş bulaşma girişimleri, bir virüsün insanlarda kalıcı yayılım oluşturma ihtimalinin aslında düşük olduğuna işaret edebiliyor.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Araştırmanın temel mantığı oldukça dikkat çekici: Bir virüs daha önce sayısız kez insanlara ulaşmaya çalışmış ancak sürdürülebilir yayılım oluşturamamışsa, bu durum onun evrimsel olarak insan vücuduna tam uyum sağlayamadığını gösteriyor olabilir. Buna karşılık, insanlık için tamamen yeni olan patojenler hakkında elimizde böyle bir “<strong>başarısızlık geçmişi</strong>” bulunmuyor. Yani bu virüslerin insanlarda etkili şekilde yayılıp yayılmayacağını önceden tahmin etmek çok daha zor hale geliyor. Bilim insanları bunu, “<strong>evrimsel kanıt eksikliği</strong>” olarak tanımlıyor.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Bu noktada tarihte yaşanan bazı büyük salgınlar önemli örnekler sunuyor. Kuduz virüsü, yüzyıllardır bilinen ve hayvanlardan insanlara sık sık bulaşabilen bir patojen olmasına rağmen, insandan insana yayılımı son derece nadir gerçekleşiyor. Dolayısıyla yüksek ölüm oranına rağmen küresel pandemi üretme kapasitesi sınırlı kalıyor. Buna karşılık <strong>HIV</strong> ortaya çıktığında insanlar için büyük ölçüde yeni bir tehditti ve kısa sürede etkili şekilde yayılmayı başardı. Benzer şekilde <strong>SARS-CoV-2</strong> de ilk tespit edildiği dönemde insan bağışıklık sisteminin daha önce karşılaşmadığı bir yapı taşıyordu. Bu yenilik faktörü, virüsün küresel çapta hızla yayılmasının en önemli nedenlerinden biri oldu.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Özellikle <strong>RNA</strong> virüsleri bu açıdan ayrı bir risk kategorisi oluşturuyor. Çünkü bu virüsler genetik kopyalama sırasında meydana gelen hataları düzeltme konusunda oldukça zayıf mekanizmalara sahip. Bu durum ilk bakışta dezavantaj gibi görünse de, aslında onların çok hızlı evrimleşebilmesini sağlıyor. Sürekli mutasyona uğrayan <strong>RNA</strong> virüsleri, farklı canlı türlerine daha kolay uyum sağlayabiliyor ve yeni konakçılara geçiş sırasında avantaj elde edebiliyor. İnfluenza virüsleri, koronavirüsler, <strong>HIV</strong> ve <strong>Ebola</strong> gibi birçok önemli salgın etkeninin <strong>RNA</strong> virüsü olması tesadüf değil.</span></p>
<p><strong><span style="font-family: verdana, geneva;">Bu virüslerin doğadaki taşıyıcıları da ayrı bir önem taşıyor. Yarasalar, geyik fareleri, kemirgenler ve domuzlar gibi hayvanlar, birçok tehlikeli virüsü herhangi bir hastalık belirtisi göstermeden taşıyabiliyor. “Rezervuar tür” olarak adlandırılan bu canlılar, virüslerin doğada sessiz şekilde dolaşmasına olanak sağlıyor. İnsanlar bu hayvanlarla doğrudan veya dolaylı temas kurduğunda ise türler arası sıçrama riski ortaya çıkıyor.</span></strong></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Son yıllarda çevresel bozulmanın hızlanması, bu riski daha da büyütmüş durumda. Ormansızlaşma, vahşi yaşam alanlarının daralması, plansız kentleşme ve yaban hayatı ticareti gibi insan faaliyetleri, insanlarla vahşi hayvanları her zamankinden daha yakın temas içine sokuyor. Daha önce izole kalan ekosistemlerin parçalanması, bilinmeyen virüslerin insan toplumlarına ulaşmasını kolaylaştırıyor. Özellikle tropikal bölgelerde yaşanan habitat kayıpları, zoonotik hastalık riskini ciddi biçimde artırıyor.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Bilim insanlarına göre mevcut küresel gözetim sistemlerinde de önemli eksiklikler bulunuyor. Halk sağlığı sistemleri çoğunlukla sık görülen bulaşmaları takip etmeye odaklanıyor. Ancak yeni ekolojik temas noktalarını ya da hızla evrimleşen viral değişimleri izlemek konusunda aynı başarı gösterilemiyor. Oysa geleceğin pandemileri büyük ihtimalle daha önce tanınmayan bölgelerden, beklenmedik hayvan türlerinden veya henüz keşfedilmemiş viral soy hatlarından çıkacak.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Geçmişte yaşanan bazı olaylar bu gerçeği açık biçimde ortaya koyuyor. 1993 yılında ABD’nin güneybatısında ortaya çıkan <strong>hantavirüs</strong> salgını, o döneme kadar bölgede büyük ölçüde bilinmeyen bir tehditti. Benzer şekilde 1998’de Malezya’da ortaya çıkan <strong>Nipah</strong> virüsü de daha önce insanlarda ciddi bir salgın oluşturduğu bilinmeyen bir patojendi. Her iki olay da, insan faaliyetleri ile hayvan rezervuarları arasındaki yeni temas biçimlerinin ne kadar tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini gösterdi.</span></p>
<blockquote>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Bu nedenle uzmanlar artık pandemi önleme stratejilerinin yeniden şekillendirilmesi gerektiğini savunuyor. Sadece mevcut tehditleri izlemek yeterli görülmüyor. Aynı zamanda insanların vahşi yaşamla kurduğu yeni temas alanlarının tespit edilmesi, yüksek riskli bölgelerin yakından izlenmesi ve hızla evrimleşen virüslerin genetik takibinin güçlendirilmesi gerekiyor. Başka bir ifadeyle, geleceğin salgınlarını önlemek için yalnızca bilinen düşmanlara değil, henüz tam anlamıyla tanımadığımız potansiyel tehditlere de odaklanmak zorundayız.</span></p>
</blockquote>
<h5 style="text-align: center;"><em> Bu içeriği beğendiyseniz lütfen çevrenizle paylaşınız&#8230;</em></h5>
</div>
<div class="kc-elm kc-css-2291297" style="height: 20px; clear: both; width:100%;"></div>
<div class="kc-elm kc-css-2758794 kc-raw-code">
<!-- This website uses the Simple Posts Ticker plugin v1.1.6 - https://wordpress.org/plugins/simple-posts-ticker/ --></p>
<div class="spt-container spt-border" style="border: dashed 3 #000000;border-radius: 0px;width: 100%;">
<div class="spt-label" style="float: left;margin: 0;padding: 0 10px;color: #ffffff;background-color: #dd0000;font-size: 100%;border-radius: 0px;">Arşivden</div>
<div class="spt-marquee" data-direction="left" data-duplicated="true" data-duration="5000" data-gap="0" data-speed="30" data-pauseOnHover="true" data-delayBeforeStart="200" data-startVisible="true" data-loop="1" style="width:auto;margin: 0;padding: 0;font-size: 100%;background-color: #f9be00;overflow: hidden;"><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/gelecegin-pandemileri-nereden-cikacak/">Geleceğin Pandemileri Nereden Çıkacak?</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/spor-sirasinda-kiyafet-seciminin-etkisi/">Spor Sırasında Kıyafet Seçiminin Etkisi</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/islemci-ve-ekran-kartlarinda-watt-gercegi/">İşlemci ve Ekran Kartlarında Watt Gerçeği</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/beynin-arka-plandaki-hayati/">Beynin Arka Plandaki Hayatı</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/new-orleans-sulara-teslim-olan-sehir/">New Orleans: Sulara Teslim Olan Şehir</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/kalbi-omur-boyu-ilacsiz-koruma-mumkun-mu/">Ömür Boyu İlaçsız Koruma Mümkün mü?</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/insan-beyni-kac-yasinda-yetiskinlesir/">İnsan Beyni Kaç Yaşında Yetişkinleşir?</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/buyuk-piramitin-sismik-savunmasi-sasirtti/">Büyük Piramit’in Sismik Savunması Şaşırttı</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/genetik-kopyalarin-siniri-ortaya-cikti/">Genetik Kopyaların Sınırı Ortaya Çıktı</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/parkinson-teshisinde-cigir-acan-araclar/">Parkinson Teşhisinde Çığır Açan Araçlar</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/yz-sanayi-devriminden-daha-buyuk-olabilir/">YZ, Sanayi Devriminden Daha Büyük Olabilir</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/dunyanin-en-olumcul-ikinci-hayvani/">Dünyanın En Ölümcül İkinci Hayvanı</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/topuk-dikeni-nedir/">Topuk Dikeni Nedir?</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/abdde-spor-yayinlarinda-kumar-patlamasi/">ABD&#8217;de Spor Yayınlarında Kumar Patlaması</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/atlar-icin-tarihi-gun/">Atlar İçin Tarihi Gün</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/kamusal-alan-mi-mahremiyet-ihlali-mi/">Kamusal Alan mı, Mahremiyet İhlali mi?</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/nasa-uzayin-en-guclu-cipini-gelistiriyor/">NASA, Uzayın En Güçlü Çipini Geliştiriyor</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/uzmanlardan-kritik-kene-uyarisi/">Uzmanlardan Kritik Kene Uyarısı</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/artik-neden-unlu-olduklari-belli-degil/">Artık Neden Ünlü Oldukları Belli Değil</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/gokyuzune-mudahale-plani/">Gökyüzüne Müdahale Planı</a></span></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</section>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tifolu Mary&#8217;nin Kirli Elleri</title>
		<link>https://www.e-eglence.org/tifolu-marynin-kirli-elleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[e-E]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 Mar 2024 11:43:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[e-BİLGİ]]></category>
		<category><![CDATA[e-HABER]]></category>
		<category><![CDATA[e-SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[EL]]></category>
		<category><![CDATA[HİJYEN]]></category>
		<category><![CDATA[PATOJEN]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.e-eglence.org/?p=29815</guid>

					<description><![CDATA[On yıllar boyunca hastanedeki ölüm istatistiklerini inceledi ve iki servisteki ölüm oranlarının 1841'den sonra farklılaştığını buldu. O dönemde servislerden birinde sadece ebeler...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<style type="text/css">body.kc-css-system .kc-css-2522868 .rst_control_title,body.kc-css-system .kc-css-2522868 .rst_control_title a{color: #000000;}body.kc-css-system .kc-css-2522868 .style-1.rst-style-title .rst_control_title,body.kc-css-system .kc-css-2522868 .style-2.rst-style-title .rst_control_title,body.kc-css-system .kc-css-2522868 .style-3.rst-style-title .rst_control_title,body.kc-css-system .kc-css-2522868 .style-4.rst-style-title .rst_control_title,body.kc-css-system .kc-css-2522868 .style-5.rst-style-title .rst_control_title span,body.kc-css-system .kc-css-2522868 .style-5.rst-style-title .rst_control_title a{background: #f9be00;}</style>
