e-BİLGİ, e-SAĞLIK

Keneler ve Hastalıkları Hakkında Her Şey

keneler-ve-hastaliklari-hakkinda-her-sey

Daha Güvenli ve Nihai Çözümler...

08:00:44

Kırım‑Kongo Kanamalı Ateşi Aşısı Var mı?

Kene problemine yaklaşırken hem kişisel hem de çevresel düzeyde eş zamanlı bir mücadele gerekiyor. Öncelikle, kenenin en çok rastlandığı alanlar uzun otlar, makilik ve yaprak döküntüleriyle kaplı kenar bölgeler olduğu için bahçe veya arazinizde düzenli budama ve temizlik şart…

Yürüyüş yollarını mümkün olduğunca güneş gören, çimenlerin kısa olduğu alanlardan geçirmeniz, gölgeli, nemli bölgeleri çocuk ve evcil hayvan trafiğinden uzak tutmanız kene yoğunluğunu önemli ölçüde azaltır.

İkinci olarak, kenelere karşı kullanılabilecek fiziksel ve kimyasal bariyerler etkili bir tedbirdir. Çevrenizdeki sınır bitki kuşaklarını çakıl taşı ya da kumlu alanlarla değiştirmek, kenenin yayılmasını yavaşlatır. Platinum içerikli veya permetrin esaslı acaricid uygulamaları, özellikle bahar başında ve yaz sonuna doğru, kene nüfusunun zirve yaptığı dönemlerde dış mekânlara spreyleme yaparak üremeyi kesintiye uğratır. Bu işlemler sırasında mutlaka koruyucu ekipman (uzun kollu giysi, eldiven, maske) kullanılmalı ve uygulama talimatlarına sadık kalınmalıdır.

Kişisel koruma önlemleri de ihmal edilmemeli. Doğada vakit geçirirken doğal renkli, uzun paçalı pantolonlar ve kapalı ayakkabılar tercih edilmeli; pantolon paçaları çoraba sokularak deriye doğrudan temas engellenmelidir. DEET veya icaridin içeren böcek kovucuların, pantolon paçalarına ve ayakkabı bileğine uygulanması kene tutunmasını zorlaştırır. Dönüşte mutlaka vücut kontrolü yapılmalı; kulak arkası, ense, koltuk altı ve kasık gibi kıvrım noktaları ile saçlı deri dikkatli incelenmelidir.

Evcil hayvanlarınızı yılda en az dört kez veteriner önerisiyle uygun spot-on damlalar, boyun tasması veya ağız yoluyla alınan acaricid tabletlerle koruma altına almak, hem hayvan sağlığını korur hem de eve kene taşınma riskini azaltır. Ayrıca bahçenizde serbest dolaşan gelengi (kertenkele gibi küçük memeliler) ve fare popülasyonunu kontrol altında tutmak, kene yaşam döngüsünü kırmak açısından faydalı olacaktır.

Son olarak, özellikle kene kaynaklı enfeksiyonların (Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi, Lyme hastalığı vb.) tespiti ve takibi için bölgesel sağlık birimleriyle iş birliği yapmanız, risk altındaki kişilerin aşı ve erken tanı imkânlarından yararlanmasını sağlar. Hastalık vakalarında erken müdahale, hem komplikasyon riskini hem de mortaliteyi azaltır. Bu çok katmanlı yaklaşım, kene problemine karşı en etkili savunmayı oluşturur.

En sık gündeme gelen iki kene kaynaklı hastalıkta -kene kaynaklı ensefalit (TBE) ve Kırım‑Kongo Kanamalı Ateşi (CCHF)- aşıya yaklaşım ve etkinlik şöyle özetlenebilir:

Kene Kaynaklı Ensefalit (TBE) Aşısı

Gerekir mi? WHO ve birçok ülkenin sağlık otoriteleri, TBE virüsünün endemik olduğu Orta ve Doğu Avrupa ile Kuzey Asya bölgelerinde yaşayan veya bu bölgelere sık seyahat eden kişiler için aşıyı önerir. Türkiye’de yaygın olmasa da doğaseverlerin ve risk gruplarının (orman işçileri, dağcılar vb.) aşılanması mantıklıdır.

Etkililiği ne kadar? Üç doz tamamlandığında vaka koruma etkinliği %90–99 arasında rapor edilmiş, iki dozda bile %94–97’ye ulaşan yüksek bir koruma sağlar. Bağışıklık yıllara yayılsa da yaşlılarda (≥60 yaş) bağışıklık hızla azalabileceğinden, güçlendirici dozlar öneriliyor.

