Duvarı İnşa Etme Görevi Giderek Zorlaşıyor...
07:44:32
Çok Kişi Belki Farkında Değil Ama Avrupa İsmi Konulmamış Hibrit Bir Savaşın İçinde
İlk olarak, hoparlörden gelen bedensiz bir sesle uyarı yapılır: “Lütfen dikkat. Şehirde hava sireni çalıyor. Lütfen eksi ikinci kattaki sığınağa gidin." Ardından, bulutların hemen üzerinde yüzlerce adet toplanan Rus insansız hava araçlarının sivrisinek gibi vızıldayan sesi duyulur…
Hemen ardından uçaksavar ateşinin gürültüsü, uzaktaki patlamaların gümbürtüsü ve son olarak da ambulans ve itfaiye sirenlerinin uğursuz sesi gelir.
Bu, Kiev ve Ukrayna’nın diğer şehirlerinde gecenin acımasız gerçeğidir.
Bunlar, çarpıştıklarında patlayan saldırı insansız hava araçlarıdır.
İnsansız hava araçları artık modern savaşın ayrılmaz bir parçasıdır, ancak savaş alanıyla sınırlı değildir.
Ukrayna’dan uzak Batı Avrupa’da da, silahsız insansız hava araçlarının havaalanları, askeri üsler ve enerji santralleri çevresinde uçtuğu görülmüştür. Bunların hepsi, Rusya’nın yürüttüğü “hibrit savaş" programının bir parçası olduğu düşünülmektedir ve bazıları, bunların Ukrayna’ya yardım eden bazı NATO ülkelerinin direncini test etmek için geldiğini tahmin etmektedir.
Avrupa’yı Rus insansız hava araçlarına karşı korumak için bir “insansız hava aracı duvarı" inşa etme planı, gerekli ancak oldukça zorlu bir girişim olarak değerlendiriliyor ve uzmanlar, bunun tam bir bariyer olarak uygulanabilirliği konusunda ciddi şüphelerini dile getiriyorlar…
Avrupa Birliği, Ukrayna’nın deneyimlerinden dersler çıkararak sistemi 2027 sonuna kadar tam olarak faaliyete geçirmeyi hedeflerken, birçok savunma yetkilisi ve analist, sınırın büyüklüğü, teknolojik sınırlamalar ve maliyet nedeniyle tamamen geçilmez bir duvarın gerçekçi olmadığını savunuyor.
Almanya savunma bakanı, “sağlam bir drone duvarı“nın gerçekçi olmadığını belirtirken, diğerleri de hedefin tam bir bağışıklık sağlamak değil, savunmayı aşabilen drone sayısını azaltmak olması gerektiğini vurguluyor.
“Drone duvarı“, radarlar, sensörler, elektronik sinyal bozma ve hem yumuşak hem de sert önleme sistemlerini bir araya getiren, gelen drone’ları, özellikle de Rus Geran 2 gibi uzun menzilli modelleri tespit etmek ve etkisiz hale getirmek için tasarlanmış çok katmanlı, entegre bir savunma sistemi olarak düşünülmektedir.
AB‘nin çabalarına rağmen, proje, üye ülkeler arasında kapsamı ve finansmanı konusunda anlaşmazlıklar ve birleşik bir teknik çerçevenin olmaması gibi siyasi, teknik ve mali engellerle karşı karşıyadır.
Bazı uzmanlar, drone duvarı gibi savunma sistemlerine odaklanmanın yeterli olmadığını savunuyor; drone’ların kendileri yerine, komuta merkezleri ve üretim tesisleri gibi drone saldırılarının kaynaklarını hedef almayı savunuyorlar.
Ukrayna, testlerde %100 başarı oranı elde ettiği bildirilen kendi “drone duvarı" sistemini halihazırda devreye sokmuş durumda ve gerçek savaş kullanımına hazırlanıyor. Bu sistem, Avrupa’nın çabaları için potansiyel bir model sunuyor.
Tüm bunlar olurken, bir yandan da duvarı inşa etme görevi giderek zorlaşıyor. Çünkü yeni drone karşıtı önlemler ne kadar hızlı uygulanırsa, bunları aşabilecek yeni bir drone tehdidi o kadar hızlı ortaya çıkıyor.
Tüm bunlar, bir nevi yeni bir silahlanma yarışına neden oluyor.
Güvenlik teknolojisine yatırım yapan İngiltere merkezli Gallos Technologies şirketinin kurucu ortağı Josh Burch, “Bu alandaki teknolojilerin geliştirme döngüleri, özellikle çatışma ortamlarında aşırı derecede hızlanıyor" diyor.
“Bu, saldırganlar uyum sağladıkça drone’lara karşı savunma önlemlerinin hızla geçerliliğini yitireceği anlamına geliyor.
Saldırganlar, hedeflerine ulaşana kadar gözlemleyecek, uyum sağlayacak ve bunu tekrarlayacaklar" diye ekliyor.
