Yaşlanma Krizinin de Derinleşmesi Beklenmektedir...
07:07:02
Araştırma: Kore Nüfusu Önümüzdeki 100 Yıl İçinde %85 Oranında Azalabilir
Güney Kore’nin nüfusu, ülkenin devam eden demografik düşüşü hız kesmeden devam ederse, 2125 yılına kadar mevcut seviyesinin sadece %15’ine düşebilir. Şu anda 100 çalışan bireye 30 yaşlı düşen oran, 2100 yılına kadar 140 yaşlıya yükselebilir…
Seul’deki özel bir düşünce kuruluşu yaptığı açıklamada, ülkenin devam eden demografik düşüşü hız kesmeden devam ederse, Güney Kore’nin nüfusu 2125 yılına kadar mevcut seviyesinin sadece %15’ine düşebilir.
Kore Yarımadası Gelecek Nüfus Enstitüsü, son uzun vadeli tahmininde, kohort bileşen yöntemini kullanarak Kore’nin gelecek yüzyıldaki demografik eğilimlerini tahmin etti. Uluslararası alanda tanınan bu teknik, doğum oranları, ölüm oranları ve göç eğilimleri gibi faktörleri dikkate alarak gelecekteki nüfusu tahmin ediyor.
Enstitünün en kötü senaryosuna göre, Güney Kore’nin nüfusu 2125 yılına kadar 7,53 milyona düşebilir, bu da mevcut 51,68 milyondan keskin bir düşüş anlamına geliyor. Bu rakam, 9,3 milyondan fazla olan Seul şehrinin mevcut nüfusundan bile daha az.
En iyimser tahminlere göre bile nüfus 15,73 milyona, yani mevcut nüfusun üçte birinden azına düşecek. Ortalama tahminlere göre 2125 yılında nüfus 11,15 milyon olacak.
Raporda, nüfus düşüşünün hızla artan temposu da vurgulanmaktadır. Orta senaryoda, nüfus 2075 yılına kadar yüzde 30 azalacak ve ardından sonraki 50 yıl içinde yarıdan fazla azalacaktır.
Bu düşüş sadece doğum oranlarının düşmesinden değil, aynı zamanda birleşik bir etkiden de kaynaklanmaktadır: Her nesilde daha az insan olmasıyla, potansiyel ebeveyn havuzu küçülmekte ve bu da düşüşü daha da hızlandırmaktadır.
Bir zamanlar gençlerin geniş bir taban oluşturduğu “vatoz” şeklindeki Güney Kore’nin demografik piramidinin, 2125 yılına kadar tüm yaş gruplarında daralan bantlara ve yaşlı gruplara doğru ağırlıklı bir nüfusa sahip “kobra” şekline dönüşeceği tahmin edilmektedir.
Yaşlanma krizinin de derinleşmesi beklenmektedir.
75 yıl içinde, en kötü tahmin, 15 ila 64 yaş arası olarak tanımlanan çalışma çağındaki her 100 kişiye karşılık 140 adet 65 yaş ve üstü yaşlı olacağı yönündedir.
Şu anda, 100 çalışma çağındaki kişi yaklaşık 30 yaşlıyı desteklemektedir, bu da Güney Kore’nin, destek sağlayanların sayısını çok aşan bağımlıların sayısının fazla olduğu “ters piramit” bir topluma doğru gittiğini göstermektedir.
Raporda ayrıca, işyeri topluluğu uygulaması Blind‘den alınan yaklaşık 60.000 gönderiye dayanan ve 20’li ve 40’lı yaşlardaki kişilerin evlilik ve çocuk sahibi olma konusundaki düşüncelerine odaklanan bir sosyal duygu analizi de yer almaktadır.
Bulgular, genç nesillerin evlilik konusunda “aşk”tan çok ‘para’ ve “konut”u öncelikli gördüklerini ortaya koydu. Çocuk sahibi olma konusundaki konuşmalarda ise finansal yükler sürekli olarak en önemli endişe olarak ortaya çıktı.
Raporda, evlilik ve ebeveynlikle ilgili kararların kişisel tercihlerden çok ekonomik koşulların etkisi altında kaldığı sonucuna varılmıştır.
Enstitü, bu krizi çözmek için bir dizi acil politika önerisinde bulunmuştur. Bunlar arasında doğum ve çocuk yetiştirme yükünü azaltmak için desteğin genişletilmesi ve pratik bir iş-yaşam dengesi kültürünün oluşturulması yer almaktadır. Ayrıca, göçmenlik politikasının reformu ile birlikte emeklilik yaşının yükseltilmesi ve sürekli istihdamın teşvik edilmesinin önemine vurgu yapılmıştır.
En önemlisi, enstitü, demografik büyümeye bağımlı bir sistemden uzaklaşarak, ekonomiyi üretkenlik etrafında yeniden yapılandırmanın gerekliliğini vurguladı.
Bu çarpıcı tahminler, dünyanın en düşük doğum oranlarından birine ve en hızlı yaşlanan nüfuslarından birine sahip olan Güney Kore’nin karşı karşıya olduğu acil demografik sorunu vurguluyor.
2024 itibariyle, Güney Kore’nin toplam doğurganlık oranı -bir kadının yaşamı boyunca sahip olması beklenen ortalama çocuk sayısı -0,75’e hafifçe yükseldi, ancak 2,1 olan yenilenme seviyesinin oldukça altında kaldı.
