<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>KIŞ &#8211; e-EĞLENCE</title>
	<atom:link href="https://www.e-eglence.org/tag/kis/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.e-eglence.org</link>
	<description>e-YAŞAM</description>
	<lastBuildDate>Sat, 12 Oct 2024 10:21:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://www.e-eglence.org/wp-content/uploads/2020/08/cropped-eE-32x32.png</url>
	<title>KIŞ &#8211; e-EĞLENCE</title>
	<link>https://www.e-eglence.org</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Doğum Mevsiminin Hastalıkla İlgisi</title>
		<link>https://www.e-eglence.org/dogum-mevsiminin-hastalikla-ilgisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[e-E]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 Oct 2024 10:21:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[e-BİLGİ]]></category>
		<category><![CDATA[e-MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[e-SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ÇOCUK]]></category>
		<category><![CDATA[KIŞ]]></category>
		<category><![CDATA[MEVSİM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.e-eglence.org/?p=34050</guid>

					<description><![CDATA[İnsanlar da diğer memelilerden çok farklı olmayabilir. Gün uzunluğu insan doğurganlığını etkileme potansiyeline sahiptir ve bazı yerlerdeki doğum mevsimselliği modellerini açıklarken...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<style type="text/css">body.kc-css-system .kc-css-2314720 .rst_control_title,body.kc-css-system .kc-css-2314720 .rst_control_title a{color: #000000;}body.kc-css-system .kc-css-2314720 .style-1.rst-style-title .rst_control_title,body.kc-css-system .kc-css-2314720 .style-2.rst-style-title .rst_control_title,body.kc-css-system .kc-css-2314720 .style-3.rst-style-title .rst_control_title,body.kc-css-system .kc-css-2314720 .style-4.rst-style-title .rst_control_title,body.kc-css-system .kc-css-2314720 .style-5.rst-style-title .rst_control_title span,body.kc-css-system .kc-css-2314720 .style-5.rst-style-title .rst_control_title a{background: #f9be00;}</style>
<section class="kc-elm kc-css-4329625 kc_row">
<div class="kc-row-container  kc-container">
<div class="kc-wrap-columns">
<div class="kc-elm kc-css-225111 kc_col-sm-12 kc_column kc_col-sm-12">
<div class="kc-col-container">
<div class="kc-elm kc-css-2314720">
<div class="style-4 text-left rst-style-title">
<h1 class="rst_control_title" style="border-width: 1px;border-color: ;">
						Bebekler Anne Bağışıklığı İle Doğarlar&#8230;					</h1>
</p></div>
</p></div>
</p></div>
</div>
</div>
</div>
</section>
<section class="kc-elm kc-css-1200501 kc_row">
<div class="kc-row-container  kc-container">
<div class="kc-wrap-columns">
<div class="kc-elm kc-css-3238856 kc_col-sm-12 kc_column kc_col-sm-12">
<div class="kc-col-container">
<div class="kc-elm kc-css-3060821 kc_text_block">
<p><span style="font-family: verdana, geneva; font-size: 10px;">12:52:06</span></p>
<h2><strong>Doğum Ayı ile Yaşam Boyu Sağlık Arasında Bağlantı Kuran Yeni Araştırma</strong></h2>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;"><span class="rst_dropcap rst_style_2" data-text="A">A</span>raştırmacılar, doğduğumuz ayın sağlığımız üzerinde etkili olabileceğine dair giderek artan kanıtlar buluyor. Die Zeit için sağlık editörü<strong> Andrea Böhnke</strong>, ışık, hava durumu, annenin beslenme şekli ve yılın hangi zamanında doğduğumuza bağlı diğer faktörlerin yaşamımız boyunca bizi nasıl şekillendirdiğini araştırıyor&#8230;</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Neden bazı insanlarda yüksek tansiyon, bazılarında ise astım var? Neden bazı insanlar psikoza yatkındır veya DEHB&#8217;ye sahiptir? Ve neden bazı insanlar her zaman soğuk algınlığı geçirirken diğerleri hiç hastalanmaz? Hayatta ne kadar sağlıklı olduğumuz elbette genlerimize ve yaşam tarzımıza bağlıdır. Şansa, şanssızlığa ve nerede yaşadığımıza da. Cinsiyete, eğitime ve gelire de.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Ancak hepsi bu kadar değil: Doğduğumuz yılın zamanının da önemli bir rol oynayabileceğine dair giderek artan bilimsel kanıtlar var. Örneğin araştırmalar, ilkbaharda doğan çocukların yetişkinliklerinde multipl skleroza yakalanma olasılığının daha yüksek olduğunu, kış çocuklarının ise şizofreniye yakalandığını gösteriyor. Yaz çocuklarında astım, sonbahar çocuklarında ise alerji görülme olasılığı daha yüksektir.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Ve bilimin artık bunun neden böyle olabileceği sorusuna bazı yanıtları var. Bilimde sıklıkla olduğu gibi, bu da bir bulmaca. Öyleyse parçalara bir göz atalım.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Belirli bir hastalığa yatkınlığın belirli aylarda doğan insanlarda daha yaygın olması, görünüşe göre hem bizim hem de annelerimizin hamilelik sırasında ve hayatımızın ilk haftalarında maruz kaldığımız koşullarla bağlantılı. Ve bunlar yılın zamanına göre farklılık gösteriyor.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Mevsimin tam olarak nasıl bir rol oynadığını bulmak için bilim insanları ellerinden geldiğince sağlığımız üzerindeki diğer tüm etkileri çözmeye çalışıyor ve istatistiklerde ve biyobankalarda ipuçları arıyorlar. Mevsime özgü hangi koşullar aynı ayda doğan insanların daha sonra aynı sorunları geliştirmesine neden olabilir? Sıcaklık mı? Güneş ışığı mı? Hava kalitesi mi? Yaz ya da kış aylarında farklı beslenme alışkanlıkları mı? En son bulguları inceleyelim.</span></p>
