Modası Geçmekte Olan Beslenme Sistemine Yeni Çareler Aranması Şart...
08:32:02
Aklın, Mantığın Kabul Edemeyeceği Bir Durum
Dünyadaki yaşanabilir kara alanının yaklaşık yüzde 50’si tarım için kullanılıyor. Bu tarım arazilerinin de yaklaşık yüzde 77’si hayvancılıkla ilgili faaliyetlere -yani mera, otlak veya hayvan yemi üretimi için ayrılmış durumda…
Bunu daha net ifade etmek gerekirse:
-
Yerkürenin bütün kara alanının (Antarktika hariç) yaklaşık yarısı tarımsal üretim altında.
-
Bu tarımsal üretimin yaklaşık dörtte üçü (yani kara alanının yüzde 38–40’ı civarı) hayvancılık faaliyetlerine (doğrudan otlatma veya yem üretimi) hizmet ediyor.
-
Geri kalan yüzde 10–12 civarındaki tarım alanı ise doğrudan insan gıdası üretimi için (tahıllar, sebzeler, meyveler vs.) kullanılıyor.
İlginç olan şu: Bu kadar geniş alan hayvancılığa ayrılmış olmasına rağmen, hayvansal ürünler dünya kalori arzının yalnızca yüzde 18’ini ve protein arzının yüzde 37’sini sağlıyor. Yani alan kullanımı açısından verim oldukça düşük.
Bitki ek, yetiştir, sonra bunların bir kısmını tüket bir kısmını kesip yiyebilmek için beslediğin hayvanlara yedir. Bu günümüzde artık terk edilmesi gereken -en azından zihinlerde- bir beslenme biçimidir. Bu sistemi değişik yollarla revize ederek başarı geleceğini sanmakta ayrı bir öngörüsüzlük örneğidir. Tabii ki bugünden yarına olmayacaktır ama insanoğlunun ‘beslenme davranışının‘ bir şekilde daha akılcı bir yola doğru evrilmesi gerekiyor.
Günümüzde akıllı tarım uygulamaları ve teknoloji sayesinde sorunun aşılmaya çalışılması zaman gösterecektir ki beyhude çabalardır. Sorun sistemdedir, çökmekte olan mevcut sistemi düzeltmeye çalışmak yerine sistemi temelden değiştirmenin yollarını aramak gerekiyor. Bu konularda ahkâm kesenlere, kanaat önderi gibi davrananlara da fazla anlam yüklememek gerekiyor. Neticede herkes kendi gemisini yüzdürme gayretinde…