Kırım‑Kongo Kanamalı Ateşi (CCHF) Aşısı

Gerekir mi? CCHF için hâlen dünya çapında onaylı, yaygın kullanılan bir insan aşısı yoktur. Bugüne kadar tek ticari sürümüyle uygulanan inaktive aşının –Bulgar yapımı, fare beyni kültürü– bilimsel açıdan yeterince belgelendirilmemiş olması ve yalnızca lokal sınırlı dozları bulunması nedeniyle rutin olarak önerilmez.

Etkililiği ne kadar? Randomize çalışmalar, mevcut inaktive formu ile %50’ye yakın bir koruma sağlandığını öne sürer; ancak veri niteliği zayıftır. Türkiye’de faz I çalışmalarını tamamlayan yerli bir aday aşı ise henüz faz II–III’e geçmediği için yaygın kullanıma ve kesin etkinlik verisine sahip değildir.

Lyme Hastalığı ve Diğer Kene‑Kaynaklı Bakteriyel Enfeksiyonlar

Şu anda insanlarda kullanılmakta olan onaylı bir Lyme aşısı yoktur (önceki aşılar geri çekildi). Dolayısıyla koruma kişisel önlemler (repellent, sık kontrol, uygun giysi) ve çevresel mücadele yöntemleriyle sağlanır.

Sonuç olarak; eğer yaşam ya da sık seyahat ettiğiniz bölge TBE virüsü açısından riskliyse, TBE aşısı hem gerekli hem de %95’in üzerinde koruma sağladığı için son derece işe yarar. CCHF için fiilen kullanabileceğiniz onaylı bir insan aşısı bulunmadığından -varsa da etkinliği sınırlı ve erişimi zor-, öncelik kişisel ve çevresel korunma tedbirleri ile erken tanı ve izleme programlarındadır.

Ev ve çevresinde keneyle mücadele etmek için genellikle sentetik piretroid grubu (örneğin permetrin veya deltametrin) içerikli sprey ve aerosol preparatlar tercih edilir. Bu ilaçlar duvar dipleri, kapı eşikleri, pencere kenarları, çimle temas eden teras ve veranda zeminlerine uygulanır; gerekirse halı ve koltuk gibi uzun süreli temas alanlarına da düşük dozda spreyleme yapılabilir. Sprey uygulamasından önce evin iyice süpürülmesi ve vakumlanması, ilaç etkinliğini artırır.

Kullandığınız ürünün ruhsatlı ve “ev içi kullanım” onaylı olmasına dikkat etmelisiniz. İlaçlamayı kendiniz yapacaksanız mutlaka ürün etiketindeki dozaj ve uygulama talimatlarına sadık kalın: sık havalandırma yapın, uygulama sırasında çocuklar, hamile ve emziren anneler, yaşlılar ile evcil hayvanları evden uzaklaştırın. İşlem bittikten sonra önerilen süre kadar (genellikle 2–4 saat) içeriye girmeyin ve yüzeyler silinmeden yiyecek hazırlamayın.

Daha güvenli ve nihai bir çözüm için mutlaka ruhsatlı bir pest kontrol firmasından profesyonel hizmet almanız öneriliyor. Uzman ekip, doğru acarisit seçimi ve dozajıyla hem iç mekân hem de çevre uygulamasını optimize eder, kalıcı rezidüel etki sağlayacak şekilde prosedürü tamamlar. Böylece hem evde yaşayanların hem de evcil hayvanların kimyasal maruziyeti minimize edilmiş olur. Genel olarak, mevcut ruhsatlı ürünler doğru kullanıldığında hem etkili bir kene kontrolü sağlar hem de kabul edilebilir bir güvenlik profiline sahiptir.

Kenede ısırık tespit ettiğiniz anda yapmanız gereken ilk şey, mümkün olan en kısa sürede (tercihen 1 saati geçirmeden) kenenin gövdeye en yakın yerinden, zarar vermeden çıkarılmasıdır. Bunun için ince uçlu cımbız ya da özel kene çıkarma aparatı* kullanın; keneyle birlikte gövde kısmını koparmadan, düz çekerek çıkarmaya özen gösterin. Çıkarma işleminden sonra ısırık bölgesini bol sabunlu suyla yıkayıp alkol veya povidon‑iyot ile dezenfekte edin. Kendiniz çıkaramıyorsanız en yakın sağlık kuruluşuna başvurun.