<section class="kc-elm kc-css-2075255 kc_row">
<div class="kc-row-container  kc-container">
<div class="kc-wrap-columns">
<div class="kc-elm kc-css-561151 kc_col-sm-12 kc_column kc_col-sm-12">
<div class="kc-col-container">
<div class="kc-elm kc-css-2522868">
<div class="style-4 text-left rst-style-title">
<h1 class="rst_control_title" style="border-width: 1px;border-color: ;">
						Hastalık Genellikle Enfeksiyonun Yararlı Bir İşaretidir&#8230;					</h1>
</p></div>
</p></div>
</p></div>
</div>
</div>
</div>
</section>
<section class="kc-elm kc-css-2175867 kc_row">
<div class="kc-row-container  kc-container">
<div class="kc-wrap-columns">
<div class="kc-elm kc-css-2961084 kc_col-sm-12 kc_column kc_col-sm-12">
<div class="kc-col-container">
<div class="kc-elm kc-css-3998132 kc_text_block">
<p><span style="font-family: verdana, geneva; font-size: 10px;">14:13:21</span></p>
<h2><strong>İnsan Eli İnanılmaz Bir Araç ve Ölümcül Bir Tehdittir</strong></h2>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;"><span class="rst_dropcap rst_style_2" data-text="E">E</span>llerimizin hastalıkları nasıl yaydığına dair kirli sır: <em>&#8220;Doktor Robert Eccles 1909&#8217;da, &#8220;Ellerimizin durumuna ilişkin dikkatsizlik kadar başkaları için tehlikeli bir yaşam eylemi yoktur,&#8221;</em> diyordu&#8230;</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Gerçekten de ciddiydi. New York&#8217;ta yayımlanan <strong>Dietetic and Hygienic Gazette</strong>&#8216;de yayımlanan yedi sayfalık &#8220;<strong>Kirli Eller</strong>&#8221; başlıklı yazısında <strong>Eccles</strong>, çağın en ölümcül suçlarından kirli parmakları sorumlu tutuyordu. Brooklyn&#8217;de yaşayan bu doktora göre, <em>&#8220;kurşunların, zehirlerin, tren kazalarının ve depremlerin toplamından&#8221;</em> daha fazla ölüme neden olan insan eli, masum hayatları saat başı söndüren bir kitle imha silahıydı. Ve <strong>Eccles</strong> buna karşı savaşıyordu. Elinde, 19. yüzyılın sonlarında altın çağını yaşayan bakteriyoloji alanındaki araştırmalardan elde ettiği bol miktarda mühimmatla, temizliğin elleri patojenlerin petri kaplarına dönüştürebileceğine dair bilimsel kanıtlar vardı. <strong>Eccles</strong>, <em>&#8220;Elleri hem zamanında hem de uygun şekilde arındırma alışkanlığı edinilmedikçe, mevcut koşullar altında bu insan sefaletinin azaltılması mümkün görünmüyor&#8221;</em> dedi.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-medium alignleft" src="https://www.e-eglence.org/wp-content/uploads/2024/03/Mary.jpg" alt="" width="400" height="315" />Doktorun öfkesinin ana hedefi, New York&#8217;un Doğu Nehri&#8217;ndeki North Brother Adası&#8217;nda zorunlu tecrit cezasını çekmekte olan <strong>Mary Mallon</strong> adlı özel bir aşçıydı, tıp dünyasının kötü şöhretli &#8220;<strong>Tifolu Mary</strong>&#8220;si. <strong>Mallon</strong>, 1900 yılından bu yana evlerde görülen yedi tifo salgınının kaynağı olarak tespit edildikten sonra 1907 yılında halk sağlığını tehdit eden bir kişi olarak tutuklanmıştır.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Epidemiyolojik kanıtlar, <strong>Mallon</strong>&#8216;un müşterilerine yemeklerini temiz olmayan ellerle hazırlayarak bulaştırdığını öne sürüyordu; <strong>Mallon</strong> bu suçlamayı reddetti. El hijyeninin kötü olduğunu inkar etmedi ama nasıl olup da birilerine bulaştırmış olabileceğini de anlayamadı. Tifo hastalığının uzun süreli yüksek ateş, baş ağrısı ve halsizlik gibi pek çok belirtisi vardır ve <strong>Mallon</strong>&#8216;da bunların hiçbiri görülmemiştir.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Hastalığa, 1890&#8217;larda iyi tanımlanmış ve teşhis testleriyle tanımlanabilen Salmonella typhi bakterisi neden olmaktadır. Tedavi edilmeyen tifo vakaların yüzde 30&#8217;una kadar ölümcül olabilir ve antibiyotiklerin ortaya çıkmasından önce Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde her yıl binlerce kişinin ölümüne neden oluyordu. Patojen yalnızca insanlara bulaşır ve genellikle Salmonella dolu idrar veya dışkı ile kirlenmiş gıda ve su yoluyla bulaşır. <strong>Mallon</strong>&#8216;un dışkısı üzerinde yapılan laboratuvar analizlerinde bol miktarda patojene rastlandığı ve banyodan mutfağa yaptığı yolculukların hiçbirinde sabun kullanmadığı göz önüne alındığında, hastalığı bu yolla yaymış olması muhtemeldir.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;"><strong>Mallon</strong>, 1910&#8217;da serbest bırakıldıktan sonra bile asemptomatik bir tifo taşıyıcısı olduğuna inanmayı reddetti. Yemek pişirmeye devam etti ama<strong> Eccles</strong>&#8216;ın önerdiği el yıkama alışkanlığını benimsemedi. Bu nedenle, sağlık yetkilileri onu tekrar takip ettiğinde kirli elleri nedeniyle karşılaştığı cezadan muhtemelen memnun kalmıştır. Kirli mutfağından dolayı daha fazla insanın hastalanması ve ölmesi üzerine 1915 yılında ikinci kez tutuklandı ve hayatının sonuna kadar sürecek bir cezaya çarptırılarak tecrit edildi.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;"><strong>Mallon</strong>&#8216;un hikayesi pek çok ders içeriyor ve kirli ellerin tehlikesi de bunlardan biri. Ancak bugün hâlâ hastalık riskleri sıklıkla fark edemediğimiz patojenleri ve bulaşma yollarını içeriyor. Virolog<strong> Matt Frieman</strong>&#8216;ın 2017 yılında bir çalıştayda bu noktaya etkili bir şekilde değindi. Çalıştaya katılan bilim insanları, araştırmalarını bir grup film yapımcısına sunmak ve tartışmak üzere davet edilmişlerdi ve <strong>Matt</strong>&#8216;in konusu bir Hollywood filmi için mükemmeldi: insanlarda yakın zamanda ortaya çıkan ölümcül virüsler. <strong>Matt</strong> sunumunu bitirdiğinde, bir film yapımcısı ona şu anda bu patojenler hakkında ne kadar endişelenmemiz gerektiğini sordu. Sesindeki telaşı duyabiliyordunuz. <strong>Matt</strong> hiç vakit kaybetmeden şu yanıtı verdi: <em>&#8220;Şu anda en acil tehdidimiz, tuvaletlerin yanındaki kurabiye kavanozundan kaynaklanan bir norovirüs salgını.&#8221;</em></span></p>
<blockquote>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Haklıydı. Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nin önde gelen bilimsel kuruluşlarından biri tarafından düzenlenen toplantı mekânında, küçük bir masanın üzerinde davetkâr bir kavanoz çikolatalı kurabiye vardı&#8230; doğrudan tuvaletlere giden ve gelen yolun üzerinde.</span></p>
</blockquote>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Salmonella typhi gibi norovirüs de genellikle kontamine gıda, su ve yüzeyler yoluyla yayılan bir bağırsak patojenidir. Dünyanın önde gelen gastroenterit (mide gribi olarak da bilinir) nedenlerinden biridir ve kısmen küçük bir dozun enfeksiyona neden olabilmesi nedeniyle son derece bulaşıcıdır. İnanılmaz bir şekilde, hasta bir kişi dışkısına ve kusmuğuna milyarlarca küçük norovirüs parçacığı dökebilir ve başka bir kişiye bulaştırmak için bu parçacıklardan sadece 18 tanesi yeterlidir. Norovirüs aynı zamanda yüksek oranda bulaşıcıdır çünkü ellerimizle her yere bulaşabilir.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Bir örnek için 2010 yılında Oregon kız futbol takımının geçirdiği son derece zorlu ve sıkıntılı geçen hafta sonuna bakalım. Eyalet dışındaki bir turnuvada otel odalarını paylaşırken, takımın birkaç üyesi akut gastroenterit hastalığına yakalandı. Hastalanan ilk kız &#8211; indeks hasta olarak adlandırılan &#8211; bir market poşetinin saklandığı tuvaleti kullanmıştı. Aslında poşete ya da içindekilere dokunmamış, bunun yerine kusarak, ishal olarak ve sifonu çekerek yüzeyleri kirletmiştir; bunların hepsi norovirüsleri aerosol haline getirerek havaya karışmasına neden olabilir. Endeks hastası ertesi sabah evine gitti, ancak o öğleden sonra takımın öğle yemeğinde market poşetindeki kurabiyeler, cipsler ve taze üzümler dağıtıldı. 48 saat içinde diğer yedi oyuncu ve refakatçi de hastalandı.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Hastalık genellikle enfeksiyonun yararlı bir işaretidir. Hastaya olduğu kadar bize de uzak durmamızı söyler. Ancak Salmonella typhi gibi norovirüs enfeksiyonları da hiçbir belirti göstermeden bulaşıcı olabilir. İnsanlar kendilerini hasta hissetmeye başlamadan önce veya daha iyi hissetmeye başladıktan haftalar sonra virüsü dışkılarına bulaştırabilirler. Bu nedenle el yıkama, bulaşmayı önlemenin en basit ve en etkili yollarından biridir. İkramları tuvaletlerden uzağa yerleştirmek de bir diğer yoldur.</span></p>