<h3><span style="font-family: 'Yanone Kaffeesatz';"><strong>Solunum yolu hastalıkları </strong></span></h3>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Örneğin, grip, gergedan ve solunum sinsityal virüsleri (RSV) gibi solunum patojenleri, Almanya&#8217;da ve Kuzey Yarımküre&#8217;nin diğer yerlerinde çoğunlukla sonbahar ve kış aylarında dolaşımdadır. Bu durum, hem doğrudan bulaşma yoluyla hem de hamilelik sırasında anneyi etkiledikleri için bu dönemde doğan çocukların sağlığı üzerinde kalıcı bir etkiye sahip olabilir.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">İlkbahar ve yaz bebeklerinin aksine, Kasım ve Şubat ayları arasında doğan çocuklar genellikle sadece birkaç haftalıkken ilk hafif solunum yolu enfeksiyonunu geçirirler. Bu genellikle burun tıkanıklığı ve ateşle sonuçlanır, ancak başka bir sonucu yoktur. Hatta çoğu zaman mikroplarla erken temasın bağışıklık sistemini güçlendirdiği ve bu nedenle kış bebeklerinin daha sonra soğuk algınlığına yakalanma olasılığının daha düşük olduğu söylenir.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Ancak ne yazık ki durum bu kadar basit değil. Dahası, bazı enfeksiyonlar o kadar da zararsız değildir. Örneğin, yaşamın ilk yılında geçirilen ciddi bir RSV enfeksiyonunun astım riskini artırdığı gösterilmiştir.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;"><strong>Lancet</strong> dergisinde yayımlanan 2023 tarihli bir çalışmada, bebeklik döneminde RSV&#8217;ye yakalanmayan çocukların beşinci yaş günlerine kadar astım geliştirme riskinin %26 daha düşük olduğu bulunmuştur. Bilim insanları ayrıca, çocukların yaşamlarının ilk yılında RS virüsü ile enfekte olmamaları halinde, beş yaş altı astım vakalarının %15&#8217;inin önlenebileceğini tespit etti.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;"><strong>Robert Koch Enstitüsü</strong>&#8216;ne göre, Almanya&#8217;da RSV sezonunun zirvesi dört ila sekiz hafta sürüyor ve genellikle Ocak ve Şubat aylarında gerçekleşiyor. Ve araştırmalar, bu aylarda doğan kişilerin çocukluk ve yetişkinlik dönemlerinde astım hastalığına yakalanma olasılığının diğerlerine göre daha yüksek olduğunu göstermektedir.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Neyse ki bir bebek anne karnında olduğu sürece çoğu bakteri ve virüsten korunmaktadır. Bununla birlikte, sonbahar ve kış aylarında daha fazla dolaşımda olan solunum yolu patojenleri, sağlıkları üzerinde dolaylı bir etkiye sahip olabilir. Geçmişte bu durum, 1918-1920 yılları arasında yaygın olan ve birçok hamile kadını da etkileyen İspanyol gribi ile kanıtlanmıştır &#8211; hamilelik sırasında bağışıklık sistemleri değiştiği için genellikle enfeksiyonlara daha duyarlıdırlar.</span></p>
<blockquote>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">ABD&#8217;li araştırmacılar bu dönemdeki doğum kohortlarını önceki ve sonraki kohortlarla karşılaştırmış ve anneleri hamilelik sırasında İspanyol gribine yakalanmış olan çocukların 60 ila 82 yaşları arasında yüksek tansiyon ve diyabet gibi kardiyovasküler hastalıklara yakalanma riskinin %20&#8217;den fazla olduğunu tespit etmiştir.</span></p>
</blockquote>
<h3><span style="font-family: 'Yanone Kaffeesatz';"><strong>Sivrisinek ısırıkları</strong></span></h3>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Solunum yolu enfeksiyonları riski sonbahar ve kış aylarında önemli ölçüde daha yüksek olsa da, hamile kadınları ve bebekleri enfekte edebilen ve neredeyse yalnızca sıcak aylarda ortaya çıkan başka patojenler de vardır. <strong>Aedes</strong> cinsi sivrisinekler tarafından bulaştırılabilen dang humması gibi virüslerden bahsediyoruz.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">İklim değişikliği nedeniyle özellikle dang humması artık sadece tropik ve subtropik bölgelerde görülmemekte, son yıllarda dünyanın geri kalanına da yayılmaktadır. Avrupa&#8217;da Garda Gölü&#8217;nde ve Paris&#8217;te halihazırda salgınlar görülmüştür. Bilim insanları, dang hummasının vektörü olan Asya kaplan sivrisineği <strong>Aedes albopictus</strong>&#8216;un yakında daha kuzey bölgelere yerleşebileceğini düşünmektedir.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Bir bebek dang hummasına yakalandığında genellikle tamamen iyileşir. Ancak nadir durumlarda, çok küçük yaşta geçirilen ağır bir dang humması enfeksiyonunun uzun vadeli etkileri de olabilir. Örneğin, bu çocukların bağışıklık sistemi zarar görebilir, bu da onları yaşamlarının ilk yıllarında enfeksiyonlara ve ayrıca ikinci bir dang enfeksiyonuna karşı daha duyarlı hale getirebilir. Hamile bir kadın dang ile enfekte olursa, erken doğum riski artabilir &#8211; bu da genellikle çocuğun daha sonraki sağlığı için sonuçlar doğurur.</span></p>
