e-BİLGİ, e-MAGAZİN, e-MÜZİK

Otuz Saniyelik Meşhur Solonun Hikayesi

otuz-saniyelik-meshur-solonun-hikayesi

Rock ve Pop Arasındaki İlişkiyi de Değiştirdi...

09:07:58

Michael Jackson ve Eddie Van Halen: İki Dünyayı Buluşturan Kayıt

Michael Jaclson şarkısı “Beat It” gitar solosunun hikâyesi yıllardır kulaktan kulağa anlatılırken bazı ayrıntılar efsaneleşti, bazıları ise yanlış aktarıldı. Gerçek hikâye, aslında 1980’lerin en önemli müzikal iş birliklerinden birinin nasıl tesadüfen ortaya çıktığını gösteriyor…

1982 yılında Michael Jackson, yapımcı Quincy Jones ile birlikte Thriller albümü üzerinde çalışıyordu. Jones‘un hedeflerinden biri, siyah ve beyaz dinleyici kitleleri arasındaki duvarları yıkmak ve pop, R&B ile rock dinleyicilerini aynı albümde buluşturmaktı. Bu nedenle albümde sert gitar ağırlıklı bir şarkı bulunmasını istiyordu. Bu şarkı “Beat It” oldu.

Şarkının temel altyapısı hazırdı ancak Quincy Jones, gerçek bir rock gitar kahramanının dokunuşunu istiyordu. O dönemde bu tanıma en çok uyan isimlerden biri, hatta belki de birincisi, Eddie Van Halen‘dı. Van Halen grubu Amerika’nın en büyük rock gruplarından biriydi ve Eddie gitar dünyasında adeta bir fenomendi.

İşin ilginç yanı, Eddie ilk telefon geldiğinde bunun şaka olduğunu düşündü. Bazı anlatımlara göre telefonu birkaç kez yüzlerine kapattı. Sonunda arayanın gerçekten Quincy Jones olduğunu anlayınca teklifi kabul etti.

Asıl merak edilen konu ise para meselesi.

Eddie Van Halen, bu kayıt için ücret talep etmedi. Yıllar sonra verdiği röportajlarda bunu açıkça doğruladı. Hatta çevresindeki birçok kişinin kendisine “aptallık yaptığını" söylediğini anlatmıştı. Ancak Eddie‘nin bakış açısı farklıydı:

“Kimse beni kullanmadı. Ne yaptığımı biliyordum. İstemediğim hiçbir şeyi yapmam."

Eddie‘nin eski eşi Valerie Bertinelli de onun bu kayıt için hiçbir ödeme almadığını ve zaten para istemeyi aklından bile geçirmediğini söylemiştir.

Peki neden para istemedi?

Bunun birkaç nedeni olduğu düşünülüyor.

Birincisi, Eddie bu işi dostane bir jest olarak görüyordu. Quincy Jones’a büyük saygı duyuyordu. Ayrıca kayıt dünyasında o dönemde birçok müzisyen birbirlerinin projelerine zaman zaman ücret konuşmadan katkı veriyordu.

İkincisi, Van Halen grubunun sözleşme durumları nedeniyle konu biraz hassastı. Eddie bunu resmî bir solo proje gibi sunmak istemiyordu.

Üçüncüsü ve belki de en önemlisi, Eddie‘nin karakterinde böyle bir taraf vardı. Onun için heyecan verici bir müzikal deneyim, bazen paradan daha önemliydi.

Kayıt günü geldiğinde Eddie stüdyoya gitti ve şarkıyı dinledi. Ancak sadece solo çalmakla yetinmedi.

Şarkının düzenlemesinde de değişiklik önerdi.

Başlangıçta solo farklı bir bölüm üzerine düşünülüyordu. , armonik yapının daha etkili olacağını söyleyerek solo bölümünün yerini değiştirmeyi önerdi. Quincy Jones ve ekip öneriyi beğendi. Sonunda bugün bildiğimiz solo yapısı ortaya çıktı.

Eddie‘nin stüdyodaki performansı da efsaneleşmiştir.

Şarkıyı dinledikten sonra doğaçlama fikirler geliştirdi ve birkaç deneme yaptı. Sonuçta duyduğumuz solo büyük ölçüde spontane yaratılmıştır. Teknik açıdan bakıldığında solo, Van Halen‘ın karakteristik tapping tekniğini, hızlı legato geçişlerini, dive-bomb efektlerini ve agresif vibratosunu içerir.

Bu nedenle solo, şarkının geri kalanından adeta fırlayıp çıkan ayrı bir eser gibi duyulur.

Ancak hikâyenin burada bitmediği ortaya çıktı.

Eddie‘nin solo için yapılan düzenlemeleri kayda geçirirken çok kanallı bant sisteminde kullanılan SMPTE zaman kodunun bütünlüğü bozuldu. Bunun sonucu olarak Michael Jackson‘ın vokalleri ve Eddie’nin solosu korunmuş olsa da şarkının geri kalan altyapısıyla senkronizasyon sorunu oluştu.

İşte burada sahneye Steve Lukather ve Jeff Porcaro çıktı.

Her ikisi de o dönemin ünlü grubu Toto‘nun üyeleriydi. Quincy Jones, ikiliyi çağırarak şarkının büyük bölümünü yeniden inşa etmelerini istedi.

Lukather ve Porcaro, Michael‘ın vokallerini ve Eddie‘nin solosunu koruyup geri kalan enstrümanları adeta sıfırdan yeniden kaydettiler. Bu nedenle “Beat It” yalnızca Michael Jackson ve Eddie Van Halen‘ın değil, aynı zamanda Toto üyelerinin de büyük katkı verdiği bir kayıt olarak kabul edilir.

Bir başka meşhur hikâye de “solo o kadar güçlüydü ki stüdyo hoparlörü yandı” efsanesidir.

Bu olay yıllarca Eddie‘nin solosuna bağlandı. Ancak Quincy Jones daha sonra bunun yanlış anlatıldığını söyledi. Gerçekten bir hoparlör arızası yaşanmıştı fakat bunun doğrudan Eddie‘nin solosundan kaynaklandığı doğru değildi.

Sonuçta Eddie Van Halen yaklaşık yarım dakikalık bir solo çaldı, para almadı, şarkının düzenlenmesine katkıda bulundu ve ortaya pop müzik tarihinin en ünlü gitar sololarından biri çıktı.

Daha da ilginci, bu solo sadece şarkıyı değil, rock ve pop arasındaki ilişkiyi de değiştirdi. “Beat It”, sert rock gitarının ana akım pop içinde ne kadar etkili olabileceğini gösterdi. Şarkı hem rock radyolarında hem pop radyolarında çalındı ve Thriller albümünün kültürel etkisini daha da büyüttü.

Eddie Van Halen yıllar sonra bu kayıt için duyduğu memnuniyeti dile getirirken, Michael Jackson ile çalışmayı kariyerinin en güzel anılarından biri olarak tanımlayacaktı. Para almamıştı, telif istememişti, fakat karşılığında müzik tarihinin en unutulmaz kayıtlarından birinde ölümsüzleşmişti.

Bu içeriği beğendiyseniz lütfen çevrenizle paylaşınız…
error: İçerik korunmaktadır !!