<p><strong><span style="font-family: verdana, geneva;">Ellerimiz nasıl çalışır?</span></strong><br /><span style="font-family: verdana, geneva;">Ellerimizi bu kadar çok kullanmasaydık, hastalık vektörleri olarak bu kadar iyi çalışmazlardı. Ve yapabilecekleri çok şey olmasaydı onları bu kadar çok kullanmazdık. Bu nedenle, insanların patojenlerin bulaşmasına nasıl yardım ettiğine dair bir tartışmaya girmeden önce, ellerimizi bu kadar yararlı kılan şeyin ne olduğunu düşünmekte fayda var.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Bir elinizi avuç içiniz aşağı bakacak şekilde bir yüzeye koyduğunuzda, başparmağınız ve parmaklarınızdaki falanks adı verilen 14 kısa kemiğin ve avucunuzda bileğinizle eklemleşen metakarpal adı verilen beş uzun kemiğin dış hatlarını seçebilirsiniz. Karpal adı verilen sekiz küçük bilek kemiği çoğunlukla dışarıdan görünmez. Bazılarının şekli şaşırtıcı derecede karizmatiktir ve bottan tekneye kadar yaygın nesnelerin minyatür formlarını andırır. Ancak yaptıkları işin sevimli bir yanı yoktur. Bu 27 kemik her bir ele sert, eklemli yapısını verirken, vücudun diğer unsurlarıyla bağlantı kuran ve beyinden gelen talimatları yerine getiren kaslar, tendonlar, bağlar, kan damarları ve sinirlerle birleşir ve çevrelenir. Bunlar birlikte, elinizin hareket etmesini sağlayan anatomik mimarinin kritik bileşenleridir.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Parmak uçlarınızın her birinde, tırnak olarak da bilinen, keratin adı verilen lifli proteinden oluşan, sürekli büyüyen, yarı saydam bir plaka vardır. Her ne kadar dekorasyon için güzel olsalar da, tırnaklarınız dokunma duyarlılığınızı da korur ve geliştirir. Elinizi ters çevirdiğinizde nasıl olduğunu daha iyi anlayabilirsiniz. Tırnaklar, parmak uçlarınızın her birinde, her elin alt tarafındaki birkaç avuç içi yastığına ek olarak beş parmak ucu yastığı olan fibrofatty et yastıkları için sert bir destek sağlar. Son derece buruşuk ve çatlaklı olan bu etli küçük sinir uçları yastıkları, tüm derideki en yüksek reseptör konsantrasyonlarından bazılarına sahiptir ve bu da onları duyusal uyaranlara karşı oldukça hassas hale getirir. Bir ya da iki dokunuşla deneyin ama dikkatli olun! Parmak ucu yaralanmaları, özellikle fiziksel tehlikelerin farkında olmadan çevrelerini keşfetmek için ellerini kullanan meraklı küçük çocuklarda potansiyel olarak zayıflatıcı ve yaygındır. Çocukluğun ötesinde bile, dokunma hissi ve beyne iletilen sıcaklık, doku ve titreşim algıları yoluyla parmaklar, çoğu insanın yaşamı boyunca dış dünyayla temas ve etkileşim kurması için çok önemlidir.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">İnsan eli, primatlar arasında büyük fark yaratan bazı küçük ayrımlara sahiptir. İnsan eli diğer canlı maymunlarınkinden yüksek başparmak-basamak oranıyla ayırt edilebilir, yani aynı eldeki parmaklara kıyasla ölçüldüğünde nispeten uzun bir başparmağımız vardır. Bu el oranlarının en büyük avantajlarından biri, başparmağımızın parmaklarımızdan herhangi biri ya da hepsiyle tam temas halinde ya da taban tabana zıt şekilde konumlandırılabilmesidir. Başparmak karşıtlığı insanlara özgü değildir ve aslında karşıt başparmak birçok primatın gelişmiş kavrama yeteneklerini kolaylaştırır. Ancak başparmağımızı diğerlerinden ayıran şey gücüdür. Modern insanlar, diğer primatlara kıyasla benzersiz bir kombinasyona ve daha fazla sayıda ön kol kasına sahip olmanın yanı sıra başparmağında da kayda değer bir kas yapısına sahiptir. Tüm bu özellikler, insanların diğer hayvanların, hatta yaşayan primat akrabalarımızın bile başaramadığı belirli manipülasyon türleri için nesneleri sıkıca ve hassas bir şekilde kavramasına olanak tanır.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Örneğin, bir kağıt parçasını başparmağınız ve işaret parmağınız arasında sıkıştırdığınızı düşünün. Bu tür güçlü, pedden ped&#8217;e hassas kavramayı düşünmeden ve kelimenin tam anlamıyla bir çırpıda kullanırız. Yine de bu, insan evriminde bir atılımdı. Diğer primatlar nesneleri tutarken ve kullanırken bazı hassas kavrama türleri sergilerler, ancak el anatomimizin izin verdiği türden etkili bir karşıtlıkla değil. İnsanlar tek bir elleriyle küçük ve narin nesneleri bile kolayca tutabilir ve manipüle edebilirken, parmaklarımızı nesnelerin şekline göre ayarlayabilir ve parmak ucu pedlerimizin yer değiştirmeleriyle onları yeniden yönlendirebilir. Nispeten uzun, güçlü başparmağımız ve düz tırnaklarımız (neredeyse tüm primatların sahip olduğu) dahil olmak üzere diğer anatomik özelliklerimiz bunu mümkün kılar. Sivri, kavisli pençelerle bir kitabın sayfasını köpek kulağıyla çevirmeye çalıştığınızı ve başaramadığınızı hayal edin.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">İnsan eli, eşsiz bir özellik kombinasyonuyla tarihi şekillendirmiştir. Hiç şüphe yok ki taş aletler, bu işi yapabilecek eller ve gerekli sinyalleri düzenleyip koordine edebilecek bir sinir sistemi olmadan insan teknolojisinin ve geçiminin temel taşı haline gelemezdi. Bir kayadan mızrak ucu ya da ok ucu yapmayı hiç denememiş olanlar için bile (ki bu çoğumuz için geçerli), bunun güçlü tutuşlar, sürekli döndürme ve yeniden konumlandırma ve başka bir sert nesneyle kuvvetli, dikkatli vuruşlar gerektireceği açıktır. Ve bunu yapanlar için bile kanlı bir iş olabilir.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Ancak el becerimiz yalnızca el anatomimiz tarafından belirlenmez. Beyin, omurilik ve karmaşık bir sinir sistemini içeren sinir sistemimiz, el hareketlerimiz üzerinde kontrol uygular. Aslında nörolojik faktörler, benzer ellere sahip primat türlerinin mekanik yeteneklerinde neden oldukça farklılık gösterebildiğini kısmen açıklayabilir. Örneğin, püsküllü kapuçin ve yaygın sincap maymununun her ikisi de yalancı-açılabilir başparmaklara sahiptir, ancak sadece kapuçin nispeten bağımsız parmak hareketleri ve küçük nesneleri alma ve aletleri manipüle etmede hassas kavrama sergiler. Bunun nedeni nöroanatomilerindeki işlevsel farklılıklar olabilir.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Elbette, günümüzde insanların dokunduğu en yaygın nesne bir ekrandır. Ve parmaklarımızın dokunma hareketleri benzersiz bir insan yeteneğidir, çünkü başka hiçbir primat parmaklarını bizim kadar hızlı ve bağımsız hareket ettiremez. Burada yine olağanüstü insan beynine teşekkür edebiliriz çünkü normal parmak vurma hareketi merkezi sinir sistemimizin farklı bölümlerinin işlevsel bütünlüğünü gerektirir. Dahası, tekrarlayan hızlı parmak vurma, üst ekstremitelerin ince motor kontrolünün yaygın bir testi olmasının yanı sıra nörodejeneratif hastalık ve travmatik beyin hasarının potansiyel etkilerini değerlendirmenin standart bir yoludur.</span></p>
<blockquote>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Akıllı telefonlar ve bilgisayarlar gibi bilgi teknolojilerini kullanmamız genellikle dünyanın parmaklarımızın ucunda olması olarak tanımlanır. Ancak bu metafor mikroplar söz konusu olduğunda da anlamlıdır.</span></p>
</blockquote>
<p><strong><span style="font-family: verdana, geneva;">Mikroplar ve ellerimiz</span></strong><br /><span style="font-family: verdana, geneva;">İnsan vücudundaki ve üzerindeki mikropların büyük çoğunluğu kalıcı ama zararsız kolonicilerdir. Elimizdekiler de istisna değildir.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Parmak uçlarımızdaki mikropların çoğu insan sağlığı için önemli faydalar sağlar. Örneğin, çoğu bakteri olan cilt mikrobiyotasının temel işlevlerinden biri asit direncidir. Bu mikroplar cildin asitliğini düzenleyerek, vücuttan su ve elektrolit kaybını önleyen güçlü bir geçirgenlik bariyerinin korunmasına yardımcı olurlar; bu da bizim gibi karasal hayvanlarda yaşam için bir gerekliliktir.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Cilt bariyerimiz ayrıca patojenler, alerjenler ve kimyasallar gibi dış maddelerin vücudu istila etmesini engelleyerek bulaşıcı hastalıkları ve alerjileri önler.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">En azından bariyerin bu şekilde çalışması gerekiyor. Ancak ciltle temas eden veya ciltte bulunan mikropların çoğu normalde enfeksiyon oluşturamasa da, bir kesik, sıyrık, yanık veya ısırıktan kaynaklanan ciltteki herhangi bir yırtık, memeli bir konağın enfekte kanından gelen Ebola virüsü veya bir sivrisinek vektörünün enfekte tükürüğünden gelen Zika virüsü gibi istilacı bir patojenin giriş noktası olabilir.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Ancak ellerimizin bulaşıcı hastalıkların yayılmasında rol oynadığı en sık görülen yollar bunlar değildir. Daha ziyade, <strong>Mary Mallon</strong>&#8216;ın kariyeri boyunca yaptığı gibi, ellerimiz patojenlerin kontamine nesneler ve yüzeyler yoluyla insanlar arasında dolaylı olarak bulaşmasında kritik öneme sahiptir. Fomit olarak adlandırılan bu riskli nesneler her yerdedir: telefonlar, musluklar, kapı kolları, asansör düğmeleri, bulaşık bezleri, mutfak eşyaları, yiyecekler, aklınıza ne gelirse. Bunlara ve üzerlerindeki mikroplara kelimenin tam anlamıyla her zaman dokunuyoruz.</span></p>
<blockquote>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Çocukların açık havada oyun oynarken nesnelere ve yüzeylere saatte 600&#8217;den fazla kez dokunması ebeveynleri şaşırtmayacaktır. Aynı zamanda, bu küçük kaşifler saatte yaklaşık 20 kez kendi ağızlarına veya bir başkasının ağzına dokunabilirler. Ancak yetişkinler de bunu oldukça fazla yapıyor. Yaşımız ya da cinsiyetimiz ne olursa olsun, günde 800 kez yüzümüze dokunabiliriz. Dokunma genellikle otomatik ve bilinçsiz bir hareketten kaynaklanır ve bu nedenle bir istisna olduğunuzu düşünüyorsanız, sadece hatırlamıyor olabilirsiniz. Örneğin, kişiler arası etkileşimler sırasında sözel olmayan davranışları hatırlamaları istendiğinde, bir çalışmanın denekleri, kaç tane kendi kendine dokunma yaptıklarını tahmin etmede en düşük doğruluğu göstermiştir.</span></p>
</blockquote>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Ağız, burun ve gözlerle el teması -bulaşıcı hastalık araştırmacıları tarafından bazen yüzün T bölgesi olarak adlandırılır- yüze dokunmanın en riskli türüdür. Bunun nedeni, bu yapıları çevreleyen mukoza zarlarının mikropların hastalığa neden olduğu süreç olan mikrobiyal patogenez için evreleme alanı olarak hizmet edebilmesidir. İnsanların halka açık yerlerde T bölgelerine saatte yaklaşık sekiz kez dokundukları gözlemlenmiştir ve bu sayı çocuklar için neredeyse iki katına çıkmaktadır. Tıbbi ofislerde, bazı sağlık çalışanları, klinisyenler bunu biraz daha az sıklıkta yapsa da, insanların halka açık yerlerde yaptıklarıyla aynı sıklıkta T bölgesine dokunmaktadır. Ancak ister inanın ister inanmayın, tıp öğrencileri daha da kötü olabilir. Bir çalışmada, enfeksiyon kontrolü ve bulaşma önlemleri dersini tamamladıktan sonra ders dinlerken saatte 23 kez yüzlerine dokundukları gözlemlenmiştir. Ve bu dokunuşların neredeyse yarısı mukoza ile teması içeriyordu.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Fomitler ve mukoza ile el teması potansiyel olarak tehlikeli bir kombinasyondur. Patojenlerle enfekte olan kişiler bunları vücutlarından tükürük, mukus, kan, idrar ve dışkının yanı sıra damlacıklar ve aerosoller şeklinde solunum salgılarıyla dışarı atabilir. Bu patojenler, patlayıcı bir hapşırık veya sıradan bir dokunuş gibi çeşitli yollarla fomitlerin üzerinde birikebilir veya onlara aktarılabilir. Daha sonra patojenler, patojen, fomit ve çevresel koşullarla ilgili değişkenlere bağlı olarak bazı durumlarda birkaç saatten diğerlerinde birkaç aya kadar değişen sürelerde fomitlerde hayatta kalabilir ve bulaşıcı kalabilir. Birçok insan bu olasılıkları Covid-19 salgını sırasında, sağlık yetkililerinin ilk tavsiyeleri arasında ellerin yıkanması, yüzeylerin temizlenmesi ve yüze dokunulmaması yer aldığında farkına varmıştır.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">SARS-CoV-2 bunlardan biri gibi görünmese de, bazı patojenlerin fomit ve elden ele temas yoluyla yayılma olasılığı diğerlerine göre daha yüksektir.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Salmonella typhi, norovirüs ve poliovirüs gibi genellikle fekal-oral bulaşma yolunu izleyen bazı gastrointestinal patojenler için durum böyledir. Vibrio cholerae (koleraya neden olan bakteri) ve Escherichia coli (türüne bağlı olarak çeşitli enfeksiyonlara neden olabilen bakteri) gibi diğerlerinin gıda ve suyun dışkı yoluyla kontaminasyonu yoluyla yayılma olasılığı daha yüksektir.</span></p>