<h3><span style="font-family: 'Yanone Kaffeesatz';"><strong>Gün ışığı</strong></span></h3>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Kuzey bölgelerde, yılın karanlık aylarında vücut genellikle ihtiyacımızdan daha az D vitamini üretir.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">D vitamini vücutta bir hormon gibi hareket eder ve diğer şeylerin yanı sıra kemiklerin yeterli kalsiyumu emmesini ve böylece sertlik kazanmasını sağlamaktan sorumludur. Yaşamın ilk yılındaki bebeklere D vitamini takviyesi önerilirken, iskeletlerinin düzgün bir şekilde oluşabilmesi ve bağışıklık sistemlerinin olgunlaşabilmesi için bu besin doğmamış bebekler için de önemlidir.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Eğer bir çocuk anne karnında yeterli D vitamini almazsa, bu durum diğer şeylerin yanı sıra multipl skleroz (MS) hastalığına yakalanma riskini de artırabilir. En azından bazı araştırmacılar, örneğin ilkbaharda doğan çocukların MS&#8217;e yakalanma olasılığının sonbaharda doğan çocuklara göre daha yüksek olmasını bu şekilde açıklıyor. Anneleri muhtemelen hamilelik sırasında daha uzun bir süre boyunca çok az güneş ışığı almıştır.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Doğumdan önce D vitamini eksikliğinin ruh sağlığı üzerinde bir etkisi olabilir. Son yıllarda bilim insanları kış çocuklarında otizm, şizofreni veya psikoz gelişme riskinin arttığını defalarca gözlemlemişlerdir. Ana hipotezlerden biri: anne karnında yetersiz D vitamini kaynağı.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Ancak kış bebeklerinin anneleri yaz aylarında hamileydi ve bu süre zarfında bol miktarda gün ışığı alabiliyorlardı. Öyleyse neden hâlâ D vitamini eksikliğine bağlı sonuçlar ortaya çıksın? Bazı bilim insanları, dışarının çoktan karardığı ve güneşin gücünü yitirdiği son üç aylık dönemin çok önemli olduğuna inanıyor. Bu dönem, beyin gelişiminin özellikle hassas bir aşamasını temsil ediyor olabilir.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Bu teori bizi yaz çocuklarının kış çocuklarından daha mutlu olduğuna ve yetişkin olduklarında depresyona daha az eğilimli olduklarına inanmaya yönlendirebilir. Ancak bugüne kadar böyle bir korelasyon gösterilmemiştir; hatta bireysel çalışmalar durumun tam tersi olabileceğini düşündürmektedir.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">D vitamininin hamilelik sırasında oynadığı kesin rol genellikle tartışmalıdır, bu nedenle doktorlar hamile kadınlara D vitamini eksikliği teşhisi konulmadığı sürece D vitamini takviyesi almalarını önermemektedir.</span></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-medium aligncenter" src="https://www.e-eglence.org/wp-content/uploads/2024/10/Mevsimler.jpg" alt="" width="769" height="546" /></p>
<h3><span style="font-family: 'Yanone Kaffeesatz';"><strong>Hava Durumu</strong></span></h3>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">On yıllardır, iklim değişikliği nedeniyle hava önemli ölçüde daha sıcak hale geldi. Aşırı sıcak dönemler de artmaktadır. Örneğin Afrika, Güney Amerika veya Güney Asya&#8217;daki insanların aksine, Kuzey Avrupalılar bu tür sıcaklıklara alışık değiller, bu nedenle vücutlarımız bu sıcaklıklara daha güçlü tepki veriyor &#8211; tabii ki hamile kadınların vücutları da dahil. Hamburglu araştırmacılar tarafından 2023 yılında yapılan bir araştırmanın da gösterdiği gibi, art arda beş gün boyunca 30 santigrat dereceye varan sıcaklıklar bu ülkede erken doğum riskini artırıyor. Eğer bir bebek erken doğarsa, bunun sağlık açısından birçok sonucu olabilir.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Ancak iklim sadece gittikçe ısınmakla kalmıyor, şiddetli fırtınalar, şiddetli yağmur ve fırtınalar gibi aşırı hava olayları da artıyor. Anne karnındaki bir bebeğin bunların hiçbirini fark etmediğini düşünebilirsiniz, ne de olsa 37 derecelik amniyotik sıvı içinde rahatça yüzmektedir.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Kanadalı bilim insanları tarafından yapılan bir araştırma, Ocak 1998&#8217;de Quebec eyaletinde meydana gelen büyük buz fırtınasını hamilelikleri sırasında yaşayan annelerin kız çocuklarında daha sonra astım gelişme olasılığının daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmacılar, fırtınanın anne adaylarında şiddetli strese neden olduğunu varsaymaktadır. Bu da doğmamış bebeklerin bağışıklık sistemini astımı teşvik edecek şekilde değiştirmiştir. Konuyla ilgili diğer çalışmalar da stresin anne karnındaki çocuklar üzerinde genel bir etkisi olabileceğini doğruluyor: Bu çalışmalara göre psikolojik stres sadece erken doğumları tetiklemekle kalmıyor, örneğin bebeğin beyin gelişimini de bozabiliyor.</span></p>
