2026’da Zorunlu Olacak...
13:19:122
Güvenlik Gerekçesi: Elektrik Kesilirse Ne Olacak?
Çin, otomobillerde giderek yaygınlaşan tam dokunmatik ekran yaklaşımına karşı önemli bir düzenlemeye hazırlanıyor. Yeni düzenlemeye göre üreticiler, araç içindeki temel işlevleri yalnızca dokunmatik ekran üzerinden sunamayacak; belirli kritik fonksiyonlar için fiziksel düğme veya anahtar kullanımı zorunlu hale gelecek. Böylece özellikle Tesla’nın öncülük ettiği minimalist, neredeyse tamamen ekrana dayalı kokpit tasarımlarından kısmi bir geri dönüş yaşanması bekleniyor…
Car News China’nın aktardığına göre düzenlemenin taslak metni kamuoyu görüşüne açılmış durumda ve 1 Temmuz 2026 itibarıyla Çin’de satışa sunulacak yeni araçlarda yürürlüğe girmesi planlanıyor. Bu tarihten sonra Çin pazarına sunulan otomobillerde sinyal lambaları, cam açma-kapama mekanizmaları, ön cam silecekleri, vites seçimi ve cam buğu çözücü gibi temel sürüş fonksiyonlarının fiziksel kontrollerle yönetilmesi gerekecek. Ayrıca şerit takip asistanı ve uyarlanabilir hız sabitleyici gibi gelişmiş sürücü destek sistemlerinin (ADAS) devreye alınması ya da kapatılması da fiziksel bir kontrol üzerinden yapılmak zorunda olacak.
Elektrikli araçlar için ise ayrı bir zorunluluk öngörülüyor: Araçta mutlaka fiziksel bir güç kapatma anahtarı bulunacak. Bu madde, tamamen yazılım tabanlı bir kapatma komutuna güvenen tasarımların Çin’de kabul görmeyeceği anlamına geliyor. Çinli düzenleyicilerin belirlediği bu yaklaşım, küresel ölçekte şekillenmeye başlayan yeni güvenlik protokolleriyle de paralellik gösteriyor.
2026’dan itibaren Avrupa Yeni Araç Değerlendirme Programı (Euro NCAP) ve onunla uyumlu çalışan Avustralya Yeni Araç Değerlendirme Programı (ANCAP), beş yıldızlı güvenlik derecesi için araçlarda belirli fiziksel kontrollerin bulunmasını şart koşacak. Fiziksel düğme zorunluluğu, bu kurumların uygulamaya koyacağı yeni güvenlik kriterlerinin bir parçası olacak. Ayrıntılar henüz tam olarak açıklanmasa da, dijital arayüzlerin güvenlik açısından sınırlandırılması yönünde net bir eğilim bulunuyor.
Son yıllarda birçok otomobil üreticisi, kokpit tasarımını sadeleştirmek ve üretim maliyetlerini düşürmek amacıyla fiziksel düğmeleri kaldırarak işlevleri merkezi dokunmatik ekranlara taşıdı. Bu yaklaşım hem daha “temiz” bir iç mekân tasarımı sundu hem de parça sayısını azaltarak üretim süreçlerini basitleştirdi. Ancak kullanıcı deneyimi açısından ciddi eleştiriler de beraberinde geldi. Özellikle sürüş sırasında önemli fonksiyonlara erişimin menüler arasında gezinmeyi gerektirmesi, güvenlik ve ergonomi tartışmalarını tetikledi.
2024 yılında Hyundai Design North America tarafından yapılan bir araştırma, kullanıcıların büyük çoğunluğunun fiziksel düğmeleri tercih ettiğini ortaya koydu. Araştırmaya göre sürücüler, acil bir durumda bir fonksiyonu hızlıca kontrol edemediklerinde stres ve öfke yaşadıklarını ifade etti. Bu bulgu, dokunmatik arayüzlerin teorik olarak modern ve estetik görünmesine rağmen, gerçek kullanım senaryolarında her zaman ideal olmadığını gösteriyor.
Tesla’nın 2023’te Avustralya’da satışa sunduğu güncellenmiş Model 3’te geleneksel sinyal kolunu kaldırıp bunu direksiyon üzerindeki dokunmatik düğmelerle değiştirmesi önemli bir örnek oldu. Ancak 2025 sonlarında yapılan bir güncellemeyle sinyal kolunun yeniden sunulması, kullanıcı geri bildirimlerinin tasarım kararları üzerinde etkili olduğunu gösterdi. Model 3 ve Model Y’de araç kapatma işleminin yalnızca dokunmatik ekran üzerinden yapılabilmesi ve fiziksel bir yedek anahtarın bulunmaması da Çin’de yürürlüğe girecek düzenleme kapsamında artık kabul edilmeyecek bir tasarım tercihi olarak değerlendiriliyor.
Benzer şekilde Volkswagen de ABD’de, direksiyon üzerindeki kapasitif (dokunmatik) düğmeler nedeniyle kullanıcı şikâyetleri ve hukuki süreçlerle karşı karşıya kaldı. Sürücülerin yanlışlıkla dokunarak bazı işlevleri aktive edebilmesi, bu sistemlerin güvenilirliğini sorgulattı. Alman üretici, bu geri bildirimler doğrultusunda gelecekteki modellerde fiziksel düğmelere geri dönme sözü verdi.
Çin’de önerilen düzenleme yalnızca fiziksel kontrol bulunmasını değil, bu kontrollerin “Göz teması gerektirmeden çalıştırılabilir” olmasını da şart koşuyor. Yani sürücünün gözünü yoldan ayırmadan, dokunsal geri bildirim sayesinde ilgili düğmeyi kolayca bulup kullanabilmesi gerekiyor. Bu yaklaşım, ergonomi ve insan-makine etkileşimi açısından önemli bir kriteri yasal zorunluluk haline getiriyor.
Söz konusu adım, Çin’de son dönemde güvenliği artırmak amacıyla yapılan düzenlemelerin bir parçası. Mekanik yedekleme sistemi bulunmayan gömme elektrikli kapı kollarının yasaklanması da bu çerçevede değerlendiriliyor. Elektrik kesintisi yaşanan bir kazada kapıların açılamaması, yolcuların tahliyesini ve kurtarma operasyonlarını zorlaştırabileceği için mekanik bir yedek sistem zorunlu tutuluyor.
Özetle Çin, otomotiv sektöründe hızla dijitalleşen kokpit tasarımlarına karşı güvenlik ve kullanılabilirlik ekseninde bir denge kurmaya çalışıyor. Dokunmatik ekranların sunduğu tasarım özgürlüğü ve maliyet avantajı tamamen ortadan kalkmayacak; ancak kritik sürüş fonksiyonlarında fiziksel, dokunsal ve sezgisel kontroller yeniden merkezi bir rol üstlenecek. Bu yaklaşımın, küresel pazarda da benzer regülasyonların yaygınlaşmasına zemin hazırlaması bekleniyor.