<blockquote>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Ancak soğuk algınlığının başlıca nedeni olan rinovirüs gibi bazı solunum yolu patojenleri için de fomit aracılı bulaşma endişe kaynağıdır. Bir çalışmada, bir bireyin parmaklarındaki rinovirüsün yaklaşık yüzde 14&#8217;ünün kapı kolu veya musluk yoluyla, yarısının ise elden ele temas yoluyla başka bir bireye aktarıldığı bulunmuştur. Ayrıca, bir başka çalışmada, bir otelde bir gece kaldıktan sonra, doğal rinovirüs soğuk algınlığı olan yetişkinlerin, kalemler, ışık anahtarları, uzaktan kumandalar ve telefonlar gibi test edilen 150 çevresel alanın yaklaşık yüzde 35&#8217;ini kirlettiği bulunmuştur.</span></p>
</blockquote>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Denemelerin üçte birinde, çalışmaya katılanlar bu yüzeyleri kirlettikten 18 saat sonrasına kadar virüsü dolaylı olarak başkalarının parmak uçlarına bulaştırmıştır. Bu el hijyeni için önemli bir argümandır.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Ve bu argüman <strong>Mallon</strong>&#8216;dan çok daha öncesine dayanmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">1847 yılında Macar doktor <strong>Ignaz Semmelweis</strong> kendisine &#8220;<strong>el hijyeninin babası</strong>&#8221; unvanını kazandıracak müdahaleleri tasarladığında, tıp disiplini bir devrimin eşiğindeydi. Cerrahlar hastaları ameliyat ederken genel anestezi kullanmaya yeni başlamıştı ve bu sayede hastalar daha önce hiç olmadığı kadar ağrısız ameliyatlar geçirebiliyordu. Anestezi aynı zamanda ilk kez 1845 yılında, anne ölümlerinin çok yaygın olduğu bir dönemde doğum için kullanıldı; genel olarak 19. yüzyılda doğan her bin bebek için on kadar anne ölüyordu. Anne ölümlerinin başlıca nedenlerinden biri, daha sonra Streptococcus pyogenes bakterisinin neden olduğu anlaşılan lohusa humması ya da lohusa ateşi olarak bilinen doğumla ilişkili septisemiydi. 1841 ve 1847 yılları arasında, Semmelweis&#8217;in çalıştığı Viyana&#8217;daki hastanede anne ölümlerinin yüzde 16&#8217;sından lohusalık humması sorumluydu. Ancak anneler hastanenin doğum servislerinden birinde diğerine kıyasla çok daha sık ölüyordu. <strong>Semmelweis</strong> bunun nedenini ve nasılını anlamak için bir fırsat yakaladı.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">On yıllar boyunca hastanedeki ölüm istatistiklerini inceledi ve iki servisteki ölüm oranlarının 1841&#8217;den sonra farklılaştığını buldu. O dönemde servislerden birinde sadece ebeler görev yapıyordu. Diğerinde ise doğumlar tıp öğrencileri ve doktorlar tarafından gerçekleştiriliyor, ayrıca yakındaki bir odada otopsi yapılıyordu. Hastanenin patologlarından birinin bir otopsi sırasında neşterinin kayması sonucu lohusa hummasına benzer bir hastalığa yakalanarak ölmesinin ardından <strong>Semmelweis</strong> kadavra bağlantısını kurdu.</span></p>
<blockquote>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Tıp öğrencilerinin ve kadın doğum uzmanlarının ellerindeki kadavra parçacıklarını hamile hastalarına bulaştırarak lohusa hummasına neden oldukları sonucuna varan <strong>Semmelweis</strong>, bazı sert protokoller oluşturdu. Herkesin otopsi odasından çıktıktan sonra ve bir hastayla temas etmeden önce ellerini klorlu kireç solüsyonuyla ovması gerekiyordu. Neden klorlu kireç? Çünkü <strong>Semmelweis</strong>, sabun ve suyun otopsi sonrası ellerden bulaşma suçlularını temizlemek için yeterince güçlü olmadığını düşünüyordu ve klorlu kireç solüsyonu hastanedeki temizlik personeli tarafından kullanılan en güçlü üründü.</span></p>
</blockquote>
<h5 style="text-align: center;"><em> Bu içeriği beğendiyseniz lütfen çevrenizle paylaşınız&#8230;</em></h5>
</div>
<div class="kc-elm kc-css-1737370" style="height: 20px; clear: both; width:100%;"></div>
<div class="kc-elm kc-css-473288 kc-raw-code">
<!-- This website uses the Simple Posts Ticker plugin v1.1.6 - https://wordpress.org/plugins/simple-posts-ticker/ --></p>
<div class="spt-container spt-border" style="border: dashed 3 #000000;border-radius: 0px;width: 100%;">
<div class="spt-label" style="float: left;margin: 0;padding: 0 10px;color: #ffffff;background-color: #dd0000;font-size: 100%;border-radius: 0px;">Arşivden</div>
<div class="spt-marquee" data-direction="left" data-duplicated="true" data-duration="5000" data-gap="0" data-speed="30" data-pauseOnHover="true" data-delayBeforeStart="200" data-startVisible="true" data-loop="1" style="width:auto;margin: 0;padding: 0;font-size: 100%;background-color: #f9be00;overflow: hidden;"><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/evrendeki-en-parlak-nesne/">Evrendeki En Parlak Nesne!</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/oldukten-sonra-geri-gelecek/">Öldükten Sonra Geri Gelecek</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/youtubeda-muskin-izinde-ilerliyor/">YouTube da Musk&#8217;ın İzinde İlerliyor</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/kagit-fabrikalari-kuresel-sahte-bilim-dalgasi/">Küresel Sahte Bilim Dalgası</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/bbc/">Maillerinizdeki Casuslar</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/bu-tekerlekli-ev-uc-kati-buyuyor/">Bu Tekerlekli Ev Üç Katı Büyüyor</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/bocek-beyninin-ayrintili-semasi/">Böcek Beyninin Ayrıntılı Şeması</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/telefonunuzda-daha-guvenli-klavye/">Telefonda Daha Güvenli Klavye</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/avrupanin-en-buyuk-teknoloji-kampusu/">Avrupa&#8217;nın En Büyük Teknoloji Kampüsü</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/bu-baska-bir-makarna/">Bu Başka Bir Makarna</a></span></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</section>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Virüs Avcıları Erken Uyarı Sistemi Peşinde</title>
		<link>https://www.e-eglence.org/virus-avcilari-erken-uyari-sistemi-pesinde/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[e-E]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 Mar 2024 22:12:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[e-BİLGİ]]></category>
		<category><![CDATA[e-HABER]]></category>
		<category><![CDATA[e-SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[PATOJEN]]></category>
		<category><![CDATA[Salgın]]></category>
		<category><![CDATA[VIRUS]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.e-eglence.org/?p=29607</guid>

					<description><![CDATA[Virüs avcılığındaki nihai hedef bir erken uyarı sistemidir: bir hastalık salgınını tetikleyebilecek bir patojeni, bunu yapma şansı bulmadan önce bulmak. Bilim insanlarına göre işin anahtarı...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<style type="text/css">body.kc-css-system .kc-css-3237126 .rst_control_title,body.kc-css-system .kc-css-3237126 .rst_control_title a{color: #000000;}body.kc-css-system .kc-css-3237126 .style-1.rst-style-title .rst_control_title,body.kc-css-system .kc-css-3237126 .style-2.rst-style-title .rst_control_title,body.kc-css-system .kc-css-3237126 .style-3.rst-style-title .rst_control_title,body.kc-css-system .kc-css-3237126 .style-4.rst-style-title .rst_control_title,body.kc-css-system .kc-css-3237126 .style-5.rst-style-title .rst_control_title span,body.kc-css-system .kc-css-3237126 .style-5.rst-style-title .rst_control_title a{background: #f9be00;}</style>
<section class="kc-elm kc-css-2298111 kc_row">
<div class="kc-row-container  kc-container">
<div class="kc-wrap-columns">
<div class="kc-elm kc-css-1947980 kc_col-sm-12 kc_column kc_col-sm-12">
<div class="kc-col-container">
<div class="kc-elm kc-css-3237126">
<div class="style-4 text-left rst-style-title">
<h1 class="rst_control_title" style="border-width: 1px;border-color: ;">
						Dünyadaki Tüm Laboratuvarları Birbirine Bağlıyor&#8230;					</h1>
</p></div>
</p></div>
</p></div>
</div>
</div>
</div>
</section>
<section class="kc-elm kc-css-4214200 kc_row">
<div class="kc-row-container  kc-container">
<div class="kc-wrap-columns">
<div class="kc-elm kc-css-671031 kc_col-sm-12 kc_column kc_col-sm-12">
<div class="kc-col-container">
<div class="kc-elm kc-css-64949 kc_text_block">
<p><span style="font-family: verdana, geneva; font-size: 10px;">00:37:26</span></p>