<h3><span style="font-family: 'Yanone Kaffeesatz';"><strong>Anneler Noel&#8217;de ne yer?</strong></span></h3>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Hamilelik sırasında annenin beslenme şeklinin, yaşamın ilerleyen dönemlerinde ne kadar sağlıklı olacağımızı belirleyen en önemli faktörlerden biri olduğunu biliyoruz. Örneğin, hamile bir kadın beslenme yoluyla çok az besin alırsa, bu durum fetüsün gelişimi üzerinde kalıcı bir etkiye sahip olabilir. Örneğin folik asit eksikliği, açık omurga gibi nöral kusurlara yol açabilir; bu nedenle bu ülkede anne adaylarına standart olarak folik asit tabletleri verilmektedir.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Araştırmalar, Avrupa&#8217;daki insanların yıl boyunca farklı miktarlarda besin tükettiğini göstermektedir. Örneğin Max Rubner Enstitüsü tarafından yapılan bir araştırmaya göre, Almanya&#8217;da yaz aylarında kış aylarına kıyasla daha fazla sebze tüketiliyor. Soğuk mevsimde insanlar portakal gibi narenciye meyvelerinin yanı sıra zencefilli kurabiye, kurabiye ve çikolata gibi tatlıları da daha fazla tüketiyor.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Almanya&#8217;dan bilim insanları, bu ülkedeki Mayıs çocuklarının Kasım çocuklarına göre daha yüksek kardiyovasküler ölüm oranına sahip olmasının olası bir nedeni olarak insanların Noel&#8217;de aşırı yemek yemesini buldu. Araştırmacılar, kardiyovasküler hastalıklardan kaynaklanan altı milyondan fazla ölümün verilerini incelemiş ve Mayıs ayında doğan deneklerin Kasım ayında doğanlara göre ortalama dokuz ila on ay daha erken öldüğünü tespit etmiştir. Annenin beslenmesinin yanı sıra, hava durumu, güneş ışığına maruz kalma, hava kirliliği ve bulaşıcı hastalıklar diğer olası nedenler olarak gösteriliyor.</span></p>
<h3><span style="font-family: 'Yanone Kaffeesatz';"><strong>Karmaşık bulmaca</strong></span></h3>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Bu bulguları okuyan herkes, sağlık açısından hiçbir mevsimin doğum yapmak için özellikle iyi olmadığı izlenimine kapılabilir.<em> “Doğmak için daha iyi bir zaman”</em> belirlemenin o kadar basit olmaması muhtemelen iyi bir şeydir.</span></p>
<blockquote>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Bu, etkileyen birçok faktörden biridir.</span><br /><span style="font-family: verdana, geneva;">Yine de, açıklanan korelasyonların rastgele olmadığı, istatistiksel olarak anlamlı olduğu da doğrudur. Ancak bahar bebeklerinin hayatlarının ilerleyen dönemlerinde daha alerjik olmaları, baharda doğan tüm insanların daha geç saman nezlesi olacağı anlamına gelmez. Kış çocuklarının yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde daha sık astım geçiriyor olmaları ve şiddetli RSV enfeksiyonlarının astımı teşvik ediyor olması, kışın doğan bir kişinin astım geliştirmesinin nedeninin her zaman bunlar olduğu anlamına gelmez. Muhtemelen çok daha büyük bir rol oynayan başka faktörler vardır: anne veya babanın zaten astım hastası olup olmadığı, birinin sigara içip içmediği veya ebeveynlerin evinin işlek bir yol üzerinde olup olmadığı gibi.</span></p>
</blockquote>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">İkinci olarak, birçok bilim insanı çalışmalarında oldukça mantıklı görünen açıklamalar sunmaktadır. Örneğin, olgunlaşmamış bağışıklık sistemi doğumdan kısa bir süre sonra çok fazla polene maruz kalan bir bebeğin daha sonra bir yetişkin olarak buna karşı alerjik bir reaksiyon göstereceğini hayal etmek kolaydır. Ancak durumun gerçekten böyle olup olmadığı ve eğer öyleyse vücutta neler olduğu henüz ayrıntılı olarak belgelenmemiştir.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Genel olarak, doğum ayı birçok etkileyici faktörden biri olarak görülmeli, en iyi ihtimalle kendi sağlığınızı bir bütün olarak daha iyi anlamanıza yardımcı olan bulmacanın küçük bir parçası olarak görülmelidir.</span></p>
<blockquote>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Dolayısıyla, gebelik süresi uzun olan hayvanlar kısa gün doğuran hayvanlar olma eğilimindedir, yani sadece sonbahar ve kışın kısa günlerinde doğururlar; kış boyunca hamile kalırlar ve ilkbaharda doğururlar. Gebelik süreleri kısa olan hayvanlar ise uzun gün üreyenlerdir; ilkbahar veya yazın uzun günlerinde gebe kalırlar ve gebelikleri kısa olduğu için yavrularını aynı ilkbahar veya yazda doğururlar. Birçok tür sadece yılın belirli zamanlarında çiftleşir ve hamile kalabilir -örneğin bu uzun ya da kısa günler- ve günün uzunluğu hormonlarını ve gebe kalma yeteneklerini yönlendirir.</span></p>
