e-BİLGİ, e-HABER

Hürmüz Boğazı Kapatılabilir mi?

hurmuz-bogazi-kapatilabilir-mi

Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS)...

08:57:40

Hürmüz Boğazı Nasıl Kapatılır?

Boğazı “kapatmak” ifadesi, burada deniz yolu trafiğinin kasıtlı biçimde engellenmesini, ticaret gemilerinin ve petrol taşıyan tankerlerin geçişine izin verilmemesini anlatır. Hürmüz Boğazı, dünyanın petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin aktığı en kritik deniz geçiş noktalarından biridir; dolayısıyla böyle bir kapanma küresel enerji arzı üzerinde ani ve ciddi bir etki doğurur…

Karasuları kendi egemenlik alanı olmakla birlikte, uluslararası geçişe açık boğazlarda kıyı devletlerinin bu hakları, başta Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) olmak üzere uluslararası hukuk kurallarıyla sınırlandırılmıştır.

Bir boğazın “uluslararası deniz yolu” sayılabilmesi için, yüksek deniz veya münhasır ekonomik bölge olarak kabul edilen iki alanı birbirine bağlaması gerekir. Hürmüz Boğazı da İran ve Umman’ın karasuları üzerinden geçerek Basra Körfezi’ni Umman Denizi’ne bağladığından, iki kıyı devletinin de egemenlik hakları UNCLOS Madde 37–45 kapsamındaki “transit geçiş” rejimine tâbidir. Bu boğazda seyreden tüm gemi ve uçaklar, kesintisiz ve hızlı geçiş hakkına sahiptir; bu hak hiçbir şekilde engellenemez.

UNCLOS Madde 38, herhangi bir gemi veya uçağın “transit geçiş” hakkını tanır ve “bu hakkın engellenemeyeceğini” hükme bağlar. Hürmüz Boğazı gibi bir uluslararası geçiş yolu üzerinde kıyı devletleri, gemi ve uçaklara bu hakkı reddedemez veya durduramaz. Madde 44 ise, “kıyı devletlerinin transit geçişi engelleyemeyeceğini” ve “hiçbir şekilde askıya alınamayacağını” net olarak belirtir.

Kıyı devletlerine tanınan sınırlı düzenleme yetkisi ise UNCLOS Madde 42’de sayılmıştır. Buna göre İran veya Umman, güvenlik, trafik ayrım şemaları, kirliliğin önlenmesi veya gümrük-giriş kontrolleri gibi konularda düzenleme yapabilir; ancak bu düzenlemeler yabancı gemi veya uçakların geçiş hakkını fiilen ortadan kaldırmamalı, onları hukuken veya fiilen engellememelidir.

Özel statülü boğazlar -örneğin İstanbul Boğazı ve Çanakkale Boğazı-ise 1936 tarihli Montrö Sözleşmesi’ne tâbidir. Montrö’ya göre Türkiye, barışta ticaret gemilerine tam serbestlik tanırken, savaş gemileri ve denizaltılar için kısıtlamalar veya kapanma kararları alma yetkisine sahiptir. Hürmüz Boğazı’nda ise Montrö benzeri bir düzenleme yoktur; bu nedenle sadece UNCLOS ve yerleşik teamüller geçerlidir.

Sonuç olarak, Hürmüz Boğazı’nı kapatma veya açma yetkisi resmî olarak yalnızca kıyı devletleri İran ve Umman’da görünse de, her durumda uluslararası hukuka göre transit geçiş hakkı askıya alınamaz. Dolayısıyla hiçbir ülke, Hürmüz gibi uluslararası deniz yollarını keyfi şekilde kapatma hakkına sahip değildir.

İran Bunu Hangi Gerekçelerle Gündeme Getiriyor?

İran’ın “Hürmüz Boğazı’nı kapatma” tehdidini temellendirdiği başlıca argümanlar şu şekildedir:

1. ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERİN İHLAL GEREKÇESİ OLARAK EKONOMİK YAPTIRIMLAR
İran, ABD ve müttefiklerinin uyguladığı nükleer program ambargolarını ve petrol ihracatına getirilen kısıtlamaları, uluslararası hukukta “ekonomik saldırı” sayarak misilleme hakkı olarak görüyor. Bu çerçevede “karşılıklı yaptırımlara” misilleme niteliğinde boğazı kapatmanın meşru olacağını savunuyor.

2. UNCLOS’UN TARİFSEL YORUMLARI VE İMZACILIK—ONAYLAMAMA DURUMU
İran, 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ni (UNCLOS) imzalamış ancak Meclis’ten geçirmemiştir. Kendi yorumuna göre, transit geçiş hakkı yalnızca “sözleşmeyi onaylamış” ülkelere tanınmakta; dolayısıyla ABD, İngiltere gibi sözleşmeyi onaylamamış devletlerin savaş gemilerinin Hürmüz’den geçişi hukuken haklı değildir.