<h2><strong>Ortaya Çıkan Patojenlerin Keşfedilmemiş Dünyası</strong></h2>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;"><span class="rst_dropcap rst_style_2" data-text="V">V</span>irüs avcıları salgınları erken tespit edebilmek için su, toprak ve havadaki çevresel DNA örneklerini inceliyor. Her şey <strong>Christopher Mason</strong>&#8216;ın 3 yaşındaki kızının bir metro direğini yalamasıyla başladı. Her ebeveyn gibi o da dehşete düşmüştü ama aynı zamanda büyük bir merak içindeydi: Her gün sayısız yolcunun tuttuğu metal bir boruya ne tür mikroplar yapışıyor olabilirdi?..</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;"><strong>Weill Cornell Medicine</strong>&#8216;de genetikçi olan <strong>Mason</strong>, kısa süre sonra bu soruyu takıntı haline getirdi. Yeni yürümeye başlayan çocuğunun bu berbat durumu, New York&#8217;un kentsel ormanında 8 milyondan fazla insanla birlikte yaşayan bakteri, mantar ve virüslerin dünyasını ortaya çıkarmak için bir yolculuğa çıkmasına ilham verdi.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;"><img decoding="async" class=" alignleft" src="https://www.e-eglence.org/wp-content/uploads/2024/03/Christopher-Mason.jpg" alt="" width="157" height="147" />2013 yılında, lateks eldivenler, şişeler ve steril Q uçlarıyla dolu sırt çantalarını omuzlayan küçük bir öğrenci ordusunu araştırmaya göndermeye başlayan bir proje başlattı. Şehirdeki her açık metro durağında turnikeleri, bankları ve büfeleri örneklediler. Bu, Mars ya da derin deniz kanyonu gibi, hem tanıdık hem de bilinmeyen yaşam formlarıyla dolu, büyük ölçüde keşfedilmemiş bir araziye yapılan bir keşif gezisiydi.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Örnekleyiciler çevresel DNA ya da eDNA olarak adlandırılan ve tüm insanların, hayvanların ve mikroorganizmaların günlük yaşamlarını sürdürürken doğal olarak döktükleri ve genetik parmak izlerini bıraktıkları hücre çeşitliliğini temsil eden bir örnekleme yapıyorlardı. Bilim insanları, tüm şehrin görünmeyen biyolojik çeşitliliğini &#8211; mikrobiyomu &#8211; kademeli olarak ölçtü ve haritaladı. 2015 yılında, neredeyse yarısı daha önce bilim tarafından bilinen 1.600&#8217;den fazla farklı mikrop türü bulduklarını bildirdiler. Çoğu zararsızdı, insan derisi ve gastrointestinal sistemle ilişkiliydi. Yaklaşık yüzde 12&#8217;si bilinen patojenlerdi; bunlar arasında Bubonik veba ve şarbona benzer genom parçaları da vardı, ancak bu küçük parçaların herhangi birini hasta edebileceğine dair bir kanıt yoktu. New York&#8217;un yeraltında gizlenen yeni ölümcül virüsler bulamamışlardı &#8211; henüz.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Dört yıl sonra, 2019&#8217;un sonlarında, <strong>Mason</strong> ve meslektaşları Çin&#8217;de dolaşan gizemli bir zatürre benzeri hastalık hakkında bir şeyler duymaya başladılar. <em>&#8220;Hemen endişelenmedik&#8221;</em> diyor <strong>Mason</strong> ve ekliyor: <em>&#8220;Ancak Ocak ayına gelindiğinde hastalığın okyanusu aşıp yayıldığı anlaşıldı.&#8221;</em> Birdenbire metro temizleyicileri, Covid-19&#8217;un sadece transit sistemlerde değil, hastanelerde ve atık sulardaki varlığını da izleyen ön saflardaki çalışanlar haline geldi. <em>&#8220;Mason, &#8220;Her yerde kullanılabilecek protokoller ve araçlarla yeni bir tıbbi odağımız vardı&#8221;</em> dedi.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Bugün Covid-19 yaklaşık 80.000 New Yorklunun, neredeyse 1,2 milyon Amerikalının ve dünya çapında yaklaşık 7 milyon insanın ölümüne neden oldu. Pandemi, bilim insanlarının çevrede genetik iz bırakan organizmaları hızlı bir şekilde karakterize etmelerine olanak tanıyan yeni teknolojiler için bir itici güç oluşturdu. Şehirleri yerle bir eden kasırgaların hava durumu gözetimi ve bina mühendisliği alanındaki yenilikleri körüklemesine benzer şekilde, pandemi de patojen avcılığı biliminin ilerlemesine yardımcı oldu.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Son 15 yılda dizileme, bilgisayar teknolojisi ve metagenomik &#8211; birden fazla organizmadan DNA çalışması &#8211; geliştikçe eDNA araştırma alanı mantar gibi çoğaldı. Artık dünyanın dört bir yanındaki bilim insanları bir bardak topraktan, bir şişe sudan ve hatta bir nefes havadan örnek alıp binlerce mikrobiyal tür için mevcut eDNA&#8217;yı inceleyebiliyor. Alanın geneli gizlilik ve teknik sınırlamalarla ilgili endişelerle karşı karşıya olsa da, birçok bilim insanı ortaya çıkan patojenlerin erken teşhisi için bir fırsat görüyor. Atık su gözetimi, nüfus düzeyindeki virüs artışlarını izlemek için en gelişmiş yöntemdir, ancak diğer alanlar da bunu yakalamaktadır. Sonuç olarak, sağlık yetkilileri bir salgını tespit etmeye ve hızla kontrol altına almak için adımlar atmaya daha hazır hale geliyor.</span></p>
<blockquote>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Uzmanlar, teknolojinin yakında o kadar gelişebileceğini söylüyor ki, yüksek riskli bir alandan (bir ıslak pazar, bir hastane, bir konferans oteli) filtrelenen hava gibi çevresel bir örnek, tehdit edici bir patojenin mevcut olup olmadığını bildirecek taşınabilir bir cihazda otomatik olarak sıralanabilir. Araştırmacılar, patojenlerin ve diğer mikropların hızlı bir şekilde tanımlanmasına yardımcı olmak için genomik veri tabanlarını kullanıyor. Kamboçya&#8217;da kâr amacı gütmeyen bir araştırma kurumu olan<strong> Institut Pasteur du Cambodge</strong>&#8216;da virolog olan <strong>Erik Karlsson</strong>, bilim insanlarının <em>&#8220;bu yüksek riskli arayüzleri gerçek zamanlı olarak izleyebilmeye&#8221;</em> yaklaştıklarını söyledi.</span></p>
</blockquote>
<p><em><strong><span style="font-family: verdana, geneva;">&#8220;Hapşırıktan kurtulmaya çalıştığımızı söylemekten hoşlanıyoruz.&#8221;</span></strong></em></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Virüs avcılığındaki nihai hedef bir erken uyarı sistemidir: bir hastalık salgınını tetikleyebilecek bir patojeni, bunu yapma şansı bulmadan önce bulmak. Bilim insanlarına göre işin anahtarı, hayvanların ve insanların iç içe geçtiği yüksek riskli bölgeleri izlemek. Bu yerler genellikle insanların yaşadığı alanlar ile tropik ormanlar arasındaki sınırlarda, insanların yiyecek, evcil hayvan ve ilaç malzemeleri için hayvanları avladıkları ve yakaladıkları yerlerde ya da hayvanların tüketim için kesildiği pazarlarda bulunuyor.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Kamboçya&#8217;nın canlı kuş pazarlarında kuş gribi ve diğer patojenleri izleyen <strong>Karlsson</strong>, <em>&#8220;Hapşırıktan kurtulmaya çalıştığımızı söylemekten hoşlanıyoruz&#8221;</em> dedi. Bu, potansiyel olarak tehdit edici patojenleri insanlara sıçramadan ya da farklı bir hayvan türüne geçip salgına neden olmadan önce tespit etmeye çalıştıkları anlamına geliyor. <em>&#8220;Bunun önüne geçebilmek istiyoruz&#8221;</em> diyor.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Araştırmalar, 21. yüzyılda ortaya çıkan bulaşıcı hastalıkların yüzde 70&#8217;inden fazlasının &#8211; Ebola, HIV ve mpox (eski adıyla maymun çiçeği) dahil &#8211; vahşi yaşamdan insanlara sıçradığını gösteriyor. Dahası, son 80 yılda zoonotik hastalıkların vahşi yaşamdan insanlara sıçramasında önemli bir artış olmuştur. Bu olaylar genellikle &#8220;yayılma&#8221; olarak bilinir.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Araştırmalar, hastalığın yayılmasından önce genellikle uzak bir yerde meydana gelen temel bir olgu olduğunu göstermektedir: ormanların yok edilmesi.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Ormanlar kereste, tarım ve insan gelişimi için kesildikçe, bitişik bölgelerde yaşayan ve çalışan insanlar yiyecek olarak kullanılacak veya evcil hayvan olarak satılacak &#8211; bazen yasadışı olarak &#8211; veya tıbbi ürünlere dönüştürülecek hayvanları avlamakta ve temizlemektedir. Hayvanlarla ilgilenenler yeni patojenlere maruz kalabilir. Bu patojenlerden birinin insana geçip geçmemesi ve bir salgını tetikleyip tetiklememesi, virüsün nasıl geliştiği ve insan bağışıklığı da dahil olmak üzere çeşitli faktörlere bağlıdır.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Afrika ve Güneydoğu Asya&#8217;daki ormanlık alanlar, daha önce bozulmamış vahşi doğanın geniş alanlarının ağaçlandırıldığı yerler, hayvan kaynaklı veya zoonotik hastalıkların ortaya çıkması için önde gelen sıcak noktalar arasındadır. Dünya Sağlık Örgütü&#8217;ne göre Afrika&#8217;da son on yılda zoonotik salgınların sayısında yüzde 63&#8217;lük bir artış yaşandı. Bu salgınlar arasında Ebola, viral hemorajik ateş, dang, şarbon, veba ve mpox yer almaktadır.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Ebola bu grup içinde en meşhur ve en korkulanlardan biridir. İlk olarak 1976&#8217;da keşfedilen virüs, bağışıklık sistemine saldırarak öldürür, aşırı hızlanmasına neden olur, kan damarı duvarlarına o kadar ciddi zarar verir ki atardamarlar, toplardamarlar ve kılcal damarlar kan sızdırmaya başlar, tıbbi şoka ve organ yetmezliğine neden olur.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">En yaygın Ebola salgını Aralık 2013&#8217;te, bir yarasada yaşayan virüsün bir şekilde Gine&#8217;nin güneyinde <strong>Emile Ouamouno</strong> adında 18 aylık bir çocuğa bulaşmasıyla başladı. <strong>Ouamouno</strong> &#8211; &#8220;<span style="text-decoration: underline;">sıfırıncı hasta</span>&#8221; &#8211; ateşten muzdaripti, kanla kararmış dışkı çıkarıyordu ve kusuyordu. Birkaç gün içinde öldü ve onu hemen annesi, küçük kız kardeşi ve büyükannesi takip etti.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Kısa süre sonra hastalık, yaklaşık 350.000 nüfuslu Guéckédou&#8217;da ortaya çıktı ve dünya sağlık yetkililerini bir Ebola salgını konusunda uyardı. Nihayetinde salgın Sierra Leone, Liberya, Nijerya ve Amerika Birleşik Devletleri de dahil olmak üzere altı ülkeye daha yayıldı ve Dallas, Teksas&#8217;ta üç vaka görüldü. Salgın 2016 yılında sona erdiğinde 11.300&#8217;den fazla kişinin ölümüne ve 28.600 kişinin de hastalanmasına neden olmuştu.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;"><strong>Eeva Kuisma</strong>, kâr amacı gütmeyen küresel bir koruma grubu olan <strong>Wildlife Conservation Society</strong> için çalışan bir veteriner bilimci. Kongo Cumhuriyeti&#8217;nde, orman çevresinden DNA örneklemesine dayalı Ebola ve diğer hastalıklar için ilk uzun vadeli gözetim programı olabilecek bir projeyi genişletmek için çalışıyor. Araştırma, araştırmacıların kırsal toplulukları ziyaret ederek Ebola virüsü ve diğer hayvan kaynaklı hastalıkların tehlikeleri ve maruz kalma riskinin nasıl en aza indirileceği hakkında bilgi verdiği devam eden bir halk eğitimi ve hastalık gözetim programına dayanıyor. Avcılar ve toplayıcılar, ormanda gördükleri hayvan leşlerini bir yardım hattına bildirmeleri için teşvik ediliyor. Program şu ana kadar 290&#8217;dan fazla köyde 5.800 avcının katılımını sağladı.