</blockquote>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">İnsanlar da diğer memelilerden çok farklı olmayabilir. Gün uzunluğu insan doğurganlığını etkileme potansiyeline sahiptir ve bazı yerlerdeki doğum mevsimselliği modellerini açıklarken diğerlerini açıklamıyor gibi görünmektedir. Gün uzunluğuna ek olarak, araştırmacılar sosyal statü ve yaşam standardındaki değişikliklerin de doğum mevsimselliğini etkilediğini göstermiştir. İnsanlarda doğum mevsimselliği için tek bir etken yok gibi görünmektedir; bir dizi sosyal, çevresel ve kültürel faktör rol oynamaktadır.</span></p>
<h3><span style="font-family: 'Yanone Kaffeesatz';"><strong>Doğum mevsiminin hastalıkla ne ilgisi var?</strong></span></h3>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Orman yangınları yanmak için yakıta ihtiyaç duyar. Büyük bir yangından sonra, başka bir yangının yayılabilmesi için çıranın yenilenmesi gerekir.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Hastalık salgınları da farklı değildir. Çocukluk çağındaki bulaşıcı hastalıklar, bir patojenin popülasyona yayılması için duyarlı çocuklara ihtiyaç duyar. Çocuklar çocuk felci, kızamık ve suçiçeği gibi hastalıklara yakalandıktan ve iyileştikten sonra ömür boyu bağışıklık kazanırlar. Dolayısıyla yeni salgınların ortaya çıkması için, toplumda yeni bir duyarlı bebek ve çocuk grubunun olması gerekir. Aşılamanın olmadığı durumlarda, bir toplumdaki doğum oranı, çocukluk çağı hastalık salgınlarının ne sıklıkla ortaya çıkabileceğini belirleyen önemli bir faktördür.</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Bebekler anne bağışıklığı ile doğarlar: anneden gelen ve kızamık, kızamıkçık ve suçiçeği gibi bulaşıcı hastalıklara karşı korunmaya yardımcı olan antikorlar. Bu bağışıklık genellikle yaşamın ilk 3 ila 6 ayı boyunca etkilidir. ABD&#8217;de bebekleri etkileyen birçok bulaşıcı hastalık kış ve bahar aylarında zirve yapma eğilimindedir. Bu da ABD&#8217;de doğum mevsimi olan yaz ve sonbahar aylarında doğan bebeklerin, annelerinin bağışıklığı üç ila altı ay sonra, tam da birçok bulaşıcı hastalığın kış ve ilkbahar aylarında ortaya çıktığı bir dönemde zayıfladığı için duyarlı hale gelmesine yol açmaktadır.</span></p>
<blockquote>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">İnsanlarda ortalama doğum oranı, hastalık dinamiklerini anlamak için son derece önemlidir; doğum oranındaki değişiklikler bir salgının her yıl mı yoksa birkaç yılda bir mi ortaya çıkacağını ve bir salgının ne kadar büyük olabileceğini etkiler. Örneğin, 20. yüzyılın ilk yarısındaki çocuk felci salgınları, ABD&#8217;de her yaz binlerce çocuğun çocuk felci nedeniyle felç olmasıyla sonuçlanmıştır. Bu nedenle çocuk felci salgınları, doğum oranının arttığı İkinci Dünya Savaşı&#8217;ndan sonra daha aşırı hale geldi.</span></p>
</blockquote>
<h5 style="text-align: center;"><em> Bu içeriği beğendiyseniz lütfen çevrenizle paylaşınız&#8230;</em></h5>
</div>
<div class="kc-elm kc-css-1853923" style="height: 20px; clear: both; width:100%;"></div>
<div class="kc-elm kc-css-2562977 kc-raw-code">
<!-- This website uses the Simple Posts Ticker plugin v1.1.6 - https://wordpress.org/plugins/simple-posts-ticker/ --></p>
<div class="spt-container spt-border" style="border: dashed 3 #000000;border-radius: 0px;width: 100%;">
<div class="spt-label" style="float: left;margin: 0;padding: 0 10px;color: #ffffff;background-color: #dd0000;font-size: 100%;border-radius: 0px;">Arşivden</div>
<div class="spt-marquee" data-direction="left" data-duplicated="true" data-duration="5000" data-gap="0" data-speed="30" data-pauseOnHover="true" data-delayBeforeStart="200" data-startVisible="true" data-loop="1" style="width:auto;margin: 0;padding: 0;font-size: 100%;background-color: #f9be00;overflow: hidden;"><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/alzheimer-ve-demans/">Alzheimer ve Demans Artırıyor</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/kaza-mantar-ve-bir-insan/">Kaza, Mantar ve Bir İnsan</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/covid-rakamlar/">Salgın Hakkında Gerçekler</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/rosetta-tasinin-iadesini-istiyorlar/">Rosetta Taşının İadesini İstiyorlar</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/zebralar-hakkinda-bilmek-istedikleriniz/">Zebralar Hakkında Bilmek İstedikleriniz</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/tip-2-diyabet-icin-radikal-deneme/">Tip 2 Diyabet İçin Radikal Deneme</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/plandemicilerin-beslenme-kaynagi/">Plandemicilerin Kaynağı</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/yeniden-destansi-komedi-history-of-the-world/">Destansı Komedi:  History of the World II</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/mrna-tarihine-taniklik-etmek/">mRNA Tarihine Tanıklık Etmek</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/insan-katmanli-yapay-zeka-yakinda/">İnsan Katmanlı Yapay Zekâ Yakında</a></span></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</section>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kışın Hasta Olmamanın Yolu</title>