Isırığı takiben risk değerlendirmesi yapmak için kenenin türü ve ısırık süresi önemlidir. Borrelia enfeksiyonlarında (Lyme hastalığı) kene deride en az 24–36 saat tutunmuşsa antibiyotik koruyucu tedavi önerilebilir. Ciddi kanamalı ateşi (Kırım‑Kongo) açısından ise temas tarihinden itibaren ilk 48 saat içinde başvurmak kritik kabul edilir. Bu süre zarfında sizi gözetim altına alacak bir hastaneye ulaşmak mümkünse, kene çıkarıldıktan sonra en kısa sürede (tercihen 24 saati geçirmeden) başvurmanız en güvenli yaklaşımdır.

Eğer coğrafi olarak hastaneye ulaşamıyorsanız, kendi başınıza aşağıdaki adımları uygulayın:
• Çıkarılan kene cam bir kab veya mendil içinde ağzı kapalı poşete koyup etiketleyin ve gerekirse uzman tarafından tanımlanmasına olanak sağlayın.
• Isırık yerini günde iki kez dezenfekte edin, kızarıklık, şişlik, ateş veya halsizlik gelişirse hemen haber verin.
• Yanınıza alabileceğiniz bir sağlık kuruluşu numarasını (112) ya da bölgenizdeki sağlık ocağını not edin; şüpheli semptomlar başladığında telefonla yönlendirme alın.
• Yüksek riskli bölgelerdeyseniz (CCHF endemik alanlar) veya kene görünümü şüpheliyse, mümkün olan en kısa sürede orijinal kene örneğiyle birlikte sağlık kuruluşuna gitmeye öncelik verin.

Bu adımlar, hastaneye ulaşım gecikse bile enfeksiyon riskini azaltmak ve durumunuzu izleyecek sağlık personeline gerekli bilgiyi sağlamak için en etkili ferdi uygulamalardır.

* Kene Çıkartma Aparatı

Kene çıkartma aparatı, keneyi deri yüzeyinden gövde kısmını sıkmadan veya koparmadan almak üzere özel olarak tasarlanmış ufak el aletidir. Genellikle ince, U‑ veya V biçimli uçları olan iki tür bulunur: birincisi cımbız görünümünde, ancak sivri ve düz olmayan vuruşacak şekilde eğimli uçlara sahip; ikincisi ise çengelli bir kanca şeklinde, keneyi ucundaki olukla kavrayıp döndürerek çıkaran “tick key” ya da “tick twister” adı verilen araç. Her iki model de keneye baskı uygulamadan gövdesine yakın noktadan kavrama imkânı verdiği için viral veya bakteriyel patojenlerin deriye geçiş riskini en aza indirir.

Bu aparatı temin etmek için en kolay seçenek; eczane, veteriner kliniği veya pet shop raflarına bakmak. Birçok eczanede “kene cımbızı” veya “kene aparatı” adıyla satılır. Ayrıca büyük yapı marketlerin bahçe ve hobi bölümünde, kamp ve doğa sporları malzemesi satan mağazalarda da bulunabilir. İnternet üzerinden satın almak isterseniz, yerel e‑ticaret sitelerinde “kene çıkarma kancası”, “tick remover tool” veya “tick twister” anahtar kelimeleriyle arama yaparak Türkiye içi kargo ile temin edebileceğiniz modelleri görebilirsiniz. Genellikle tek kullanımlık plastik versiyonlar birkaç liralık fiyatla; yeniden kullanılabilir metal aletler ise biraz daha yüksek maliyetle satışta.

Aparatı satın aldıktan sonra paketin üzerindeki kullanım talimatına uygun olarak, keneyi çıkaracağınız bölgeyi önce alkollü pamukla temizleyip, aleti kenenin gövdesine olabildiğince yakın yerden yerleştirin. Daha sonra düz ve sabit bir hareketle keneyi deriden ayırın. İşlem sonrası ısırık bölgesini yeniden dezenfekte etmeyi unutmayın. Böylece hem kenenin bütün hâliyle çıkması sağlanır hem de enfeksiyon riski azalır.

Bu içeriği beğendiyseniz lütfen çevrenizle paylaşınız…
Etiketler:
error: İçerik korunmaktadır !!

Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (0) in /home1/tayfun58/e-eglence.org/wp-includes/functions.php on line 5481