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;"><strong>Kuisma</strong>&#8216;nın başlattığı yeni çalışmanın bir parçası olarak, araştırma ekipleri her beş yılda bir 12 ay boyunca 8 milyon dönümden fazla ormanda sistematik kesitler halinde yürüyecek. Yolları boyunca hayvan leşlerinden ve dışkılarından eDNA örnekleri alacaklar.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Goril ve şempanzelerden nehir domuzları ve antiloplara kadar geniş bir hayvan yelpazesini temsil eden örnekler, Ebola ve diğer patojenler açısından test ediliyor. <strong>Kuisma</strong> ve meslektaşları, DNA analizindeki en son gelişmeleri kullanarak genetik materyali DNA dizilerinden oluşan bir veri tabanıyla karşılaştırıyor ve bakterilerden patojenlere ve virüslere kadar birçok mikroorganizmanın kimliğini ortaya çıkarıyor.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;"><strong>Kuisma</strong>, projeden elde edilecek uzun vadeli verilerin, büyük peyzaj değişiklikleri zemininde Ebola veya diğer patojenlerin ortaya çıkışını izlemek için değerli olabileceğini söyledi. Bunun bir örneğinin Kongo, Çad ve Orta Afrika Cumhuriyeti&#8217;ni birbirine bağlayan 1,7 milyar dolarlık bir yol projesi olduğunu belirten Kuisma, &#8220;Bu bölgeler şimdiye kadar gerçekten el değmemiş yağmur ormanlarıydı&#8221; dedi.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Araştırma için henüz erken, ancak Ebola virüsü için devam eden çevresel örnekleme bir gün bir yayılmayı kısa devre yaptırabilir ve hayat kurtarabilir. <strong>Kuisma</strong>, <em>&#8220;Örneğin dışkıdan ya da leşlerden hayvan popülasyonunda aktif bir salgın olduğuna dair göstergeler elde edersek, insanları bilgilendirebilir, onları bu konuda uyarabilir ve leşleri yememeleri, ellerine almamaları ve onlara dokunmamaları konusunda eğitebiliriz&#8221;</em> dedi.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Geçtiğimiz yüzyıl boyunca Güneydoğu Asya, zoonotik hastalıkların ortaya çıktığı bir başka önemli nokta olmuştur, ancak son zamanlarda yayılma riski artmıştır. Nüfus artışı, ormansızlaşma, iklim değişikliği ve kümes hayvancılığı ile domuz yetiştiriciliğinin yaygınlaşması, Orta Doğu Solunum Sendromu, Zika virüsü ve Yüksek Patojenik Kuş Gribi ya da HPAI dahil olmak üzere uzun bir hastalık listesinin ortaya çıkmasına neden oldu.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Kamboçya&#8217;daki virolog <strong>Karlsson</strong>, Phnom Penh&#8217;de insanlarla hayvanların iç içe geçtiği bölgelerde çevresel numuneler toplayan araştırmacıları denetlemeye yardımcı oluyor. Önceleri araştırmacılar dışkı, kan, idrar ve diğer biyolojik örnekleri elle toplamak zorundayken, hızlı genetik dizilemedeki son gelişmeler çalışmalarını daha hızlı ve güvenli bir şekilde yapmalarını kolaylaştırdı. <strong>Karlsson</strong>, <em>&#8220;Çevresel örnekler hız açısından gerçekten çok iyi,&#8221;</em> dedi. <em>&#8220;Hayvanları yakalamak zorunda değiliz. Aynı tür izinleri almak zorunda değiliz. Yarasalar gibi potansiyel olarak tehlikeli hayvanlarla başa çıkmak için eğitilmiş insanlara sahip olmak zorunda değilsiniz. Çevreye çıkıp bu örnekleri çok hızlı bir şekilde alabilirsiniz.&#8221;</em></span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Son zamanlarda, virüsleri avlamak için yeni bir araç daha yaygın olarak kullanılabilir hale geldi: hava örneklemesi. <strong>Karlsson</strong>&#8216;un ekibi, bir kuş gribi salgını için yüksek riskli alanlar olan, satıcıların tavukları kestiği, temizlediği ve tüylerini döktüğü halk pazarlarını örneklemek için inşaat işçilerinin iş başında giymesi için tasarlanmış hava filtrelerini ya da otel lobilerindeki havayı temizlemek için hava filtrelerini kullanıyor.</span></p>
<blockquote>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Mart 2023&#8217;te yayımlanan bir çalışmada araştırmacılar, bir pazara dağılmış satıcıları, kümes hayvanlarında kuş gribi dolaşımının tahmin edilebileceği gibi Şubat ayında yüksek ve Mayıs ayında düşük olduğu dönemlerde işlerine devam ederken bir hafta boyunca günde 30 dakika kişisel hava örnekleyicileri takmaları için işe aldılar. Şubat ayında, hava örneklerinin yüzde 100&#8217;ünde viral RNA buldular. <strong>Karlsson</strong>, tavuk kesim alanından uzaklaştıkça virüsün azaldığını da görebildiklerini, kesim alanlarının potansiyel olarak &#8220;<strong>piyasanın en yüksek riskli alanı</strong>&#8221; olduğunu doğruladığını ve iyileştirilmiş havalandırma gibi müdahalelere duyulan ihtiyacı gösterdiğini söyledi.</span></p>
</blockquote>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;"><strong>Karlsson</strong>&#8216;un ekibi şimdi, yarasa mağaraları gibi araştırmacılar için hem zorlu hem de bazen tehlikeli olan yerlerde virüs numunesi almak için kredi kartı okuyucusundan daha büyük olmayan el tipi hava filtreleme cihazları kullanıyor. Yarasalar, Covid-19 da dahil olmak üzere insanları enfekte eden çok çeşitli virüsler için rezervuardır. Küçük örnekleyicileri, bilim insanları dışarıda beklerken bir mağaraya kolayca erişebilen oyuncak dronlar ve uzaktan kumandalı arabalarla eşleştiriyorlar.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;"><strong>Karlsson</strong> sık sık pasif, uzaktan örnekleme için kullanılabilecek diğer teknoloji türleri ve bir gün sadece örnek toplamakla kalmayıp aynı zamanda yerinde işleyebilecek kapsamlı bir makine hakkında düşünüyor. <em>&#8220;Bunu bir Roombaa&#8217;ya (Temizlik robotu) ya da buna benzer bir şeye bağlayabilir miyiz, yerleri sürekli olarak temizler ve sonra numuneyi emer&#8221;</em> dedi. <em>&#8220;Çok fazla seçenek olduğunu görüyorsunuz.&#8221;</em></span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;"><strong>Peter Thielen</strong>, <strong>Johns Hopkins Uygulamalı Fizik Laboratuvarı</strong>&#8216;nda moleküler biyolog olarak görev yapıyor ve <strong>Karlsson</strong> ile işbirliği de dahil olmak üzere viral genomik gözetim projelerini yönetiyor. <strong>Thielen</strong>, <strong>Karlsson</strong>&#8216;un salgınlara müdahale süresini iyileştirmek için en son teknolojilerden bazılarını denemek üzere hastalığın yayılması açısından yüksek riskli bir bölgede benzersiz bir konuma sahip olduğunu söyledi. <em>&#8220;Laboratuvarı numuneye götürme becerisi tam da ihtiyaç duyulan şey&#8221;</em> dedi.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Bazı bilim insanları havada yüzen patojenleri tespit etmek için çalışırken, Covid-19 salgını gerçekten de atık suda virüs arama konseptine kapıları açtı. İnsanlar dışkılarında ve idrarlarında virüsten genetik materyal saçtıkları için, atık su gözetimi, hangi şehir apartmanının ve hangi üniversite yurdunun Covid-19&#8217;lu insanları içerdiği de dahil olmak üzere hastalık artışlarını izlemenin en iyi yollarından biri haline geldi &#8211; semptomatik hale gelmeden önce bile.</span></p>
<blockquote>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Bu yeni bir kavram değildi. Atık su gözetiminin geçmişi 1800&#8217;lü yılların ortalarına, İngiliz doktor <strong>John Snow</strong>&#8216;un Londra&#8217;da gizemli bir kolera salgınını araştırdığı döneme kadar uzanıyor. Vatandaşlar buna &#8220;<strong>mavi ölüm</strong>&#8221; diyordu, çünkü yoğun ishal ve kusmanın neden olduğu dehidrasyon gözlerin çökmesine, cildin buruşmasına ve hastaların canlı cesetler gibi görünmesine neden olan mavimsi gri bir solgunluğa yol açıyordu. Pek çok kişi bunun sorumlusunun zehirli bir hava bulutu olan &#8220;<strong>miasma</strong>&#8221; olduğuna inanıyordu.</span></p>
</blockquote>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Ancak <strong>Snow</strong>, koleranın su kaynaklı olduğuna dair bir önseziye sahipti. Vakaları titizlikle haritalandırdı ve sonunda bunların kaynağını Londra&#8217;nın Batı Yakası&#8217;ndaki Broad Caddesi&#8217;nde bulunan kirli bir su pompasına kadar takip etti. Yerel konseyi pompanın kolunu çıkarmaya ikna ettiğinde salgın sona erdi. <strong>Snow</strong> bugün modern epidemiyolojinin babası olarak anılmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Geçtiğimiz yüzyıl boyunca atık su, özellikle şehirlerdeki uyuşturucu kullanım eğilimlerini izlemek ve çocuk felci salgınlarını bulup hızla ortadan kaldırmak için toplum sağlığını izlemede önemli bir araç haline geldi. Yine de, on yıl önce <strong>Çevre Koruma Ajansı</strong>&#8216;ndan bir bilim insanı toplum sağlığını izlemek için ülke çapında bir sistem önerdiğinde, atık su ABD&#8217;de yaygın kullanımın sınırlarındaydı. O zaman bu fikri destekleyecek kimseyi bulamamıştı.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Eylül 2020&#8217;de, <strong>Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri</strong> nihayet ülkenin ilk <strong>Ulusal Atıksu Gözetim Sistemini</strong> başlattı; bu sistem atıksu arıtma tesislerine akarken numuneleri toplayıp test ediyor ve yerel müdahaleyi yönlendirmeye yardımcı olmak için bu sonuçları <strong>CDC</strong>&#8216;ye bildiriyor. Ancak o zamana kadar 200.000&#8217;den fazla Amerikalı Covid-19 nedeniyle hayatını kaybetmişti. <strong>Weill Cornell Medicine</strong>&#8216;de genetik uzmanı olan <strong>Mason</strong>, virüs ABD&#8217;ye ilk geldiğinde gözetim sistemi çalışır durumda olsaydı, çok daha erken tespit edilebileceğini söyledi. <em>&#8220;Virüsün nerede ortaya çıktığını bir ya da iki gün içinde hemen öğrenebilirdik.&#8221;</em></span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Atık sular, özellikle klinik testlerin yerini kolaylıkla temin edilebilen ev test kitleri aldığı için, virüsün nerede dolaştığı ve halkın maruz kalma riski hakkında önemli bilgiler sağlamaya devam ediyor. Ayrıca sağlık yetkililerinin yeni Covid-19 varyantlarının ortaya çıkışını ve yayılmasını takip etmelerine de yardımcı oluyor.</span></p>
<blockquote>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;"><strong>Mason</strong>,<em> &#8220;Resmi olarak pandeminin dışındayız, ancak hâlâ dolaşımda olan virüslerimiz var, bu yüzden ilginç olan onları atık suda görebilmemiz&#8221;</em> dedi. Virüs bolluğu, yakın zamanda Eylül 2023&#8217;ün başlarında olduğu gibi, 2020&#8217;nin sonlarındaki seviyelere yaklaşırsa, sağlık yetkilileri halkı maske takma, el yıkama ve sosyal mesafe gibi maruziyeti en aza indirecek önlemler almaları konusunda uyarabilir. <strong>Mason</strong>, <em>&#8220;Çoğu insanın ya aşılanmış ya da zaten enfekte olmuş olması ya da her ikisinin de olması iyi bir şey&#8221;</em> diye ekledi.</span></p>