		<link>https://www.e-eglence.org/kisin-hasta-olmamanin-yolu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[e-E]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Dec 2022 21:53:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[e-BİLGİ]]></category>
		<category><![CDATA[e-SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[GRİP]]></category>
		<category><![CDATA[KIŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Maske]]></category>
		<category><![CDATA[SOĞUK HAVA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.e-eglence.org/?p=15528</guid>

					<description><![CDATA[Sanki o sinir bozucu soğuk algınlığı ve grip mikropları kış havasının ilk patlamasıyla birlikte içeri giriyor. Oysa mikroplar yıl boyunca mevcuttur - sadece son yaz soğuk algınlığınızı...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<style type="text/css">body.kc-css-system .kc-css-3498215 .rst_control_title,body.kc-css-system .kc-css-3498215 .rst_control_title a{color: #000000;}body.kc-css-system .kc-css-3498215 .style-1.rst-style-title .rst_control_title,body.kc-css-system .kc-css-3498215 .style-2.rst-style-title .rst_control_title,body.kc-css-system .kc-css-3498215 .style-3.rst-style-title .rst_control_title,body.kc-css-system .kc-css-3498215 .style-4.rst-style-title .rst_control_title,body.kc-css-system .kc-css-3498215 .style-5.rst-style-title .rst_control_title span,body.kc-css-system .kc-css-3498215 .style-5.rst-style-title .rst_control_title a{background: #f9be00;}</style>
<section class="kc-elm kc-css-78219 kc_row">
<div class="kc-row-container  kc-container">
<div class="kc-wrap-columns">
<div class="kc-elm kc-css-3147039 kc_col-sm-12 kc_column kc_col-sm-12">
<div class="kc-col-container">
<div class="kc-elm kc-css-3498215">
<div class="style-4 text-left rst-style-title">
<h1 class="rst_control_title" style="border-width: 1px;border-color: ;">
						Bir Eşek Arısı Yuvası&#8230;					</h1>
</p></div>
</p></div>
</p></div>
</div>
</div>
</div>
</section>
<section class="kc-elm kc-css-4116793 kc_row">
<div class="kc-row-container  kc-container">
<div class="kc-wrap-columns">
<div class="kc-elm kc-css-1694176 kc_col-sm-12 kc_column kc_col-sm-12">
<div class="kc-col-container">
<div class="kc-elm kc-css-2736476 kc_text_block">
<p><span style="font-family: verdana, geneva; font-size: 10px;">00:23:19</span></p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong>Bilim insanları nihayet insanların kışın neden daha fazla soğuk algınlığı ve gribe yakalandığını biliyor görünüyor&#8230;</strong></h3>
<h4 style="text-align: justify;"><span class="rst_dropcap rst_style_2" data-text="H">H</span>avada bir serinlik var ve hepiniz bunun ne anlama geldiğini biliyorsunuz &#8211; tanıdığınız herkesin aniden hapşırdığı, burnunu çektiği ya da daha kötüsü olduğu soğuk algınlığı ve grip mevsiminin zamanı geldi. Sanki o sinir bozucu soğuk algınlığı ve grip mikropları kış havasının ilk patlamasıyla birlikte içeri giriyor.</h4>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;">Oysa mikroplar yıl boyunca mevcuttur &#8211; sadece son yaz soğuk algınlığınızı düşünün. Peki neden insanlar dışarısı soğuduğunda daha fazla soğuk algınlığı, grip ve şimdi de Covid-19&#039;a yakalanıyor?</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;">Araştırmacıların bilimsel bir atılım olarak nitelendirdikleri yeni bir çalışmanın arkasındaki bilim insanları, kışın daha fazla solunum yolu hastalığına yakalanmamızın biyolojik nedenini bulmuş olabilirler. Soğuk havanın kendisinin burunda meydana gelen bağışıklık tepkisine zarar verdiği ortaya çıktı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;">Kaliforniya&#039;daki <strong>Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi</strong>&#039;nde kulak burun boğaz ve baş boyun cerrahisi profesörü olan rinolog Dr. <strong>Zara Patel</strong>, <em>&#8220;Bu, doğuştan gelen bağışıklık tepkimizin daha soğuk sıcaklıklarla sınırlı görünen bir faktörüne ilişkin ilk kez biyolojik, moleküler bir açıklamamız var&#8221;</em> dedi. Kendisi yeni çalışmaya dahil edilmemiştir.