3. BM ŞARTI MADDE 51 KAPSAMINDA ÖZEL KENDİNİ SAVUNMA HAKKI
İran yönetimi, “uluslararası saldırı” olarak nitelendirdiği ABD/İsrail eylemlerine karşı BM Şartı’nın 51. maddesinde tanınan “özgün (inherent) kendini savunma hakkı”nı işaret ederek, boğazı kapatmanın meşru bir savunma tedbiri olduğunu ileri sürüyor.

4. MISİLLEME (KARŞILIK ÖNLEMİ) DOKTRİNİ
Uluslararası hukuktaki “countermeasures” yani karşı önlemler doktrinini temel alarak, bir devletin hukuka aykırı bir eylemine (örneğin gemi alıkoyma veya altyapıya saldırı) karşılık olarak “simetrik” adımlar atma hakkını kullandığını savunuyor. Örneğin teslim edilen yabancı bir tankere karşılık Hürmüz’ü kapatma “karşı önlem” olarak gösteriliyor.

5. DENİZ MAYINLARI VE ASKERÎ TEDBİRLERLE CAYDIRICILIK
Siyasi beyanat metinlerinde, “gerekli görülürse” mayın döşeme, denizaltı devriyeleri ve sahil bataryalarıyla da boğazın fiili olarak kapatılabileceği vurgulanıyor. Burada temel argüman, “egemenlik hakları” çerçevesinde kendi karasularında güvenlik gerekçesiyle düzenleme yapma yetkisidir.

Özetle, İran tehdidini hukuki olarak doğrudan uluslararası deniz hukukuna değil; ambargolara misilleme, sözleşmelerin imzacı-onaycı ayrımı, BM Şartı’nın kendini savunma düzenlemesi ve karşı-önlem (countermeasures) doktrini üzerine kuruyor. Ancak uzmanlara göre bu gerekçeler, Hürmüz Boğazı’nda “transit geçiş” hakkını mutlak kılan UNCLOS ve yaygın teamüller karşısında uluslararası hukuka aykırı sayılıyor.

Teknik olarak Hürmüz Boğazı’nı kapatmanın başlıca yolları şunlardır:

1. Mayın döşeme (deniz mayınları): Boğazın dar sularına yerleştirilen mayınlar, gemilerin güvenli bir hat üzerinde seyretmesini imkânsız hâle getirir. Temizlik çalışmaları uzun sürer ve geçişi haftalarca, hatta aylarca durdurabilir.

2. Askerî gemi ve denizaltı bariyerleri: Bölgeye konuşlandırılan muhrip ve korvetler, radar ve füzelerle menzile aldığı gemileri geçiş hattının dışına itebilir veya doğrudan engelleyebilir. Denizaltılar, kritik noktalarda devriye yaparak geçişe caydırıcı bir tehdit oluşturur.

3. Kıyıdan karadan atılan anti-gemi füzeleri: Boğazın çevresindeki yüksek noktalara yerleştirilen fırlatıcılarla, geçiş yapacak gemiler hedef alınabilir. Bu tehdit varlığı bile, ticaret hattının kapatılmasını sağlayacak derecede caydırıcıdır.

4. Elektronik harp ve iletişim kesintisi: Bölgedeki sivil ve ticari gemilerin navigasyon sistemlerine yönelik elektronik baskın (jamming) veya sahte konum bilgisi (spoofing) ile güvenli geçiş koridorları oluşturulamaz hâle getirilebilir. Bu da ticari trafiğin durmasına yol açar.

5. Hukuki ve diplomatik ambargolar: Resmî bir savaş durumu ilanı ya da uluslararası ambargo kararlarıyla, bölgedeki gemilerin geçişe izin veren sigorta, liman hizmetleri veya lojistik destek almamaları sağlanarak fiilen bir tıkanma yaratılabilir.

Bu yöntemlerden biri veya birkaçı eş zamanlı kullanıldığında, Hürmüz Boğazı’ndan geçen deniz trafiği çok kısa sürede tamamen durdurulabilir; temizleme ve yeniden güvenlik tesis etme operasyonları ise uzun zaman alır. Böylece hem bölgesel hem küresel enerji akışı kesintiye uğrar, navlun ve sigorta maliyetleri hızla yükselir.

Bu içeriği beğendiyseniz lütfen çevrenizle paylaşınız…
Etiketler: ,
error: İçerik korunmaktadır !!

Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (0) in /home1/tayfun58/e-eglence.org/wp-includes/functions.php on line 5481