</blockquote>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Uzmanlar, atık suda patojen gözetim altyapısını geliştirmek için harcanan kaynakların ülkeyi antibiyotik direnci, gıda kaynaklı hastalıklar, mpox ve solunum sinsityal virüsü (RSV) dahil olmak üzere diğer sağlık tehditlerini tespit etmek ve bunlara müdahale etmek için daha iyi bir konuma getirdiğini söylüyor, ancak program hâlâ genç ve bazı etik ve gizlilik endişeleri de var.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Kanalizasyon suyunu test etmek, yüzlerce insandan örnek almak ya da kan testi yapmaktan çok daha ucuz ve zaman açısından daha verimli, ancak atık su gizlilik açısından büyük ölçüde düzenlenmemiş durumda. İnsanların ne sifon çektikleri ve bununla ne yapıldığı konusunda ne tür haklara sahip oldukları son derece belirsizdir.<strong> Ulusal Bilim Akademileri</strong> yakın zamanda, ulusal atık su gözetim sisteminin daha fazla topluluğu izlemek, aynı anda birden fazla patojeni takip etmek ve bir patojen yükseldiğinde ortaya çıkan tehditlerle başa çıkmak için daha da gelişirken, gizlilik haklarını korumak için yeterli gözetim uygulaması gereken yolları detaylandıran bir rapor yayımladı.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;"><strong>Mason</strong> gülerek,<em> &#8220;Şaka yapmayı severim ve her sifon çekildiğinde kimse örnek almazsa bir yerlerde bir epidemiyologun ağladığını söylerim,&#8221;</em> dedi. <em>&#8220;Her bir atık su parçasında bulunan bilgi miktarı olağanüstü. Bence daha yeni yeni faydalanmaya başlıyoruz.&#8221;</em></span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;"><strong>Mason</strong>&#8216;ın New York&#8217;un mikrobiyomunu haritalama çalışması, dünyanın dört bir yanındaki araştırmacıların kendi şehirlerini de örnekleme planlarını görüşmek üzere kendisiyle temasa geçmelerine yol açtı. İlgi artınca <strong>Mason</strong> ve <strong>New York Tıp Fakültesi</strong>&#8216;nde tıp öğrencisi olan<strong> Evan Afshin</strong>,<strong> Metagenomics and Metadesign of Subways and Urban Biomes</strong> ya da <strong>MetaSUB Konsorsiyumu</strong> olarak bilinen, yüzden fazla şehirden bilim insanlarının oluşturduğu küresel bir organizasyon kurdular ve kendi ülkelerinin transit sistemleri, kanalizasyon kanalları, hastaneler ve diğer halka açık yerlerdeki yüzeylere Q uçları sürdüler.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Doğa bilimcilerin Kuzey Amerika&#8217;daki tüm kuşları ya da Pasifik&#8217;teki tüm balıkları temsil eden ciltleri bir araya getirmesine benzer şekilde, <strong>Mason</strong> ve meslektaşları da dünyanın dört bir yanındaki kentsel toplu taşıma sistemlerinde bulunan mikroorganizmaların bir atlasını oluşturdu. Bilim insanları şimdi, dünya çapında bir mikrop referans kütüphanesi ve kullanıcıların bir patojen DNA dizisi girmelerine ve dünyada başka nerede ortaya çıktığını görmelerine olanak tanıyan açık kaynaklı bir platform geliştirmek için dizileme teknolojisini ve yapay zekâ destekli yazılımı kullanıyor. <strong>Mason</strong>,<em> &#8220;Herhangi bir yerdeki herhangi birinin dizilimini yükleyebilmesini ve şimdiye kadar dizilenmiş başka herhangi bir şeyle karşılaştırabilmesini sağlamak istiyoruz&#8221;</em> dedi.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Geçen Ekim ayı sonlarında, <strong>Mason</strong>&#8216;ın kurucularından olduğu bir sağlık teknolojisi şirketiyle bağlantılı, kâr amacı gütmeyen bir veri platformu olan <strong>GeoSeeq Vakfı</strong>, uluslararası bir bilim insanı ağına sahip bir kuruluş olan <em>Pasteur Network</em> ile işbirliği yaptığını duyurdu. İşbirliğinin amacı, artan enfeksiyonları yakından incelemektir.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;"><strong>Mason</strong>&#8216;ın kurucuları arasında yer aldığı bir sağlık teknolojisi şirketiyle bağlantılı, kâr amacı gütmeyen bir veri platformu olan<strong> GeoSeeq Vakfı</strong>, Ekim ayı sonunda uluslararası bir bilim insanı ağına sahip <strong>Pasteur Network</strong> ile işbirliği yaptığını duyurdu. İşbirliğinin amacı, sıtma ve dang gibi sivrisinek kaynaklı hastalıklar da dahil olmak üzere iklim değişikliğinin neden olduğu artan bulaşıcı hastalıkları yakından incelemek. 31 Ekim&#8217;de yapılan basın açıklamasında, ortaklığın &#8220;küresel patojen gözetimi ve müdahalesinde yeni bir çağ başlatabileceği&#8221; belirtildi. <strong>Pasteur Network</strong>&#8216;ün erişimini (5 kıtada 25 ülkeye yayılmış 32 enstitü) <strong>GeoSeeq</strong>&#8216;in iklim, genomik ve halk sağlığı da dahil olmak üzere çok çeşitli veri akışlarından yararlanan yapay zekâ platformuyla birleştiriyor.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;"><strong>Mason</strong> bir e-postada <em>&#8220;Bu, yeni bir virüsün ortaya çıkıp çıkmadığını görebilmek için dünyadaki tüm laboratuvarları birbirine bağlıyor&#8221;</em> dedi. <em>&#8220;Risklerin nerede olduğunu bildiğimizde insanları güvende tutabiliriz ve ayrıca dünyada tamamen yeni tür canlılar keşfedebiliriz!&#8221;</em> Tüm mikrop türlerini tanımlayarak, araştırmacılar yeni antibiyotikler de keşfedebilir ve antibiyotik direncini izleme ve haritalama yeteneği kazanıyorlar. Böyle bir erken uyarı sisteminin gelecekteki bir pandemik patojeni yakalayıp yakalayamayacağı henüz belli değil.</span></p>
<blockquote>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Yine de birçok patojen izleyicisi, büyük hayalin bir gün dünya çapında mevcut hava durumu tahminlerine eşit bir hastalık gözetim sistemine sahip olmak olduğunu söylüyor. Hava basıncı, sıcaklık ve rüzgar akımları gibi faktörler hakkındaki bilgiler, tahmincilerin gelişen fırtına modellerini belirlemelerine ve müdahale planlarına yardımcı olan hava durumu haritalarını besler. <strong>Mason</strong>, aynı şeyin mikrobiyal verilerin küresel bir hastalık gözetim sistemini beslemesiyle de yapılabileceğini, bunun maliyetli bir çaba olduğunu, ancak buna değeceğini, çünkü<span class="sigijh_hlt"><em> &#8220;patojen gözetimine harcanan paranın tüm ekonominin kapanmasından çok daha ucuz olduğunu&#8221;</em></span> söyledi.</span></p>
</blockquote>
<h5 style="text-align: center;"><em> Bu içeriği beğendiyseniz lütfen çevrenizle paylaşınız&#8230;</em></h5>
</div>
<div class="kc-elm kc-css-139382" style="height: 20px; clear: both; width:100%;"></div>
<div class="kc-elm kc-css-212867 kc-raw-code">
<!-- This website uses the Simple Posts Ticker plugin v1.1.6 - https://wordpress.org/plugins/simple-posts-ticker/ --></p>
<div class="spt-container spt-border" style="border: dashed 3 #000000;border-radius: 0px;width: 100%;">
<div class="spt-label" style="float: left;margin: 0;padding: 0 10px;color: #ffffff;background-color: #dd0000;font-size: 100%;border-radius: 0px;">Arşivden</div>
<div class="spt-marquee" data-direction="left" data-duplicated="true" data-duration="5000" data-gap="0" data-speed="30" data-pauseOnHover="true" data-delayBeforeStart="200" data-startVisible="true" data-loop="1" style="width:auto;margin: 0;padding: 0;font-size: 100%;background-color: #f9be00;overflow: hidden;"><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/sicaklarda-bunlari-yapmayin/">Sıcaklarda Bunları Yapmayın</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/jack-dorseyden-twittera-rakip-bluesky/">Jack Dorsey&#8217;den Twitter&#8217;a Rakip: Bluesky</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/cisiniz-neden-sari/">Çişiniz Neden Sarı Renkte</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/2023-sag-odulleri/">2023 SAG Ödülleri</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/1950den-2019a-vahsi-hayvan-saldirilari/">1950&#8217;den 2019&#8217;a Vahşi Hayvan Saldırıları</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/dunyaya-ne-olacak/">Dünya&#8217;ya Ne Olacak?</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/abdde-hiyarcikli-veba-vakasi/">ABD&#8217;de Hıyarcıklı Veba Vakası</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/yeralti-suyu-seviyeleri-hizla-dusuyor/">Yeraltı Suyu Seviyeleri Hızla Düşüyor</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/goz-rengi-ve-genetik/">Göz Rengi ve Genetik</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/evren-ne-renk/">Evren Ne Renk?</a></span></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</section>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Neuralink Patotejenleri Taşıdı İddiası</title>
		<link>https://www.e-eglence.org/neuralink-patotejenleri-tasidi-iddiasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[e-E]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Feb 2023 11:54:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[e-HABER]]></category>
		<category><![CDATA[e-SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ELON MUSK]]></category>
		<category><![CDATA[NEURALINK]]></category>
		<category><![CDATA[PATOJEN]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.e-eglence.org/?p=17414</guid>

					<description><![CDATA[Bir hayvan refahı örgütü, tehlikeli patojenlerin potansiyel olarak yasadışı hareketini gösterdiğini söylediği kayıtlar nedeniyle Perşembe günü bir ABD devlet kurumundan Elon Musk'ın...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<style type="text/css">body.kc-css-system .kc-css-2382791 .rst_control_title,body.kc-css-system .kc-css-2382791 .rst_control_title a{color: #000000;}body.kc-css-system .kc-css-2382791 .style-1.rst-style-title .rst_control_title,body.kc-css-system .kc-css-2382791 .style-2.rst-style-title .rst_control_title,body.kc-css-system .kc-css-2382791 .style-3.rst-style-title .rst_control_title,body.kc-css-system .kc-css-2382791 .style-4.rst-style-title .rst_control_title,body.kc-css-system .kc-css-2382791 .style-5.rst-style-title .rst_control_title span,body.kc-css-system .kc-css-2382791 .style-5.rst-style-title .rst_control_title a{background: #f9be00;}</style>