</span></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;">Salı günü <strong>The Journal of Allergy and Clinical Immunology</strong>&#039;de yayımlanan çalışmaya göre, burun içindeki sıcaklığı 5 santigrat derece kadar düşürmek, burun deliklerindeki milyarlarca virüs ve bakteriyle savaşan hücrenin neredeyse %50&#039;sini öldürüyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;"><strong>Massachusetts Eye and Ear</strong>&#039;da kulak burun boğaz direktörü ve Boston&#039;daki <strong>Harvard Tıp Fakültesi</strong>&#039;nde doçent olan rinolog Dr. <strong>Benjamin Bleier</strong>, <em>&#8220;Soğuk hava artan viral enfeksiyonla ilişkilidir çünkü sadece sıcaklıktaki bu küçük düşüşle bağışıklığınızın yarısını kaybedersiniz&#8221;</em> dedi.</span></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;"><strong>Patel</strong> bir e-postada <em>&#8220;bunların in vitro çalışmalar olduğunu hatırlamak önemlidir, yani bu bağışıklık tepkisini incelemek için laboratuarda insan dokusu kullanılsa da, birinin gerçek burnunun içinde yürütülen bir çalışma değildir&#8221;</em> dedi. <em>&#8220;Genellikle in vitro çalışmaların bulguları in vivo olarak doğrulanır, ancak her zaman değil.&#8221;</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: &#039;Asap Condensed&#039;;">Bir eşek arısı yuvası</span></strong><br /><span style="font-family: verdana, geneva;">Bunun nedenini anlamak için <strong>Bleier</strong> ve ekibi ile Boston&#039;daki <strong>Northeastern Üniversitesi</strong>&#039;nde farmasötik bilimler bölüm başkanlığı yapan ortak yazar <strong>Mansoor Amiji</strong> bilimsel bir dedektif avına çıktı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;">Solunum yoluyla bulaşan bir virüs ya da bakteri, vücuda ana giriş noktası olan burnu istila eder. Ekip, burnun ön tarafının mikrobu hemen algıladığını, burnun arka tarafının ise davetsiz misafirin farkına varmasından çok önce fark ettiğini keşfetti.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;">Bu noktada, burnu kaplayan hücreler hemen hücre dışı veziküller veya EV&#039;ler olarak adlandırılan milyarlarca basit kopyalarını oluşturmaya başlar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;"><strong>Bleier</strong>, <em>&#8220;EV&#039;ler hücreler gibi bölünemez, ancak özellikle gidip bu virüsleri öldürmek için tasarlanmış hücrelerin küçük mini versiyonları gibidir&#8221;</em> dedi.<em> &#8220;EV&#039;ler tuzak görevi görüyor, bu yüzden artık bir virüsü soluduğunuzda virüs hücrelere yapışmak yerine bu tuzaklara yapışıyor.&#8221;</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;">Bu &#8220;<strong>Mini Me&#039;ler</strong>&#8221; daha sonra hücreler tarafından burun mukusuna &#8211; evet, bildiğiniz sümük &#8211; atılıyor ve burada istilacı mikropları hedeflerine ulaşıp çoğalmadan önce durduruyorlar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;"><strong>Bleier</strong>, <em>&#8220;Bu, bağışıklık sisteminin vücudunuza girmeden önce bakteri ve virüslerle savaşmak için vücudunuzu terk eden tek parçası olmasa da onlardan biridir&#8221;</em> dedi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;"><strong>Bleier</strong>, milyarlarca EV&#039;nin bir kez oluşturulup burun salgılarına dağıldıktan sonra yağmacı mikropları kovalamaya başladığını söyledi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;"><em>&#8220;Bir eşek arısı yuvasına tekme atarsanız ne olur? Etrafta uçan birkaç eşek arısı görebilirsiniz, ancak tekmelediğinizde, o hayvan yuvaya girmeden önce hepsi saldırmak için yuvadan dışarı uçar&#8221;</em> dedi. <em>&#8220;Vücut, solunan virüsleri bu şekilde temizler, böylece virüsler asla hücreye giremez.&#8221;</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: &#039;Asap Condensed&#039;;"><strong>Bağışıklık gücünde büyük bir artış</strong></span><br /><span style="font-family: verdana, geneva;">Araştırmaya göre, saldırı altındayken burun, hücre dışı vezikül üretimini %160 oranında artırıyor. Ek farklılıklar da vardı: EV&#039;lerin yüzeylerinde orijinal hücrelere kıyasla çok daha fazla reseptör bulunuyordu ve bu da burundaki milyarlarca hücre dışı vezikülün virüsü durdurma kabiliyetini artırıyordu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;"><strong>Bleier</strong>, <em>&#8220;Reseptörleri, siz onları solurken viral partikülleri yakalamaya çalışan, dışarı çıkmış küçük kollar olarak hayal edin&#8221;</em> dedi.<em> &#8220;Ve her keseciğin yüzeyinde 20 kat daha fazla reseptör olduğunu ve bu sayede süper yapışkan olduklarını gördük.&#8221;</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;">Vücuttaki hücreler ayrıca mikro RNA adı verilen ve istilacı mikroplara saldıran viral bir katil içerir. Ancak araştırmaya göre burundaki EV&#039;ler normal hücrelerden 13 kat daha fazla mikro RNA dizisi içeriyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;">Yani burun, savaşa bazı ekstra süper güçlerle donanmış olarak geliyor. Peki soğuk hava vurduğunda bu avantajlara neler oluyor?