<section class="kc-elm kc-css-3166945 kc_row">
<div class="kc-row-container  kc-container">
<div class="kc-wrap-columns">
<div class="kc-elm kc-css-3693568 kc_col-sm-12 kc_column kc_col-sm-12">
<div class="kc-col-container">
<div class="kc-elm kc-css-2382791">
<div class="style-4 text-left rst-style-title">
<h1 class="rst_control_title" style="border-width: 1px;border-color: ;">
						Uygun Muhafaza Önlemleri Alınmadan mı Taşındı&#8230;					</h1>
</p></div>
</p></div>
</p></div>
</div>
</div>
</div>
</section>
<section class="kc-elm kc-css-3744343 kc_row">
<div class="kc-row-container  kc-container">
<div class="kc-wrap-columns">
<div class="kc-elm kc-css-176791 kc_col-sm-12 kc_column kc_col-sm-12">
<div class="kc-col-container">
<div class="kc-elm kc-css-102255 kc_text_block">
<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva; font-size: 10px;">14:36:11</span><br /><strong>Hayvan hakları savunucuları, Elon Musk&#8217;ın Neuralink şirketinin patojenleri yasadışı yollardan taşımış olabileceğini söylüyor&#8230;</strong></h2>
<h3 style="text-align: justify;"><span class="rst_dropcap rst_style_2" data-text="B">B</span>ir hayvan refahı örgütü, tehlikeli patojenlerin potansiyel olarak yasadışı hareketini gösterdiğini söylediği kayıtlar nedeniyle Perşembe günü bir ABD devlet kurumundan Elon Musk&#8217;ın beyin implantı şirketi Neuralink&#8217;i soruşturmasını istemeyi planladığını söyledi. Sorumlu Tıp Doktorları Komitesi (PCRM), ABD Ulaştırma Bakanlığı&#8217;na gönderdiği ve basın ile paylaşılan bir mektupta, maymunların beyinlerinden çıkarılan implantların güvenli olmayan bir şekilde paketlendiğini ve taşındığını gösteren e-postalar ve diğer belgeler elde ettiğini belirtti. PCRM, bu implantların federal yasaları ihlal ederek bulaşıcı hastalıklar taşımış olabileceğini belirtti.</h3>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;">Mektupta, grubun elde ettiği kayıtların, antibiyotiğe dirençli stafilokok ve herpes B virüsü gibi patojenlerin uygun muhafaza önlemleri alınmadan taşınmış olabileceğini gösterdiği belirtildi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;"><strong>PCRM</strong>&#8216;nin mektubu, felçli insanların yeniden yürümesine yardımcı olacağını ve diğer nörolojik rahatsızlıkları tedavi edeceğini umduğu bir beyin implantı geliştiren<strong> Neuralink</strong>&#8216;in karşı karşıya olduğu incelemeye ekleniyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;">Aralık ayında basın, <strong>Neuralink</strong>&#8216;in potansiyel hayvan refahı ihlalleri nedeniyle federal bir soruşturma altında olduğunu ve bazı personelin deneylerin aceleye getirildiği, gereksiz acı ve ölümlere neden olduğu konusunda şirket içi şikayetlerde bulunduğunu bildirdi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;"><strong>PCRM</strong> tarafından aktarılan belgelere göre, tehlikeli madde taşıma yönetmeliklerinin potansiyel ihlallerini içeren olaylar, <strong>Neuralink</strong>&#8216;in primatlar üzerindeki deneylerini yürütmek için <strong>Kaliforniya Üniversitesi</strong>, <strong>Davis</strong>&#8216;e güvendiği 2019 yılında meydana geldi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;"><strong>Neuralink</strong>&#8216;in <strong>UC Davis</strong> ile ortaklığı 2020 yılında sona ermiş olsa da <strong>PCRM</strong>, şirketin deneyleri denetleyen beyin cerrahını istihdam etmeye devam ettiğini ve ilgili diğer personelin de hala çalışıyor olabileceğini söyledi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;"><strong>PCRM</strong>&#8216;nin mektubunda atıfta bulunduğu UC Davis kayıtları konuya yakın kişiler inceledi. Yaşananlara ilişkin farklı ya da daha kapsamlı bir açıklama sunan başka kayıtların olup olmadığı belli değil. <strong>PCRM</strong>, <strong>UC Davis</strong>&#8216;ten kayıtları kamuya açık bilgi talepleri yoluyla elde etmiştir. <strong>UC Davis</strong> ile paylaşılmayan <strong>Neuralink</strong> mesajları ve kayıtları bu tür bilgi taleplerine tabi değildir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;"><strong>Musk</strong> da dahil olmak üzere <strong>Neuralink</strong> ve <strong>Ulaştırma Bakanlığı</strong> temsilcileri yorum taleplerine henüz yanıt vermedi. Bir <strong>UC Davis</strong> sözcüsü sadece üniversitenin tüm biyolojik tehlike ve laboratuvar güvenliği düzenlemelerine uyduğunu söylemekle yetindi.</span></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;"><strong>PCRM</strong>&#8216;nin mektubunda, patojenlerin uygunsuz sterilizasyon ve ambalajlama sonrasında maymunlardan çıkarılan implantlarda taşındığı belirtildi. Grup, bu patojenlerin enfekte insanlarda kan dolaşımı enfeksiyonları, zatürre ve ciddi beyin hasarı gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceğini söyledi.</span></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;">Hayvanların tıbbi araştırmalarda kullanılmasına karşı çıkan <strong>PCRM</strong>, bu olayların bir sonucu olarak herhangi bir zarar tespit etmedi, ancak <strong>Neuralink</strong>&#8216;in eylemlerinin &#8220;<span style="text-decoration: underline;">ciddi ve devam eden bir halk sağlığı riski oluşturabileceğini</span>&#8221; söyledi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;"><strong>PCRM</strong> mektubunda, <em>&#8220;Şirketin özensiz ve güvensiz laboratuvar uygulamalarına ilişkin belgelenmiş sicili, DOT&#8217;u soruşturma yapmaya ve uygun cezalar vermeye zorlamaktadır&#8221;</em> dedi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;"><strong>PCRM</strong>, <strong>UC Davis</strong> çalışanlarının, kontaminasyon endişelerine neden olan olayların ardından <strong>Neuralink</strong> çalışanlarına acil biyolojik tehlike eğitimi verilmesi çağrısında bulunduğunu gösteren örnekler de bulduğunu söyledi. Nisan 2019&#8217;da bir <strong>UC Davis</strong> çalışanı, bir e-postada üniversitenin primat merkezinin &#8220;<span style="text-decoration: underline;">maymun bulaşmış donanım</span>&#8221; açısından &#8220;<span style="text-decoration: underline;">risk altında</span>&#8221; olduğunu yazdı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;">İsmi kayıtlardan çıkarılan çalışan, <em>&#8220;Bu, kontamine olmuş açıklanmış donanımla temas eden herkes için bir maruziyettir ve bu konuda büyük bir anlaşma yapıyoruz çünkü insan güvenliği konusunda endişeliyiz&#8221;</em> diye yazdı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;"><strong>PCRM</strong> geçmişte de <strong>Neuralink</strong> ile ilgili endişelerini dile getirmişti. Geçen yıl federal yetkililere <strong>Neuralink</strong>&#8216;in <strong>UC Davis</strong> ile araştırma ortaklığı sırasında hayvan refahıyla ilgili sorunlar yaşandığı iddialarını içeren bir mektup yazmış ve elde ettiği başka bir dizi kayda atıfta bulunmuştu. Basında daha önce çıkan haberlere göre, Kaliforniya&#8217;nın Kuzey Bölgesi&#8217;ndeki bir federal savcı <strong>PCRM</strong>&#8216;nin şikayetini <strong>USDA</strong> Genel Müfettişine havale etti ve bu müfettiş daha sonra <strong>Neuralink</strong>&#8216;e yönelik federal soruşturmayı başlattı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;">Mevcut ve eski şirket çalışanlarının verdikleri bilgilere göre, <strong>UC Davis</strong> ile ortaklığı sırasında <strong>Neuralink</strong>, primatlar üzerindeki testlerin yavaş ilerlediğini düşünerek hayal kırıklığına uğradı ve o zamandan beri şirket içinde kapsamlı hayvan test tesisleri kurdu. Ancak şirket, <strong>Musk</strong> tarafından insan deneylerine geçilmesi için belirlenen son tarihleri kaçırdı. Bazı kaynaklar <strong>Musk</strong>&#8216;ın <strong>Neuralink</strong> personeli üzerinde ilerleme kaydetmeleri için yaptığı baskı, bazı deneylerde hatalar yapılmasına neden olmuş olabileceğine dikkat çekiyor.</span></p>
<h5 style="text-align: center;"><em> Bu içeriği beğendiyseniz lütfen çevrenizle paylaşınız&#8230;</em></h5>
</div>
<div class="kc-elm kc-css-760540" style="height: 20px; clear: both; width:100%;"></div>
<div class="kc-elm kc-css-1888783 kc-raw-code">
<!-- This website uses the Simple Posts Ticker plugin v1.1.5 - https://wordpress.org/plugins/simple-posts-ticker/ --></p>
<div class="spt-container spt-border" style="border: dashed 3 #000000;border-radius: 0px;width: 100%;">
<div class="spt-label" style="float: left;margin: 0;padding: 0 10px;color: #ffffff;background-color: #dd0000;font-size: 100%;border-radius: 0px;">Arşivden</div>
<div class="spt-marquee" data-direction="left" data-duplicated="true" data-duration="5000" data-gap="0" data-speed="30" data-pauseOnHover="true" data-delayBeforeStart="200" data-startVisible="true" data-loop="1" style="width:auto;margin: 0;padding: 0;font-size: 100%;background-color: #f9be00;overflow: hidden;"><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/fanny/">FANNY &#8211; İlk Kadın Rock Grubu</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/tanistiralim-sugar-lime-blue/">Tanıştıralım &#8211;  Sugar Lime Blue</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/david-crosbyden-unutulmaz-son-mesaj/">David Crosby&#8217;den Unutulmaz Son Mesaj</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/sita-sings-the-blues/">Sita Sings the Blues</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/corona-gunlerinde-ask/">Corona Günlerinde Aşk</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/yuzyilin-oyuncaginin-hikayesi/">Yüzyılın Oyuncağının Hikayesi</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/woody-allen-emekli-oluyor/">Woody Allen Emekli Oluyor</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/youtube-music-ve-yeni-uygulama/">YouTube Music ve Yeni Uygulama</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/eglence-basliyor/">Eğlence Başlıyor</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/2023-golden-globe-kazananlari/">2023 Golden Globe Kazananları</a></span></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</section>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