</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;"><strong>Bleier</strong> ve ekibi bunu öğrenmek için dört katılımcıyı 15 dakika boyunca 4,4 derece Santigrat sıcaklığa maruz bıraktı ve ardından burun boşluklarındaki koşulları ölçtü.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;"><em>&#8220;Bulduğumuz şey, soğuk havaya maruz kaldığınızda burnunuzdaki sıcaklığın 9 Fahrenheit dereceye kadar düşebileceğidir. Bu da burnun sahip olduğu üç bağışıklık avantajını da ortadan kaldırmaya yetiyor,&#8221;</em> diyor <strong>Bleier</strong>.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;"><strong>Bleier</strong>, aslında burun ucundaki bu azıcık soğukluğun, hücre dışı veziküllerin yaklaşık %42&#039;sini mücadelenin dışına atmaya yettiğini söyledi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;"><em>&#8220;Benzer şekilde, her vezikülün içinde bu katil mikro RNA&#039;ların neredeyse yarısı var ve her veziküldeki reseptör sayısında %70&#039;e varan bir düşüş olabilir, bu da onları çok daha az yapışkan hale getirir&#8221;</em> dedi.</span></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;">Bu durum soğuk algınlığı, grip ve Covid-19 ile mücadele etme becerinize ne yapar? <strong>Bleier</strong>, bağışıklık sisteminizin solunum yolu enfeksiyonlarıyla mücadele etme kabiliyetini yarı yarıya azalttığını söyledi.</span></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: &#039;Asap Condensed&#039;;"><strong>Burun çorabı giymek zorunda değilsiniz</strong></span><br /><span style="font-family: verdana, geneva;"><strong>Bleier</strong>, pandeminin soğuk havayla mücadele etmek ve bağışıklığımızı yüksek tutmak için tam da ihtiyacımız olan şeyi bize verdiğini söyledi.</span></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;">&#8220;Maskeler sizi sadece virüslerin doğrudan solunmasından korumakla kalmaz, aynı zamanda burnunuza bir kazak giymiş gibi olursunuz&#8221; dedi.</span></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;"><strong>Patel</strong> de aynı fikirde: &#8220;<em>Burun içi ortamı ne kadar sıcak tutabilirseniz, doğuştan gelen bu bağışıklık savunma mekanizması o kadar iyi çalışabilir. Belki de maske takmak için bir neden daha!&#8221;</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;"><strong>Bleier</strong> gelecekte, bu bilimsel keşif üzerine inşa edilen topikal burun ilaçlarının geliştirilmesini bekliyor. <strong>Bleier</strong> bu yeni ilaçların <em>&#8220;esasen burnu bir virüs gördüğünü düşünmesi için kandıracağını&#8221;</em> söyledi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva;"><em>&#8220;Bu maruziyet sayesinde mukusunuzda sizi koruyan ekstra eşek arıları uçuşacak&#8221;</em> diye ekledi.</span></p>
<h5 style="text-align: center;"><em> Bu içeriği beğendiyseniz lütfen çevrenizle paylaşınız&#8230;</em></h5>
</div>
<div class="kc-elm kc-css-1535795" style="height: 20px; clear: both; width:100%;"></div>
<div class="kc-elm kc-css-3344937 kc-raw-code">
<!-- This website uses the Simple Posts Ticker plugin v1.1.5 - https://wordpress.org/plugins/simple-posts-ticker/ --></p>
<div class="spt-container spt-border" style="border: dashed 3 #000000;border-radius: 0px;width: 100%;">
<div class="spt-label" style="float: left;margin: 0;padding: 0 10px;color: #ffffff;background-color: #dd0000;font-size: 100%;border-radius: 0px;">Arşivden</div>
<div class="spt-marquee" data-direction="left" data-duplicated="true" data-duration="5000" data-gap="0" data-speed="30" data-pauseOnHover="true" data-delayBeforeStart="200" data-startVisible="true" data-loop="1" style="width:auto;margin: 0;padding: 0;font-size: 100%;background-color: #f9be00;overflow: hidden;"><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/nvdia-geforce-now-turkiye/">Nvdia GeForce Now Türkiye</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/logitech-ve-yeni-oyun-cihazi/">Logitech ve Yeni Oyun Cihazı</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/legend-of-korra/">Legend Of Korra</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/23-nisanda-cikiyor-abigail-dowd/">23 Nisan&#8217;da Çıkıyor</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/oldukten-sonra-geri-gelecek/">Öldükten Sonra Geri Gelecek</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/linkin-park/">Twitter O Videoyu Kaldırdı</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/haydi-at-kosturmaya/">Haydi At Koşturmaya</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/maho/">Tavla Oyna</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/haftanin-albumu-20-11-2022/">Haftanın Albümü &#8211; 20/11/2022</a></span><span class="spt-item" style="padding: 0 10px;"><a class="spt-link" style="color: #000000;" target="_blank" href="https://www.e-eglence.org/satranc-oyna/">Satranç</a></span></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</section>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
